BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Şirketler canlı mıdır?

Şirketler canlı mıdır?

Geçtiğimiz yüzyılın tarihi marşları içinde en heyecanlı dizeler: “Biz akınlarda çocuklar gibi şendik....”



Geçtiğimiz yüzyılın tarihi marşları içinde en heyecanlı dizeler: “Biz akınlarda çocuklar gibi şendik....” oldu. Bu yüzyılda ise şirketler rekabette nasıl şen olacaklarını araştırmakla meşgul. Bunun için şirketler her yeni yönetim akımına sanki bir kurtarıcı gibi sarılmaktalar. Fakat, bir şirketin, bir ürünün veya bir markanın müşterinin gönlünde taht kurması için otoritelere göre şu beş unsurun yerine getirilmesi gerekir. Öncelikle o adı taşıyan ürünün, müşteri kitlesinin şart koştuğu bir kalite düzeyinde, belli bir standartta olması ve müşteri tarafından ödediği fiyata değer bulunması; Bu kalitenin vazgeçilmez bir güvencesi olan satış sonrası hizmet ağının yaygınlık ve uzmanlığına müşterilerin güvenmesi; Varlığının amacını müşterilerinin memnuniyeti olarak gören bayilerin, sattıkları ürünün kalitesinden, satış sonrası hizmetlerin yaygınlık ve kalitesinden, ürünü kendisine ileten pazarlama şirketinin güçlü desteğinden ve üretici firmaların güvenilirliğinden emin olması; Ürünün pazarlamasını ve dağıtımını yapan firmanın, tüketicileri ve bayileri en uygun araçlara doğru ve yeterli bilgilendirmesi; bayilerine ürünü yeterli sayıda ve zamanında, en düşük dağıtım maliyetiyle ulaştırması; müşterilerin ve bayilerinin eleştiri ve önerilerini sürekli öğrenip ürünün ve hizmetlerin geliştirilmesi için üretici firmaya iletmesi; Ürünü üreten tesislerin teknolojik yönden ve mali bakımdan güçlü olması; bayilerine ve tüketicilerine kendi sürekliliği konusunda güven vermesi ve onların önerileri doğrultusunda ürünü sürekli geliştirmesi gerekir. Önemli olan bir şirketin halka, millete malolmasıdır. Eğer bir şirket bulunduğu ülke insanlarının gönlüne girmişse o içerden yıkılmadıkça kimsenin ona bir zararı olamaz. Yönetim otoriteleri, şirketler de insanlar gibi canlıdır diyor. Doğumu, çocukluğu, gençliği, yaşlanması ve ölmesi mümkündür. İnsanlar gibi dış çevreden etkilenir. Her türlü gelişmenin az veya çok şirket üzerinde bir etkisi olur. Ülkedeki genel ekonomik düzen, siyasi istikrar, mali ve para politikası, yatırımlar ve diğer siyasi ve ekonomik gelişmelerin şirketlerin üzerinde öyle veya böyle tesirleri olur. Serbest pazar ekonomisine göre, tam rekabet kuralları altında verimlilik ve kârlılığı esas alarak doğru bir şekilde yönetilen şirketlere bu tesirler daha az olabilir. Mevcut yönetim ve yöneticilerle kavgalı, mevcut düzenle barışık olmayan, yaptığı iş ve hizmetlerde hukuki, ahlaki ve toplumsal anlamda kurallara uymayan şirketlerin ayakta durması imkânsızdır. Bu sebeple; şirketler dinamik, hareketli, çevik ve süratli olmalıdır. Çünkü, çevrenin ani değişim şartlarına çabuk intibak etmek zorundadırlar. Her ne kadar şirketlerin bu değişim ve gelişime gösterecekleri tepki yani strateji belirlenmesi üst yönetim veya şirket sahiplerince kararlaştırılması gerekir ise de, bütün