BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Beyaz Zambak

Beyaz Zambak

Kızın ardından bir süre baktı Mete. “Güle güle!..” dedi. Arabayı harekete geçirdi. Bugün aniden aklına gelmişti Nilüfer’le evlenme düşüncesi. Çok da umutlanmıştı, âdeta emindi. Ama bugün aniden hayatına giren kız, yine aniden çıkmış gitmişti işte...



Nilüfer’in saatine baktığını farketti yine. Fakat kızın bu durumunu farketmiyormuş gibi davranıyordu. -Nereye gidiyoruz?.. -Eve tabiî, dedi Nilüfer. Nereye olacak?.. -Aaaa!.. -Başka nereye olacak?.. -Bu kadar erken mi?.. Herkes dışarıya yeni çıkıyor. -Benim evde bazı hazırlıklar yapmam lâzım Mete. Hemen gitmem gerek, geç bile kaldım. -Peki öyleyse, dedi Mete. Hızla gaza bastı. Ayrılırken konuşacaktı, son anda, son dakikada ama mutlaka. Mercedes bir ok gibi arabaların arasından fırlayarak, önce Köprübaşı’na, sonra Mutalıp Caddesi’ne geldi. Tunalı’ya kıvrılan yola geldiklerinde Mete hemen konuştu. -Nilüfer bir dakika, sana söylemek istediğim bir şey var. Nilüfer güldü: -Önce sen beni dinle. Benim söyleyeceklerim daha önemli. Mete kıza merakla baktı. -Neymiş o?.. dedi. Çabuk söyle!.. -Üç gün sonra benim nişanım olacak. dedi Nilüfer. Nişanıma gelir misin?.. Mete şaşkınlıkla frene bastı. İkisinin de başları öne eğilip geldi. “Tıpkı Burçin’le olduğu gibi,” diye düşündü Mete. “Tıpkı o günkü gibi!” Nişanın mı?.. dedi şaşkınlıkla. İnanamıyordu, bu imkansız bir şeydi, olamazdı! -Evet!.. Nilüfer Mete’nin durumundan habersiz gülümsüyordu. Niye o kadar şaşırdın ki?.. Yıkılmıştı Mete, bir darbe daha yemişti. Bir şaka gibiydi her şey. Neyse ki kendisi önce konuşmamıştı. Hiç olmazsa kız, Mete’nin düşüncelerinden habersizdi. Toparlamaya çalıştı kendini. -Arka arkaya söz, nişan haberleri almaktan başım döndü. Kiminle nişanlanıyorsun?.. -İbrahim isminde bir mühendisle. -Çok iyi, dedi yüreği yanarak. Hayırlı olsun. Nilüfer gülümsedi. -Nişanıma geleceksin değil mi?.. Başını salladı Mete. -Maalesef Nilüfer, dedi. Buna imkan yok. Çünkü yarın İstanbul’a gitme durumum var. -Yaaa, çok üzüldüm. Gelmeni çok isterdim. -Keşke mümkün olsaydı. Artık dönmem gerek. İnşaallah mutlu bir evlilik yaşarsınız. -Teşekkür ederim. Ben buralarda ineyim artık. Arabayı durdurdu Mete. Nilüfer indi. -Hoşçakal Mete. Belki bir daha görüşemeyiz seninle. Bundan sonraki hayatında başarılar dilerim. -Ben de sana diliyorum, dedi Mete!.. -Sahi, dedi kız gitmeden önce. Sen ne söyleyecektin bana?.. -Boş ver, dedi Mete. Önemli değildi. -Söylesene ne olur? -Gerçekten önemli değildi. İstanbul’a gelmeyi düşünür müsün filân diyecektim. -Düğünden sonra İbrahim’le birlikte ziyaretinize geliriz belki. -Her zaman bekleriz. Neyse Allah’a ısmarladık. -Hayırlı yolculuklar!.. Kızın ardından bir süre baktı Mete. “Güle güle!..” dedi. Arabayı harekete geçirdi. Bugün aniden aklına gelmişti Nilüfer’le evlenme düşüncesi. Çok da umutlanmıştı, âdeta emindi. Ama bugün aniden hayatına giren kız, yine aniden çıkmış gitmişti işte. Dün Meltem’in sözlü olduğunu, bugün Nilüfer’in nişanlanacağını öğrenmişti. Fakat Nilüfer’in nişanlı olması çok da etkilememişti, bunu farketti ve hayret etti. “Olsaydı iyi olacaktı. Çok beğeniyordum Nilüfer’i. Ama demek ki kısmet değilmiş. O bulmuş evleneceği insanı, darısı bizim başımıza!..” dedi. İnsanın kiminle evleneceğini bilmesi güzel bir şey olmalıydı. Kimbilir ne kadar mutlulardı. “Bir de şu benim halime bak. Serseri bir hayat yaşıyorum, geleceğim belirsiz. Böyle giderse bu dünyada benimle evlenecek kız kalmayacak..” Aklına Burçin geldi ama hemen savsakladı zihninden. “Onunla evlenmektense ölürüm daha iyi. Hem ben evlenecek birisi değilim ki. Benden ne köy olur, ne de kasaba... Şu Burçin’in ikide bir zihnine girmesine anlam veremiyordu. Ondan nefret ederken, Zeliha’nın acısını taşırken, Nilüfer’le yeni bir hayat düşlerken nasıl zihnine girip aklını çelmeye çalışırdı? > DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT