BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Daha yapacak çok işimiz var

Daha yapacak çok işimiz var

TGRT HABER TV’de “Çerçeve’den Yansımalar” programına konuk olan Mehmet Müezzinoğlu, “Sağlığı, eğitimi, dış politikayı, AB ile ilişkileri; neyi ele alırsanız alın çok büyük mesafeler katettik. Şu anda kişi başına düşen milli gelir 5 bin dolara geldi. Ancak hedefimiz bu rakamı 10 bin dolara çıkarmak” diye konuştu.



> Hüseyin Türkoğlu İSTANBUL - AK Parti İstanbul İl Başkanı Mehmet Müezzinoğlu, 4 yıl öncesine göre çok büyük işler yaptıklarını belirterek, “Sağlığı, eğitimi, dış politikayı, AB ile ilişkileri; neyi ele alırsanız alın çok büyük mesafeler katettik. Ama yapacağımız daha çok iş ve alacağımız daha çok mesafe var” dedi. TGRT HABER TV’de canlı olarak yayınlanan “Çerçeve’den Yansımalar” programında Gazetemiz Genel Yayın Müdürü Fuat Bol ile yazarımız İsmail Kapan’ın bu haftaki konuğu, AK Parti İstanbul İl Başkanı Mehmet Müezzinoğlu oldu. Müezzinoğlu, kasım ayında 4. yılını dolduracak AK Parti Hükümeti’nin icraatları ile güncel siyasi gelişmelerin ele alındığı programda, Fuat Bol ile İsmail Kapan’ın sorularını cevaplandırdı. Batı Trakya sıkıntıda Konuşmasının başında, geçtiğimiz günlerde Hakk’ın rahmetine kavuşan İskeçe seçilmiş Müftüsü Mehmet Emin Aga’nın cenaze merasimine katıldığını hatırlatan Müezzinoğlu, merhum Aga’nın kişiliği ve çalışmaları hakkında bilgi verdi. Müezzinoğlu, bu çerçevede Batı Trakya’daki Müslüman Türk nüfusun yaşadıkları olayları da değerlendirdi. Müezzinoğlu, “Özellikle 1967 ihtilali ile sıkıntı başladı. Bu süreç Yunanistan AB’ye girinceye kadar ağır bir şekilde sürdü. Bu kapsamda, ben de dahil 60 bin civarında Batı Trakyalı vatandaşlıktan atıldı. 1981 yılından sonra AB giriş sürecinde bu sıkıntılar atlatıldı. Yine eğitimde büyük sıkıntılar yaşandı. Ders kitapları konusundaki problem halen devam ediyor. Son yıllarda yaşanan dostluk ilişkisinde bir nebze mesafe alınmasına rağmen sıkıntı devam ediyor” dedi. Sabırlı olmalıyız Müezzinoğlu, Türkiye’ye birçok konuda baskı yapan AB’nin Yunanistan’a karşı tavrı konusunda ise şunları söyledi: “Bir kere problemlerin kavga şeklinden çıkarılıp masada konuşuluyor olması önemli. Özellikle AK Parti iktidarı döneminde önemli adımlar atıldı. Ancak karşı tarafta bazı tutucu davranışlar devam ediyor. Burada iyi niyet önemli. Şu anda Yunanistan’daki iktidarın da çözümden yana olduğunu düşünüyorum, ama bunun için daha cesur olunması gerekir. Bu aşamada Türkiye’nin sabırla yoluna devam etmesi gerekir. Azınlıklar konusunda zaman zaman yaşanan gerginliklerden en büyük zararı azınlıklar çekiyor. Batı Trakya’da yaşayan Müslüman Türklerin daha iyi yaşayabilmesi için bu gerekli.” Diyalog gerekli 1970 yılında eğitim amaçlı olarak Türkiye’ye geldiğini ifade eden Müezzinoğlu, Yunanistan ve Balkanlar’daki soydaşlarımızın daha iyi şartlarda yaşayabilmesi için diyaloğun önemli olduğunu söyledi. Son yıllarda komşu ülkelerle yaşanan diyaloğun memnuniyet verici olduğuna dikkat çeken Mehmet Müezzinoğlu, “Bu konuda reel ve akılcı olmak gerekir. Önümüzdeki sürecin de soydaşlarımızın lehine olacağını düşünüyorum” diye konuştu. Büyük işler yaptık AK Parti’nin programının hedeflerden sapmadan adım adım gerçekleştirildiğini anlatan Müezzinoğlu şöyle devam etti: “Mesela 4 yıl öncesinin ekonomik tablosu ile bugünkü tabloyu karşılaştırınız. Çok büyük işler yaptık. Önemli başarılara imza attık. Ancak yapılacak daha çok iş, daha katedilecek önemli yol var. Şu anda GSMH 5000 dolara geldi, ancak bu rakam 10 bin dolara ulaşmalı. Mesela TL’den 3 sıfır atılması tartışması 5-6 sene önce yapıldı ama kimse cesaret edemedi. Biz ise iktidara geldik 6 sıfır attık. Bu konuda birçok spekülasyon yapıldı, fakat uygulama başarıyla gerçekleşti. Birileri bu parayı çok sıfırlı hale getirdi, birileri düzeltti. Sağlığı, eğitimi, dış politikayı, AB ile ilişkileri; neyi ele alırsanız alın çok büyük mesafeler katettik. Ama alacağımız daha çok mesafe var.” Eğitim çalışmaları AK Parti İstanbul İl Başkanı Mehmet Müezzinoğlu, AK Parti’nin eğitim çalışmaları ile ilgili de şunları söyledi: “Genel olarak çok iş yapılmasından mutluluk duyuyoruz. Ancak olmamız gereken noktada olmadığımız için de mutlu değilim. Medeniyet yarışında eğitim (bilim) ve adalet çok önemlidir. Biz de bu konulara çok önem verdik. Bu iki unsura güvenlik ve sağlık da dahildir. Ama eğitimin önemi başka. Biz ilk defa eğitime ayrılan bütçeyi en yüksek noktaya getirdik. Vergi, internet, ücretsiz kitap gibi konularda önemli çalışmalar yaptık. Okuma yazma kampanyaları ile 10 binlerce insana okuma yazma öğretildi. AK Parti iktidarı olarak önemli bir noktaya geldik. Ancak geldiğimiz noktaya baktığımız zaman, henüz daha istenilen yerde değiliz. Daha katetmemiz gereken çok ciddi mesafeler var. ‘Gençler geleceği konuşuyor’ programımıza çok büyük katılım oldu. Bu benim en önemli projemdir. Biz burada gençlerimizden 3 şey istedik. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmaktan, bu milletin mensubu olmaktan onur duyun. Bu milletin tarihten gelen medeniyetini iyi tanıyın ve bu ülkeye borcunuz olduğunu unutmayın. 600 bin genci kapı kapı dolaşarak davet ettik. 65 bin gencimiz salon toplantılarımıza geldi. Orada gençleri konuşturduk. İsteklerini, beklentilerini dinledik. Ondan sonra mahalle çalışmaları yaptık ve ramazandan sonra bu projeyi tekrarlayacağız. Hedefimiz çocuklarımızı yarınlara kazandırmak.” Hedef milletin refahı Müezzinoğlu AK Parti’ye yapılan “dini” orijinli yakıştırmalar konusunda şöyle konuştu: “Partimizin 5. yılını kutladık. İktidarımızın 4. yılını da yakında kutlayacağız. Bizim amacımız 73 milyon insanımızı daha iyi noktaya taşımaktır. Bizim istikametimiz budur. Bunu isteyen istediği gibi yorumlayabilir. Millet bizi tanıdı. Onları da görüyor. Millet artık bu tür şeylere prim vermiyor. Millet artık kendisine hizmet edeni çok iyi ayırıyor. Genel seçimden sonra bizim mahalli seçimdeki beklentimiz yüzde 5’lik artıştı. Ama bu artış yüzde 7 oldu. İşte milletin takdiri bu. Başbakanımız ülke ülke gezdi. Hedefimiz bu milleti layık olduğu yere taşımaktır. Bizim ülkemizde Müslümanların dışında diğer din mensupları da var. Herkes dini inancını istediği gibi yaşama özgürlüğüne sahip. Ama dine dayalı siyaset yoktur. Eğer birileri böyle yorumluyorsa bu yanlıştır.” Yunanistan vatandaşlığından çıkarıldıktan sonra Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı onuruna kavuştuğunu belirten ve hekimlik gibi de kutsal bir görev yaptığını söyleyen Müezzinoğlu, “Yaklaşık 20 yıllık hekimlik yaşantım oldu. Halen kısa süreli de olsa hekimlik yapmaya çalışıyorum. Ama herkesin bu ülkeye borcu vardır ve ben bu borcumu siyaset sahnesinde de ödemeye çalışıyorum. Bulunduğum konumun hakkını vermek en büyük temennim” şeklinde konuştu. İstanbul seçmenine müteşekkir olduğunu dile getiren Müezzinoğlu, “İstanbul’da yüzde 37.5 oy aldık. Bu hayallerimizin üzerinde bir oydu. Bu açıdan biz vatandaşımıza borçluyuz ve bu borcu hizmet ederek ödeyeceğiz. Mahalli seçimde de yüzde 45 oy aldık. İstanbullulara en ufak bir yanlışı yapmamak için gayret sarf ediyoruz. Gelecek yıl bu günlerde seçimi konuşacağız ve ben inanıyorum ki bu seçimlerde yüzde 50’nin üzerinde oy alacağız. Temennim ve arzum budur.” dedi. Birlik olmalıyız Müezzinoğlu siyasilerin çalışmasının takdir yetkisinin millete ait olduğunu belirterek, “Millet sandığa gittiğinde bu takdir hakkını kullanacaktır. Demokrasi ve seçimler bunun için var. Yoksa kavga ile siyaset dönemi bitti” dedi. Müezzinoğlu, Türkiye’nin 1980 öncesi ödediği faturalar ve 1980 sonrasında oluşturulmaya çalışılan etnik çatışma zemini konusunda da şunları söyledi: “Ülkenin birlik ve beraberliği, bütünlüğü konusunda samimi olmak gerekir. İnsan hakları, hukuk devleti, geleceğe güven ve ekonomik anlamda 73 milyon insanın kaygısının kalmaması gerekir. Vatandaşlarımızın ortak değerlerine saygılı olmamız gerekir. Bizim parti programımızda bölgesel, ırka dayalı ve dine dayalı milliyetçiliğe karşı olunduğu ibaresi vardır. Biz millet olarak büyük bir bedel ödedik. Halen şehitler veriyoruz. Dolayısıyla artık birlik ve beraberlik içinde olmalıyız.” > Siyasette üslup iyi noktaya geldi Mehmet Müezzinoğlu, Türkiye’deki siyaset üslubu konusunda şu anda iyi bir noktaya gelindiğini belirterek, “Şu anda iyi bir noktaya geldiğimizi söyleyebilirim. Mesela 1970’lerde siyasilerimizin ‘savaş haricinde görüşmeyiz’ demeçlerini hatırlıyorum. Bu yüzden çok ağır bedeller ödendi. Tabana mesaj vermek uğruna iletişimsizlik kullanıldı. Ama bunu aştık. Önce bunu millet geçti. Sonra da bazı siyasiler geçti. Ancak halen geçemeyenler var. Millet bizden diyalog, hoşgörü bekliyor. Görüşünüz farklı olsa da çözüm için yapıcı olunmalı. Yapılan bir işin doğruları söylenmeli, yanlışlar için de çözüm teklifleri ortaya konulmalı. Ben siyasette saygı, samimiyet ve duyarlılık gerektiğine inanıyorum. Vatandaşın taleplerini samimi bir şekilde çözme gayreti içerisinde olacaksınız. Vatandaş samimiyetini hissetmeli. Siyaset bu kültürü kazanmalı. Siyasetçinin görevi 73 milyonun dertlerini azaltmak olmalıdır. Bizim AK Parti olarak temel bakış açımız, olması gereken noktaya ulaşmak için çalışmaktır.” dedi. Siyaset Akademisi Müezzinoğlu, AK Parti Siyaset Akademisi çalışmaları hakkında da şunları söyledi: “İstanbul’da çok iyi bir teşkilatlanma yaptık. Biz siyasete bir seviye, samimiyet ve saygı kazandırmalıyız. Bu amaçla Siyaset Akademisi’ni açtık. Bir dönemde 72 saatlik program uygulanıyor. Burada uzmanlar ders veriyor. Bin 50 katılımcı oldu. Hatta bu çalışmamız diğer siyasi partilere de açık. Burada parti siyaseti değil, genel siyaset bilgisi veriliyor. Bu çerçevede diğer siyasi parti il başkanlarını da davet ettik.” > Lübnan’a yardım Lübnan ve Filistin’de yaşanan olayları da değerlendiren Müezzinoğlu, “Orada çok büyük bir yıkım oldu. Biz ise hem toplum olarak hem de AK Parti olarak duyarlı davrandık. Bu çerçevede bir yardım kampanyası başlattık. Kızılay ile ortak bir çalışma yaptık. Bizim buradaki görevimiz duyarlılığı artırmaktır. Kamuoyundan büyük destek gördük. Bu anlamda hem İstanbul kamuoyuna ve hem de kendi teşkilatıma teşekkür ediyorum” dedi. > Söğüt’teki olaylar üzüntü verici AK Parti İstanbul İl Başkanı Mehmet Müezzinoğlu, Söğüt’te “Ertuğrul Gazi’yi Anma etkinliklerinde yaşanan olayları da şöyle değerlendirdi: “Zaman zaman bu tür üzücü olayları yaşıyoruz. Biz oraya giden arkadaşlarımızı provokasyonlara karşı uyardık. Hele hele Söğüt çok önemli bir yer. Hangi siyasi partinin mensubu olursa olsun, Söğüt’e gitmeyi düşünen insanı değerli bulurum. Oraya giden siyasilerimiz ve siyasi liderler de oraya giden herkese değer vermeli. Orada siyaset yok. Orada bir medeniyet anlayışı vardır. Sayın Başbakan bunun bir medeniyet olduğunu söyledi ve eğer Sayın Başbakanın teklifi kabul edilerek, oradaki liderler el ele yürüseydi çok daha güzel olacaktı. Millet oraya bir ruhun çıkış kaynağını yad etmeye gitmiştir. Başbakanımızın kendisine yapılan hakaretleri duymadığını söylemesi, büyük bir devlet adamına yakışan sözlerdir. Son seçimde yüzde 42 oy almış bir partinin lideri olan Başbakan’a hakaret etmek bir kere bu yüzde 42’yi dışlamak anlamına gelir. Merhum Mehmet Emin Aga’nın cenazesinde hemen hemen bütün siyasi partimizin temsilcisi vardı ve herkes örnek bir şekilde yan yana oldu. Söğüt’te de böyle bir görüntü sergilenmesini arzu ederdik.”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT