İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki karar duruşmasına, müdahil Veysi Ekin ile 7 tutuklu sanık katıldı. Tutuklu sanıklardan Emine Yolcu’ya bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlanılırken, taraf avukatları da salonda hazır bulundu.

Duruşmada son savunmaları alınan sanıklardan tutuklu Teoman Özüak, İzmir’de yaşadığını, bir aracın alım satım işi için İstanbul’a geldiğini ve kız kardeşinin sanıklardan Halef Demir ile nişanlı olduğunu anlatarak, “İstanbul’a geldiğimde hiç tanımadığım bir eve götürüldüm. Cep telefonum elimden alındı, üzerime çelik kapı kilitlendi. Ben bir örgüt üyesi olsam müştekiyle beraber bulunduğum evde bana niye bu muamele yapılsın neden yüzümü gizlemeyeyim?” dedi.

Tutuklu sanıklardan Murat Cevahir Kaplan ise, diğer sanıkların gerçekleri anlatmadığını belirterek, “Kim ne yaptıysa çıksın anlatsın. Biz 10 kişi adam başı 5 bin lira aldık, ben o parayla da avukat tuttum. Müştekiyi, sanık Halef Demir’e borcundan dolayı aldım.” diye konuştu.

Müdahil Veysi Ekin ile amca çocukları olduğunu belirten tutuklu sanık Halil Ekin ise savunmasında, Veysi ile arasında bir husumetin olmadığını, 20 senedir birlikte iş yaptıklarını anlatarak, kendisinin bu olayla bir ilgisinin olmadığını iddia etti.

Olay tarihinde polis olan sanık Neşet Şahin ise, zaman zaman duygulanarak yaptığı savunmasında, “10 yıl polislik yaptım. Hakkımdaki iddialar soyuttur. ‘Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma’ suçunu kabul ediyorum. Veysi Ekin’i bana tefeci olarak tanıttılar. Bu kişiyi Halef Demir ile buluşturmak için aldım. Yağma suçunu kabul etmiyorum, yağma yapacak olsam kendi polis kimliğimi kullanmam. Mesleğimden ayrı kalmanın acısını yaşıyorum. Tahliyemi istiyorum.” ifadelerini kullandı.

“İç çamaşırlarını ben yıkadım, kendi eşofmanlarımı giydirdim”
Sanık Emine Yolcu ise olayın ihbarcısının kendisi olduğunu öne sürerek, "Veysi Ekin benim evimde tutuldu. Sanıklar yalan söylüyor, tehditlerine boyun eğmiyorum. Bir gece telefonum çaldı, kalktım, Halef Demir’e yardım ettim. Müştekiden özür diledim. Müştekiyi önceden tanımazdım, sadece evime getirildiğinde gördüm. Altına işemişti, inanın onun iç çamaşırlarını ben yıkadım, kendi eşofmanlarımı giydirdim ona. Müştekiden 1 kuruş bile para istemedim. Hepimizin o evde öleceğini düşünüyordum. 20 aydır tutukluyum tahliyemi istiyorum.” dedi.

Diğer sanıklar da tahliye ve beraat talebinde bulundu. Duruşmada söz alan bir sanık avukatı ise, müştekinin maddi zararının giderildiğini ayrıca şişeler, cop ve sopalarla darp edildiğini öne süren müştekinin bu iddiasına doktor raporunda dahi rastlanmadığını söyledi.

Karar
Davayı karara bağlayan mahkeme heyeti, sanıklar Emine Yolcu, Halil Ekin, Hilmi Demir, Neşet Şahin, Murat Cevahir Kaplan, Halef Demir, Mahsun Demir, Resul Erdem ve Teoman Özüak’ı “birden fazla kişiyle birlikte yol kesme suretiyle konutta geceleyin yağma” suçundan 15’er yıl 6’şar ay , “cebir, tehdit ve hile ile hürriyeti tahdit” suçundan ise 8’er yıl 4’er ay olmak üzere toplam 23’er yıl 10’a ay hapis cezasına çarptırdı.

Sanıklar Murat Cevahir Kaplan, Neşet Şahin ve Emine Yolcu’yu Veysi Ekin’e karşı “hakaret” suçundan 2 bin 500’er lira adli para cezasına, aynı suçtan sanık Resul Erdem’i ise 4 ay 5 gün hapis cezasına mahkum eden heyet, tüm sanıkların “evrakta sahtecilik” suçundan beraatini kararlaştırdı.

Firari sanık Selim Demir hakkındaki dosyanın ayrılmasına karar veren heyet, tutuklu 7 sanığın almış oldukları ceza miktarları dikkate alarak tutukluluk hallerinin devamına hükmetti.

Olayın geçmişi
Alınan bilgiye göre, fidye çetesi, müteahhitlik yapan ve Gaziosmanpaşa'da yaşayan Veysi Ekin’i takibe almış, 5 Eylül 2019’da çakarlı aracı bulunan polis memuru ile iki çete üyesi otomobiliyle seyir halindeki Ekin’i durdurmuştu.

Neşet Şahin polis kimliğini gösterdiği Ekin’e, “Hakkınızda arama kararı var, sizi emniyete götüreceğiz." diyerek Ekin’i kelepçelemiş, çete üyeleri de Ekin’i araca bindirmişti.

Şehir merkezinden uzaklaşınca durumdan şüphelenen Ekin’in başına çuval geçiren fidye çetesi, Eyüpsultan Işıklar Köyü'ne giderek burada sabahlamıştı. Çete üyeleri burada Ekin’in 5 bin lira nakit parasını ve cep telefonunu gasbederek fidye için ailesine ulaşmıştı.

Ekin’i serbest bırakmak için 3 milyon lira talep eden çete üyeleri aileden olumlu cevap alamayınca rakamı 1 milyon liraya indirmişti. Ekin’in yakınlarının durumu polisle paylaşması üzerine güvenlik güçleri geniş çaplı çalışma başlatmıştı.

Araştırmalar sonucunda Ekin’in Bayrampaşa'da bir evde tutulduğu tespit edilmiş, adrese yapılan operasyonda Ekin elleri kelepçeli, ayakları ve gözleri bağlı şekilde bulunmuştu. Operasyon sırasında gözaltına alınan zanlılar tutuklanmıştı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından olaya ilişkin hazırlanan iddianamede, 10 sanığın “yağma”, “kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma”, “hakaret” ve “evrakta sahtecilik” suçlarından cezalandırılması istenmişti.