Pandemi sürecinin ruh sağlığına etkisi ve ruh sağlığının korunması ile ilgili bilgilendirmede bulunan VM Medical Park Samsun Hastanesi Psikiyatri Kliniği’nden Uzm. Dr. Güngör Meydan, ülkemizde mart ayında görülmeye başlanan Kovid-19 vakalarıyla birlikte ruhsal problemlerin de daha çok gündeme gelmeye başladığına dikkat çekti.
Bedensel bir hastalık yaşanırken bu hastalığın sosyal ve iş yaşamındaki olumsuz etkilerine bağlı ruhsal yansımaların görülmesinin de doğal olduğunu ifade eden Psikiyatri Uzmanı Dr. Güngör Meydan, “Hep söyleriz ruh ve beden bir bütündür. Ruh sağlığı bozulursa beden sağlığı da dolaylı olarak bozulur. Kovid-19 sürecinin başlarında kaygı bozukluğu daha yaygınken gelinen süreçte depresyon, travma sonrası stres, akut stres, uyum bozukluğu ve yas gibi ruhsal tanılar da gündeme gelmeye başladı. Aynı şekilde daha önce var olan psikiyatrik hastalıkların yeniden alevlenmesi de oldukça doğaldır. Çünkü ruhsal bozukluklar, genetik yatkınlık kişisel özellikler, çocukluk yaşantıları ve mevcut çevresel stres faktörünün etkisiyle oluşur” diye konuştu.

Ruhsal bozukluklar kişiden kişiye fark ediyor
Kovid-19 hastalığını yaşayan kişilerin tedavileri tamamlandıktan sonra da kaygı bozukluklarının devam ettiğini anlatan Uzm. Dr. Güngör Meydan, “Bu kişiler halsizlik, nefes darlığı, yüksek ateş, beden, boğaz ve baş ağrısı gibi belirtileri sanki devam ediyormuş gibi hissederler. Bu durum korku ve kaygının fizyolojik dediğimiz bedensel bulgularıdır. Bu bulguların şiddeti kişiden kişiye değişmektedir. Ne yazık ki, son günlerde Kovid-19 virüsü toplumda daha da yaygınlaştı ve her bireyde hastalığın etkileri farklı oluyor. Kimisi hastalığı semptomsuz geçirirken kimisi hafif semptomlu, kimisi ise hastanede tedavi görerek geçiriyor. Hatta Kovid-19 nedeniyle yaşam kayıplarına tanık oluyoruz. Kovid-19 hastalığından zarar görme derecesine bağlı olarak da ruhsal bozukluklar kişiden kişiye fark ediyor. Tabi ki hastalığı ağır atlatan kişilerde kaygı bozukluğu daha çok görülüyor. Bunun yanı sıra, bu kişilerde akut stres, travma sonrası stres oluşabiliyor. Yakınlarını kaybedenler ise depresyon, yas reaksiyonu ile daha çok karşı karşıya kalabiliyor” şeklinde konuştu.

Ruh sağlığının güçlü olması çok önemli
“Özellikle sağlık çalışanlarında iş yükünün artması ile birlikte bedensel ve ruhsal yorgunluk, tükenmişlik hali, çaresizlik ve sürecin uzaması karamsarlık gibi depresif diğer şikâyetleri artırabilmektedir” diyen Uzm. Dr. Meydan, sözlerini şöyle tamamladı: “Uzayan pandemi sürecinde kişilerde ‘ya hastalanırsak’ kaygısıyla birlikte son dönemlerde ‘tedavi imkânı bulabilir miyim?’, ‘Hastanelerdeki yoğunluk ne durumda?’ gibi korkular da başladı. Stresle baş edebilmek, kaygıyı yönetebilmek, günlük yaşam aktivitelerini sürdürebilmek, fiziksel hastalıklarla daha kolay başa çıkabilmek için bu zorlu süreçten geçerken ruh sağlığının güçlü olması çok önemli. Sağlıklı beslenme, düzenli uyku, egzersiz, evde kapalı ortamda uzun süre geçiriyorsak gün içerisinde kendimize aktiviteler sevdiklerimizle, sosyal çevremizle bağlantımızı koparmama, günlük rutinlerimize devam etme ruh sağlımıza iyi gelecektir. Öte yandan ruhsal zorluklar fark edildiğinde profesyonel yardım almak ihmal edilmemelidir.”