BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yıldırma politikası!

Yıldırma politikası!

İş hayatındaki rekabetin artmasıyla birlikte yaygınlaşan “bir şahsı hedef alıp, onun üzerinde baskı kurma ve galip gelme” isteği, insanların sağlığı üzerinde birçok zararlı etkiyi de beraberinde getiriyor. Bunu aşmak için bütün çalışanların ortak çıkar ve faydada buluşması şart!



Değişen hayat şartları, artan rekabet ve buna bağlı olarak hırs insanları çok değiştirdi. Herkes birbirinin ayağını kaydırıp bir yerlere gelmek için çaba harcıyor. Teknolojinin baş döndürücü ilerleyişi de buna eklenince meslekler ve mesleklerin insanlardan beklentileri de çok değişti. Maalesef değişimin faydalarının yanı sıra, özellikle insanların ruh sağlığı üzerinde birçok zararlı etkisi gündeme geldi. Bunlardan birisi de dünyanın yeni yeni konuşmaya başladığı “mobbing” kavramı. Mobbing kelimesi İngilizce’den geliyor ve “birini aşağılama, hor görme ve alaya alma” anlamına geliyor. Özellikle konuşulduğu yerler de; günümüzün çok büyük bir kısmını geçirdiğimiz işyerleri. Diğer bir deyişle, güçlünün zayıfı ezmesiyle karakterize olan işyeri terörü; yani “mobbing!” Her gün artıyor... Durumu hayretle karşılayabilir ve “bu da nereden çıktı” şimdi diyebilirsiniz, fakat gerçek olan şu ki; adı ne olursa olsun duygusal terörzedelerin sayısı her geçen gün artıyor. Etrafınıza şöyle bir bakın en az birkaç örneğe rastlarsınız. Genelde bu halin kurdurduğu cümleler şöyle başlar; “Adamın bütün derdi benimle, ne yapsam yaranamıyorum, sürekli bir açığımı arıyor ve resmen duygularımla oynuyor.” Ya şuna ne dersiniz, “Olmaz şeylerden fırça yiyor, şikayet ediliyorum, herhalde gitmem için yapıyorlar, yıldırma politikası uyguluyorlar.” Stefan KONRAD ve Claudia HENDI “Duygularla Güçlenmek” adlı kitabında ‘mobbing’i; “çalışma ortamında belirli bir kişiyi hedef alan ve uzun süre devam edilen olumsuz davranış” olarak tanımlıyor. Resmen hastalık! Mobbing kurbanları; uyku düzensizliği, yeme bozukluğu, konuşma problemleri, itiraf etme korkusu gibi rahatsızlıkların yanında kalp, dolaşım sistemi ve kronik rahatsızlıklardan da şikayetçiler. İş yerinde kötü niyetle çıkarılan bu tür zorluklar farklı şekillerde gelişiyor. Bu durumun ortaya çıkmasına sebep bazen bir problemin çözülememesi olabilir. Böylece çalışanlardan biri günah keçisi seçilir ve ondan sonra da her defasında aynı kişi suçlanır. Söz konusu insan, çoğunlukla erkeklerin baskın olduğu bir ortamda çalışan bir bayandır ve diğerlerinden daha başarılı olan yeni bir personeldir. Olayın daha da korkunç tarafı, hedef belirlenen kitlenin genellikle yurt dışından gelenler ve fiziksel sakatlığı olanlar olmasıdır. Asılsız söylentiler Araştırmalarda, mobbing uygulanan şahısların genellikle bir erkek yöneticinin altında çalıştıkları belirlenmiştir. Hedef alınan insan hakkında söylentiler yayılır, o şahıs toplantılardan ve arkadaş gruplarından uzak tutulur. Böyle bir davranışın ortaya çıkmasına ve uygulanmasına zemin hazırlayan durumlardan bir tanesi de işten çıkarılma baskısıdır. İtibarlı ve büyük şirketlerde bile on binlerce görevlinin gözden çıkarılması söz konusu olduğunda stres yükseliyor, mobbing artıyor. İş yerindeki bu tür küçük düşürülme olaylarının arkasında yatan sebep yine duygusal alanda var olan eksiklik ve hatalardır. Görmezden geliniyor İnsanlar arası ilişkilerin yaygın olması sebebiyle her geçen gün daha da zorlaşan günümüz toplumunda, birbirleriyle az ya da çok ilişki içinde olması gereken insanların, aynı meseleyi birlikte çözmek zorunda kalmaları kaçınılmaz olabilir. Bir suç olmasına rağmen “mobbing” davranışları; yönetimler tarafından özel bir strateji olarak görmezlikten gelinmiş, müsamaha gösterilmiş, yanlış anlamlandırılmış ya da gerçekten teşvik edilmiştir. Doğal olarak mağdurlar, kendilerini savunurken “kimi, kime şikâyet edecekleri” gibi bir açmazı yaşamaktadır. Üstesinden nasıl gelinir? Günümüzün iş hayatının önemli problemi ‘mobbing’; çözümü olmayan bir mesele değildir. Tamamen duygusal kökenli bu iletişim problemini yenmek şunlara bağlıdır: * Öncelikle her iki taraf tamamen birbirini anlamaya çalışmalıdır. * Birbirinin güçlü zayıf yanlarını bilerek çatışma ortamı oluşturmaktan çok; çatışmaları iyi niyetle çözümlemeye istekli olmalıdır. * Taraflar, aynı amaç etrafında ve ortak fayda için bir araya geldiklerinin farkına varmalı ve buna göre davranmalıdır. * Şirket yönetiminin temel ilkelerini kesinlikle takım çalışmasına dayalı, iyi niyetli, hoşgörülü ve insan odaklı bir düşünceye oturtması ve çalışanlara bu değerleri aşılaması kaçınılmazdır. * Zaman zaman çalışanların memnuniyetini ve görüşlerini ölçen objektif değerlendirmeler yapılıp, sıkıntılar ve talepler belirlenmelidir. Türkiye’de de var Yapılan araştırmalara göre Türkiye’de de özel işyerlerinin yüzde 90’ında, resmi kurumlarında yüzde 60’ında insanlar Mobbing mağdurudur. Prof. Dr. Üstün Dökmen’in, işyerlerindeki insanların enerjilerini işe yöneltmek yerine birbirleriyle uğraşmaya harcadıklarını belirterek; işyeri uğraşlarını, “işiyle uğraşanlar, iş arkadaşlarıyla uğraşanlar, el işiyle uğraşanlar, siyaset ve futbolla uğraşanlar, kendiyle uğraşanlar, hiçbir şeyle uğraşmayanlar” şeklinde açıklamaktadır. Dökmen’e göre iş yerlerinde ortaya çıkan ‘Mobbing’; bir veya birkaç kişi tarafından diğer bir kişiye yönelik sistematik bir biçimde düşmanca, ahlak dışı iletişim yöneltilmesi ve onu yıldırarak dışlama politikasıdır. Yazışma adresi: Türkiye Gazetesi, Gençlerin Dünyası Köşesi, 29 Ekim Caddesi No: 23 Yenibosna, İstanbul e-mail: baltinbasak@tg.com.tr Fax: 0 212 454 31 00
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT