Sınırsız fedakarlık kişiye zarar verir
Fedakarlık kim için olursa olsun, belirli bir düzeyin üzerinde olursa, sınırsız olursa artık yapana zarar verdiğini belirten Yrd. Doç. Dr. Üney, “Çünkü kişinin başkasının çıkarları için kendi çıkarlarından vazgeçmesi gerekir. Çocuklarımız için doğduğundan itibaren fedakarlık yaparız. Hasta olduğunda sabaha kadar uyumayız, onun yemeğini yedirmek için kendi yemeğimizi erteleriz, okul ihtiyaçları için, kendi ihtiyaçlarımızdan vazgeçeriz. Bunlar doğal ve sağlıklı durumlardır. Kendimizi bu fedakarlıkları yaparken önemsemeyiz. Hatta bunların olumlu sonuçlarını gördüğümüzde bu yaptıklarımızın hiçbir önemi kalmaz. İnsanlar konfora sık alışır. Dolayısıyla aşırı fedakarlık yapıldığında karşı taraf bunu artık önemsemez. Değerli bulmaz. Buna rağmen fedakar bundan vazgeçmez. Kendi işlerini başkaları için aksatır. İşlerini bir türlü bitiremez. Hatta bazen bu durum başkalarınca fark edilerek suiistimal edilir. Bütün bunlara rağmen kişinin fedakarlık yapmasının nedeni aşırı endişeler, yoğun korkular, takıntılı düşünceler ve aşırı vicdan azabıdır" diye konuştu.

Takıntı hastalarında fedakarlık
Bir kısım psikolojik ve psikiyatrik rahatsızlıkta aşırı fedakarlığın görüldüğünü kaydeden Yrd. Doç. Dr. Üney, daha sonra şunları söyledi: “Takıntı hastalığında ya da endişe bozukluğu rahatsızlığında kişi fedakarlık yapmadığında kendi başına ya da sevdiklerinin başına kötü bir şey geleceğini, birilerinin hasta olacağını ya da öleceğini düşünür. Bu durumu saçma bulmasına rağmen, düşüncesini engelleyemez. Derin bir vicdan azabı duyar. Bu durumdan kurtulmak için fedakarlığa devam eder. Hayatı daha da zorlaşır ve karmaşıklaşır. Her fedakarlık bir sorun değildir. Ancak kişi aşırı fedakarsa ve bunu engelleyemiyorsa, bu durum kendi hayatını etkiliyorsa psikolojik ya da psikiyatrik bir destek alması hayatını kolaylaştıracaktır"