BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Katılık

Katılık

Toplum hayatında düzeni sağlamak için önceden belirlenmiş birtakım kurallara, ilkelere ve yasalara uymak zorunludur.



Toplum hayatında düzeni sağlamak için önceden belirlenmiş birtakım kurallara, ilkelere ve yasalara uymak zorunludur. Ancak, bazen öylesine istisnai durumlar olur ki vicdan ve insani sorumluluk kuralın üstüne çıkabilir. Şimdi, neden bu konuya girdim, açıklayayım. Denizli’nin Baklan İlçesi Dağal Belediye Başkanı Kemal Erdoğan, vasıta bulamayan, doğum anı gelmiş bir bayanı makam otomobiliyle hastaneye yetiştirmiş. Daha sonra bir aklıevvelin şikayeti üzerine savcılık tarafından makam arabasını amaç dışı kullandığı gerekçesiyle hakkında dava açılmış. Yardımsever başkan önümüzdeki günlerde bir yıllık hapis cezasıyla yargılanacakmış. Büyük gazetelerden biri geçtiğimiz günlerde bu olayı manşetten verdi. Erdoğan, “Aynı durumdaki bir insanı hiç düşünmeden yine makam aracımla taşırdım.” diyor. Hey benim çelişkilerle dolu ülkem hey!.. Bir yanda rantçılar, vurguncular halkı soyup soğana çevirdikten sonra ellerini kollarını sallayıp ortalıkta serbest serbest dolaşırlarken, bir yanda can kurtarma peşinde olan bir kişi mahkeme kapılarına düşüyor. Siz, o belediye başkanının yerinde olsaydınız, o hamile kadını taşımaz mıydınız? Şahsen ben, taşırdım. Mademki böylesi bir konu açıldı, biraz “katılık” üzerine söyleşelim. Katı insanları nerde görsem tanırım. Kireç bağlamış yüreklerinin donukluğu yüzlerine akseder. Bakışları parçalayacak av arayan akbabanın bakışları gibi haşindir. Gönülleri sevgiden nasibini almamıştır. Ne insanlara, ne hayvanlara merhameti vardır. Hayatları zulüm üstüne kuruludur. Ebeveyn oldular mı, çocuklarını baskıdan boğarlar. Bir göreve veya makama geldiler mi, o görevin veya makamın gerektirdiği kuralları ve yasakları en katı biçimde uygularlar. Bir kere yasak dediler mi, ayaklarının dibinde ölseniz dönüp bakmazlar. Hani diyeceksiniz ki kurallara karşı mısın? Elbette kastettiğim bu değil. Üstelik, demokrasinin bir kurallar rejimi olduğuna yürekten inananlardanım. Medeni olan her insan gibi bu kurallara uymağa çalışırım. Karşı olduğum; kuralları insaniyetin ve vicdanın üstüne çıkaran; bunu bir zulüm aracı haline getiren; ancak faşist rejimlere has katılık. Pek tabii ki makam aracı özel işlerde kullanılmamalı. Ama yanıbaşınızda bir insan hayati tehlike içindeyse; ölüm kalım savaşı veriyorsa ve hele hele çevrenizde başka araç yoksa kuralın üstüne çıkıp o mağdur insanı taşımak insanlık görevi değil midir? Aslında kural ve yasa koyucuların bu kural ve yasaları hazırlarken böylesi istisnai durumları göz önünde bulundurmaları gerekmez mi? Şimdi diyeceksiniz ki insan hayatında öyle durumlar olur ki bunları önceden bir bir tesbit etmek mümkün değildir. Vicdani konular yazılara ve kurallara sığmaz. İnsanlık, vicdani bir donanımdır. Ne diyeyim? Haklısınız...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 95299
    % 1.36
  • 5.7854
    % -0.59
  • 6.5912
    % -0.03
  • 7.3609
    % -0.45
  • 261.981
    % 0.05
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT