Kısa ömür çok çile
Hazret-i Rukayye, kısacık hayatı İslâm davası uğruna hicretlerle, ayrılıklarla, müşriklerle mücadelelerle geçti. Belâları sabırla geçiştirmesini bildi...
Kaydet
|
Bu hâdiseden sonra Peygamber efendimiz bir vahy üzerine hazret-i Rukayye'yi hazret-i Osman ile nikâhlar. Nübüvvetin beşinci senesinde, müslümanlara, müşriklerin işkenceleri pek şiddetlenmiştir. Bunun üzerine yirmiye yakın Sahâbî, Habeşistan'a hicret eder. Bu hicrete hazret-i Osman ve hanımı hazret-i Rukayye de katılır. Peygamber efendimiz; "Şüphesiz ki, Osman, Lût peygamberden sonra zevcesiyle birlikte hicret eden ilk kimsedir" buyurur. Hazret-i Rukayye'nin burada Abdullah isminde bir oğlu olur. Bu sebeple hazret-i Osman'a Ebû Abdullah künyesi verilir. Peygamber efendimizin Medîne-i münevvereye hicretinin ikinci yılında hazret-i Osman ve hanımı Medîne'ye dönerler. Hazret-i Rukayye çok geçmeden Medîne'de kızamık olup yatağa düşer. O sırada Bedr gazâsı için hazırlıklar yapılmıştır, ancak Peygamber efendimiz hazret-i Osman'ın hanımıyla meşgûl olmasını emreder. Bedr'den zafer müjdesi geldiği gün 22 yaşındaki hazret-i Rukayye Hakk'ın rahmetine kavuşmuştur. Bedir'den dönünce kızının vefat haberini alan Efendimiz kabri başında dua edip gözyaşı döker. Zira Hazret-i Rukayye, Peygamber efendimizin yetişkin çocuklarından ilk kaybıdır. Kısacık hayatı hicretlerle, ayrılıklarla, müşriklerle mücadelelerle geçen bu evladının vefatı Resûlullah efendimizi çok üzer. Efendimiz, ablasını kaybetmenin acısıyla ağlayan Hazret-i Fatıma'nın gözyaşlarını elbisesinin ucu ile siler, onu teselli eder. Resûlullah efendimiz, kızının vefatıyla yetim kalan oğlu Abdullah'ı evine alır. Abdullah 6 yaşında vefat edene kadar ona teyzesi Ümmü Gülsüm bakar...
Bizi Takip Edin
