MERYEM AYBİKE SİNAN

Özbekistan İmam Maturidi Uluslararası Araştırma Merkezi Başkanı Dr. Devranbek Maksudov ile Maturidi hazretlerini konuştuk. Kendisi merkezin amacını, Maturidi’yi bize sabırla anlattı.  
¥  Devranbek Bey, İmam Maturidi Araştırmaları Merkezi ne zaman kuruldu? Fikir kimden çıktı? Bu merkezin amacı nedir?
Özbekistan Uluslararası İslam Akademisi bünyesindeki İmam Maturidi Uluslararası Araştırma Merkezinin temeli 3-5 Mart 2020’de atıldı. Merkez 11 Ağustos 2020’de de kuruldu. Amacı, Maturidilik doktrininin kurucusu olan büyükbabamız Ebu Mansur Maturidi’nin ve takipçilerinin mirasının derinlemesine incelenmesi. Ayrıca onların akaid ve kelam ilimlerinin gelişimine katkı sağlamak, geniş çapta tanıtmak. Bunun yanı sıra millî ve dini değerlerimizin korunması, genç nesli zararlı yabancı ideolojilere karşı güçlendirmek.

¥  Efendim, İmam Maturidi’yi Özbekistanlı Türkler ne kadar tanıyor?
Bugün yaklaşık 2 milyar Sünni Müslümanın olduğu bilinmekte. Bunlardan 750 milyonu Maturidilik doktrininin, geri kalanı ise Eş’ari doktrininin takipçileridir. Ancak onların çoğu, ait oldukları doktrinin kurucusu hakkında yeterli bilgiye sahip değil. Bağımsızlığın ilk yıllarında, Maturidi’nin öğretileri dinî okullarda öğretiliyordu. Ancak bugün merkezin, İmam Maturidi’nin adını yerel halkla basit bir dilde paylaşma konusunda önemli bir görevi var. Artık halkımız, İmam Maturidi’yi büyük bir düşünür, zamanında sapkın fırkaların yıkıcı fikirlerine karşı savaşan bir âlim olarak görüyor. Ne yazık ki, İmam Maturidi’nin eserleri henüz Özbekçeye tam olarak çevrilmedi. Bu konuda yoğun bir çalışma sarf ediyoruz.

¥  İslam dünyasındaki Selefi, Vehhabi vs. radikal hareketler konusunda ne düşünüyorsunuz? Buna karşı İmam-ı Azam Ebu Hanife ve İmam Maturidi hazretlerinin (itikadı ve ameli noktada ortaya koydukları hükümler) Türk milletine bir çıkış yolu olabilir mi?
Tarihe bakarsak, sapkın akımların erken İslami dönemde ortaya çıktığını görebiliriz. Özellikle haricilerin faaliyetleri örnek olarak gösterilebilir. Onları Mu’tezile, Mucessime, Cehmiyye, Kaderiyye, Ceberiyye gibi bir dizi akımlar izledi. İmam Maturidi, İmam Eş’ari ve diğer büyük İslami düşünürlerin mücadeleleri bu hareketlere son vermede çok önemli oldu. Bugün de çeşitli aşırıcı ve terörist hareketlerin yıkıcı faaliyetlerine tanık oluyoruz. Özellikle Hizb-ut Tahrir, DEAŞ, sahte selefilik, Vahhabilik ve diğer benzer gruplar müslümanlar arasında ırksal, ulusal, dinî çatışmalara, bölünmelere, soykırıma, kan dökülmesine sebep oluyor. İslam’ın gerçekten insancıl ve barışçıl bir din olduğu, her türlü aşırıyı, vandalizmi şiddetle kınadığı unutulmamalıdır. Bu bağlamda, bu sapkın fırkaların kutsal dinimizle hiçbir ilgisi olmadığı vurgulanmalıdır. Ebu Hanife ve İmam Maturidi’nin yollarının Türk milletleri için bir çıkış yolu olabileceği gerçeğine gelince, bu şahısların tarihte izledikleri yolların Müslüman milletlerin birleşmesine vasile olduğu bir sır değildir. Bugün de aynı olacağına eminiz.

¥  Türkiye’de bazı akademisyenler “İmam Maturidi hazretlerini düşünce olarak önemseyelim ama İtikat İmamı olarak takip etmeye gerek yok” diyor! Özbekistan’da böyle düşünenler var mı?
Doğrusu, İmam Maturidi sadece İslami ilimler alanında derin bilgiye sahip olgun bir âlim olarak değil, aynı zamanda seküler bilimlerde de bilgili bir ansiklopedik bilim adamı, büyük bir düşünür olarak tanınmalıdır. O dinî bilimler yanında seküler bilim alanlarında da etkili bilimsel çalışmalar yürütmüş. Bilhassa, onun kelam ilmine bilgi teorisini ilk sokanlardan biri olması ve öğretilerinde akla özel bir yer vermesi bizim görüşümüzün kanıtıdır. Ancak bence onu sadece düşünce imamı olarak tanımak doğru değil. Âlimin bilimsel mirasına bakarsak, onun Tevilatü’l-Kur’an ve Kitabüt Tevhid gibi akaid ilmi üzerine eserler yazdığını görürüz. Bu, onun akaid konusunda da olgun bir âlim ve imam olduğunu gösterir. Özbekistan’da bütün yurttaşlarımız, İmam Maturidi’nin kurduğu doktrinin izlenmesi gerektiğine inanıyor.

¥  İmamı Maturidi hazretlerinin bildirmiş olduğu Ehli sünnet çizgisine ait itikadi hükümlerin günümüz dünyasının inanç problemlerine ne gibi katkılar sunabilir? Merkezinizin araştırmaları bu anlamda bizlere birtakım görüşler sunabilir mi?
İmam Maturidi’nin kurduğu doktrinin başlangıcından bu yana gerçek hayatta pratik önemi olduğunu vurgulamak gerekir. İslam’daki sapkın fırkaların ve yıkıcı grupların bugün ortaya çıkmadığı hepimize malumdur. Onların ideolojik kökleri erken İslam tarihine kadar uzanır. Büyük İslam âlimleri, kendi zamanlarında bu tür menfi akımları ilmi temellerle inkâr ettiler ve onlara karşı aydınlanma ile savaştılar. İmam Maturidi’nin de bu konuda kendi döneminin liderlerinden biri olduğu ve bu nedenle kendisine “Musehhih Akaidi Ehli Sünne” lakabı verildiğini de vurgulamak gerekir. Bu okulun temsilcileri, akide üzerindeki tartışmalara cevap vermek ve itidalli öğretileri yaymak için IX. yüzyıldan beri etkin bir şekilde çalışıyor. Önümüzdeki önemli görevlerden biri de onların görüşlerini modern yorumlar temelinde kamuoyuna aktarmaktır. Genel olarak Müslümanların Maturidilik gibi itidal çizgisindeki bir doktrine ihtiyaçları vardır. Çünkü bu doktrin, bir ışıltı gibi, Müslümanları doğru yöne yönlendirir ve onların Ehli Sünnet öğretileri içinde birleşmesine hizmet eder.

DEĞERLERİMİZDEN BİRAZ UZAKLAŞTIK
¥  Size göre İmam-ı Maturidi hazretlerinin İslam dünyasında bölünme ve kargaşalara engel olacak şekilde bildirdikleri toparlayıcı hükümler nelerdir?
Maturidilik’te aklı ve nakli bir arada tutarak genel kamuoyuna itidal çizgisi gösterilmiştir. Bu öğreti bu sebeple bütün Müslümanların ilgisini çekmiştir. Dolayısıyla akıl, şeriat ve din çerçevesinde kullanılabilir.

¥   Ehli sünnet vel cemaat mezhebi Maturidilik çizgisinin bütün Türk dünyasında ihmal edildiğini düşünüyor musunuz?
Bence bugünün küreselleşme çağında, sadece Maturidilik’ten değil, diğer birçok paha biçilmez değerlerimizden de biraz uzak görünüyoruz.

¥ Özbek halkı itikat imamını yeterince tanıyor mu? Bununla ilgili bir devlet politikası var mı?
Doğru, bütün yurttaşlarımız İmam Maturidi ve Maturidilik öğretileri hakkında yeterli bilgiye sahip olmayabilir. Ama bu zamana bağlı bir meseledir. Çalışmalarımızda sebat gösterirsek istediğimiz sonuçları elde ederiz.

TÜRKLER HER DEVİRDE BU İLMİ YAŞAMIŞTIR
¥  İmam-ı Maturidi hazretlerinin “tevhit” akaidinin Türk dünyasının birliğine ve dirliğine ne gibi katkıları olabilir?
Diğer halklardan farklı olarak Türk halklarının her devirde Maturidilik doktrini üzerine yaşadıkları doğrudur. Maturidilik bu halkların birleşmesi üzerinde hâlâ büyük bir etkiye sahiptir. Elbette bu durum Türk Konseyi bünyesinde dikkate alınacaktır. Genel olarak, Maturidilik doktrini sadece Türk dilinde konuşan halkların değil, aynı zamanda bütün Müslümanların birleşmesinde önemli bir rol oynar.