BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Rezalet diz boyu

Rezalet diz boyu

Maçın daha üçüncü dakikası... Sevinsem mi, üzünsem mi bilemiyorum...



Maçın daha üçüncü dakikası... Sevinsem mi, üzünsem mi bilemiyorum... Bir tarafta Nihat’ın o muhteşem hareketleri... Ve sonrasında, o Türk çocuğunun elin Romen’ini G.Saray’ın Tamas’ını rezil edercesine belini kırıp golünü attırması. Ama diğer tarafta ise golü yiyen malesef G.Saray oluyor. İşin tam burasında duygular şelale. Gönlüm maçtan önce şöyle diyordu; “Nihat gol atsın, maçı G.Saray kazansın... Gece Türk’ün gecesi olsun...” Saate bakıyorum, markası beni ilgilendirmiyor ama dakikası ilgilendiriyor. Daha önümüzde 87 dakika var. Dünyalar kadar zamanımız, sahada 11 Aslanımız... Birinciyi hemen hemen tutturduk. Nihat’ı köşeye oturttuk. Herhalde kalan 87 dakikada, G.Saray da Real’e kodu mu oturttur diye düşünüyoruz. Saatler ilerliyor ve tabii ki Cimbom da... Bazen yürüyerek, çoğu zaman koşar adım. Yükleniyor İspanyol kalesine. Sağdan, soldan estarabim... Ama kötü bir yüklenme belli ki, aynı tahtırevalli gibi. G.Saray hücumdayken defans tarafı boşalıyor. Defanstayken forvet aşağı iniyor. Tedirginlik, endişe, gerilim diz boyu... Olimpiyat Stadı çifte rezaletini yaşıyor bu gece. Maçın ilk yarım saati seyircilerin yarısı daha yollarda. G.Saray ise komada. Maça yetişip de o rezil golü görenler mi şanslı, yolda kalıp göremeyenler mi? Bilmem, bilemiyorum. Geçen sene Nihat yüzünden her lig maçını izlemek zorunda kaldığımız R.Sociedad akıllıydı. Her biri Nihat değilse de, G.Saraylı futbolcuların çoğundan zeki ve çeviktiler. G.Saray 50. dakikadan sonra 50’li yaşların tecrübesine bürünmüştü. Kılık, kıyafet, kişilik, karakter, ruh, muh ne varsa değiştirdi. Eski günlerden pasajlar sunmaya çalıştı. İşte araya golü sıkıştırmanın tam zamanıydı. Öyle de oldu. Kral’ın ayakları da artık kaşınır olmuştu. Öyle güzel kaşımıştı ki, zevkten dört köşeydik: 2-1... Velhasıl, kronikleşen hastalığımızı unutur olmuştuk. Hani şu kornerlerde topu seyretmeyi, Mondragon’un o boyuna-posuna rağmen içeri almalarını unutmuştuk ama İspanyollar en acı şekilde hatırlattı bize. Alonso’nun golü hem o eski havasına bürünen G.Saray’a, hem de geceye nokta koyuyordu. Zira bu gecenin de belli ki son 1.5 yılda olduğu gibi sabahı olmayacaktı...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT