Mahmut Özay İSTANBUL

Okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve liselerde okuyan yaklaşık 18 milyon öğrenci karnelerini dün aldı... ‘Mevcut sistemle 6-7 zayıfı olan öğrenci sınıfı geçiyor’ diyen Eğitimci İlhan Sevin karnelerin önemini yitirdiğini söylüyor ve ekliyor: İçinde bulunduğumuz yüzyılda özellikle ortaöğretime kadar olan kademeler için karne ve notun anlamı kalmadı. 

Karneyi öğrenciye veriyoruz. Ve yalnızca faturayı çocuğa kesiyoruz. Hâlbuki o karne öğrencinin olduğu kadar ailenin, öğretmenlerin, okul yönetiminin hatta eğitim sistemine yön verenlerin de karnesi. Diğer bir konu da, olayın psikolojik boyutu… Karnesi çok iyi olan öğrenciye ‘Sen çok mükemmelsin’ karnesi kötü olan öğrenciye ise ‘Sen, iyi öğrenci değilsin, başarısızsın’ mesajı veriliyor. İyi not alana övgü, kötü not alan ise eleştiriliyor. Aslında bir anlamda karne, öğrencinin kişiliği ile özdeşleştiriliyor. Çocuklarımızın daha ilkokul sıralarından itibaren travma yaşamalarına neden oluyoruz. 

Not ve karne bir anlamda öğrencileri iyi-kötü olarak ayıran, onları kutuplaştıran bir sürece dönüşüyor. Karneler 20. yüzyıl eseri... 21. yüzyıl dünyasında hala demode değerlendirme sistemiyle çocuklarımızı dünya piyasa koşullarına uygun sağlıklı birer birey olarak yetişmelerini bekliyoruz. 

Yapılması gereken, özellikle ilkokul ve ortaokul kademelerinde mevcut karne ve not sistemi kesinlikle kaldırılmalı. Bu sistemin yerine, öğrencilerin sosyal becerileri, yetenekleri, davranışları, arkadaşlık ilişkileri gibi özelliklerini ön plana çıkartacak ve bu yetilerini ortaya çıkarmalarına katkı sunacak bir değerlendirme ölçütü olmalıdır.