BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Genç kızın huzurunu kaçırmak istemiyordu

Genç kızın huzurunu kaçırmak istemiyordu

Asuman Hanım birkaç saat önce Kerim Beyin söylediklerini nakletmedi Zeynep’e. İçinde beliren tedirginlik ve önsezileri Zeynep’in bu ilişkiden kaynaklanan mutluluğunun çok uzun sürmeyeceğini söylüyordu...



Zeynep salona girince Asuman Hanım ayağa kalktı: - Hoş geldin güzelim benim, nasıl geçti bakalım gezi? Genç kız sarıldı halasına: - Harikaydı halacığım, çok eğlendik, öyle güzel vakit geçirdik ki... Halasının kollarından sıyrılıp babasına doğru ilerledi: - Merhaba babacığım. İzin verdiğiniz için teşekkür ederim size. Sayenizde çok hoş iki gün geçirdim. Kerim Beyin kaşları çatıktı. Hafifçe başını salladı. Sonra kitabını indirerek gözlüklerinin üzerinden baktı genç kıza. Sorgular gibiydi bakışları: - Kimler vardı bu gezide? Zeynep şaşırmıştı: - Bizim sınıf baba. Bizim sınıftan arkadaşlar. Bir de asistanımız kendi eşiyle birlikte geldi. Başka kimse yoktu. Bir şey mi oldu? Kerim Bey toparlandı: - Hayır kızım, sadece sordum. Eğlendiğine sevindim. Şimdi ben yatacağım, herkese iyi geceler. Asuman Hanım ve Zeynep saygıyla kenara çekilip Kerim beyin geçmesine izin verdiler. O salon kapısını kapatır kapatmaz Zeynep telaş ve heyecanla atıldı: - Hala sana anlatacağım çok önemli şeyler var... İnanamayacaksın... Asuman Hanım çok sevdiği yeğeninin elinden tutup koltuklara götürdü: - Anlat bebeğim, dinliyorum seni... Zeynep başını ve omuzlarını kaldırdı. Hafifçe boğazını temizledi ve halasının gözlerinin içine baktı: - Hayatımda biri var artık hala. Asuman Hanım iliklerine kadar titrediğini hissetti. Kerim Beyin birkaç saat önceki sözlerini hatırlayarak ürpermişti. Gözlerini kıstı, iyice yaklaştı yeğenine: - Kim bu Zeynep? - Ozan! Ozan isminde bir çocuk. Bizim sınıftan. O kadar efendi, o kadar terbiyeli bir çocuk ki hala... Çok da yakışıklı. Annesi öğretmen. Babası yok. Ana oğul oturuyorlar. Bir memur ailesi yani ama ne önemi var ki... O kadar hızlı konuşmuştu ki nefessiz kaldığını hissetti, duraklayıp derin bir soluk aldı: - Halacığım çok mutluyum. Ne zamandır aklımı kurcalıyordu bu çocuk. Onun yanında kendimi bir tuhaf hissediyordum. Gözlerim sürekli onu takip ediyor, beynim ne yaptığını inceliyordu. Bunun adının ne olduğunu hiç düşünmemiştim. Bana açıldı bu gezide. O zaman anladım ki ben de hiç boş değilim ona karşı. Hatta çok seviyorum bile diyebilirim. Ne muhteşem bir duygu bu halacığım... Ayaklarım yere basmıyor sanki... Göklerde uçuyor gibiyim. Hayatımda bu kadar huzurlu, bu kadar keyifli hiçbir dakikam olmamıştı. Ozan’la birlikte olmak kadar muhteşem bir şey yok. Asuman Hanım birkaç saat önce Kerim Beyin söylediklerini nakletmedi Zeynep’e. Onun huzurunu kaçırmak istemiyordu. Ama içinde beliren tedirginlik ve önsezileri Zeynep’in bu ilişkiden kaynaklanan mutluluğunun çok uzun sürmeyeceğini söylüyordu. Endişeyle dudaklarını ısırdı. > DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT