Kaydet
a- | +A

Aslında rutin bir haber. Emekli Yargıtay üyesi, geçici filan maddenin emekli maaşının hesaplanmasında kayba sebeb olduğunu ileri sürerek İdare Mahkemesi''ne dava açmış. Mahkeme talebi reddetmiş. Davacı temyize gitmiş. Sözkonusu düzenlemenin anayasının eşitlik ilkesine aykırı olduğunu ileri sürmüş. Danıştay''ın 11. dairesi de iddianın ciddi olduğuna karar vererek dosyayı Anayasa Mahkemesi''ne göndermiş. Anayasa Mahkemesi geçici maddeyi iptal ederse emekli hakim ve savcıların maaşı artacakmış. .... Ülkemizdeki bu ve benzeri haberlere, tartışmalara bakınca Anayasanın eşitlik ilkesine uymak için kılın kırk yarıldığı, aşırı hassasiyet gösterildiği gibi bir sonuç çıkıyor ortaya. Anayasa uygun, değil. Anayasanın eşitlik ilkesi ihlal edildi, edilmedi. Almanya''da, Amerika''da anayasaya uygunluk aykırılık tartışması en son ne zaman yapılmıştır? Başka ülkeler anayasaya uymuş uymamış konusunu çok dert etmedikleri için mi bu tip tartışmalar duymuyoruz.

Bu dertler niye falan filan ülkelerde yok diye sorduğumuz zaman efendim oralarda sistem oturmuş, deniyor. Bizde niye oturmuyor..Yahut ne zaman oturacak. Ne kadar zamanda oturacağını hesap ederken hangi yılı milat alacağız? Devletin kuruluş yılı ise aradan geçmiş 85 yıl. Oturdu oturacak bekletinsinin dışında bir sebeb olmalı. Tartışma konularının hepsinde anayasa ibaresi geçiyor. Rejim geçiyor. Laiklik geçiyor. Ama mutlaka geçiyor. Anayasanın her konuda satırbaşı yapılması şüphe uyandırıyor insanda. Bizim de başkaları gibi 4-5 satırlık anayasamız, yahut İngiltere gibi geleneklerimiz olsa sanki herkes mağdur olacakmış, eşitlik varmış da bozulacakmış gibi anlıyorum. Anayasa her derde merhem olsa, başı dertten kurtulmayan ülkeler gelişmiş ülkelerin anayasasını birebir alır, onaylar. Anayasa dediğiniz şey ne? Küba''da da var, Mısır''da da var, Almanya''da, Amerika''da da var. Saddam zamanında Irak''ta da vardı. İran''da da var. Öğrencilik yıllarımızda hep hayıflanırdık. Zannederdik ki, şöyle güzeeeel bir anayasamız olsa memleketimiz güllük gülistanlık olur. Şimdi aynı hayalleri kuramıyorum. Anayasa neticede mutabakattır. Ülkenin dörtte üçünü yok sayarsanız kiminle mutabık kalacaksınız.

METRİS-MAMAK MEKTUPLARI 12 Eylül sonrasında tutuklananların ailelerine yazdığı mektuplar gönderilmemiş. Sakıncalı bulunmuş. O yıllardaki bir görevli de yıllar sonra, 26 yıl sonra bu mektuplardan bir kısmını 78''liler derneğine teslim etmiş. Şimdi bu mektuplar çeşitli şehirlerde sergileniyor. Mektupları yazanlardan kimi ölmüş, kimi hayatta. Anne ölmüş, dayı ölmüş.. Sergilenme işi bana manidar geldi. Hiçbir işe yaramasa bazıları için bir iç hesaplaşmaya sebeb olur. Neticede zulümdür.

"Efendim o günün şartlarında.." ile geçiştirilebilecek bir konu değil.

ÖNE ÇIKANLAR