ilgilileri memnun etmeyen çözümlerde arzu edilen sonucu getiremez. Çünkü, emri vaki veya oldu bittiye getirilecek uygulamalarda taraflardan eğer birisinin memnuniyetsizliği var ise uzun dönemde bunun olumsuz tesirleri muhakkak görülecektir. Akıllı şirketler bu böyle olacak diye diretmez. Esnektirler. Bazen zamana bırakırlar kararın oluşumunu. Bazen de şirketiçi kamuoyu oluştururlar. Bazen ekonomik kayıpları göze alabilirler “Bu yolda galiptir, mağlup” ilkesinde olduğu gibi. Akıllı şirketlerde o ülke için kıymetli olan değerler ile ters düşülmez. Ekonomik kararların odak noktası olan hükümetlere köstek olunmaz. Bu durum durakta otobüs beklemeye benzer. Yolcunun daha çok beklemek gibi bir lüksü olamaz. Gelen otobüse binmesi gerekir. Şoförünü beğenmemek gibi bir hakkı da yoktur. Şirketin gelişmesi, büyümesi için hükümetlerle uyumlu bir işbirliği uluslararası şirketler için de bir zorunluluktur. Şirketler bazen çalışanları ile çok derinden güçlü bir bağ da oluşturabilir. Bu şirket kimliğinin her şeyin üzerine çıkması demektir. Japonya’da emekli olmuş bir otomobil fabrikası çalışanı kırmızı ışıkta beklemekte olan aynı marka otomobilleri devamlı silmekteymiş, soruyorlar kendisine. “Toyota’nın otomobilleri kirli olamaz!” diyor. Bu noktada bütün iş aynen bir orkestrada olduğu gibi ahenk (senkronize olabilmekte) uyum içerisinde olabilmeye bağlı. Kalbe endeksli akıllı şirketler aldığı her kararda; müşterinin, ülkenin, devletin, toplumun, çevrenin, hukunun, ahlakın, cumhuriyetin, ekonominin, değişimin, gelişimin, bilimin, sanatın, siyasetin, milli menfaat ve güvenliğin, tedarikçilerin, bayilerin, servis teşkilatının, yöneticilerin, çalışanların, emeklilerin, hissedarların, ortakların ve kurucuların hak ve sorumluluklarını dikkate alır ve onların menfaatlerini adil bir şekilde tatminini mümkün kılacak şekilde hareket eder. Mali yapısı ne olursa olsun, eğer bir şirkette sevgi, güven, inanç varsa o şirketin başarısız olma ihtimali yoktur. Mali ve teknolojik yapısı iyi ama sevgi ve güvenin olmadığını şirketin uzun dönemli başarılı olma ihtimali yoktur diyor uzmanlar. Sevgi ve güvenin esas olduğu şirketlerde çalışmak gerçekten bir talih meselesi. Yöneticiler için 20. Yüzyıl Eski Bakış Açısı Günü Kurtarmak Susturmak Sözünü Kesmek Emir Vermek Yargılamak Tenkit Etmek Şüphe Etmek Tek Adam Olmak Şef’lik Amirlik Yöneticilik Engellemek Akıl Önde Mevki ve Güç Akla Endeksli Eğitim = Masraf Mesafeli Duruş Kötümserlik 21. Yüzyıl Yeni Bakış Açısı Vizyoner Olmak Konuşturmak Dinlemek Sorumluluk Vermek Olduğu Gibi Kabul Etmek Rehberlik Etmek Güvenmek Problemin Köküne İnmek Yerine Adam Yetiştirmek Koç’luk Antrenörlük Liderlik Özgürleştirmek Duygu Önde İnsaniyet ve Tevazu Kalbe Endeksli Eğitim = Yatırım Açık Kapı İyimserlik KİTAP Köşesi Şirketiçi bir güven ortamı nasıl oluşturulur? Dış çevre şartlarındaki değişime şirketler nasıl ayak uydurur? Bu nasıl daha sistematik hale getirilebilir? Uygulamada karşılaşılan problemler nasıl ve hangi yöntemlerle çözülebilir? Şirketler “Kurumdaşlık” kültürünü nasıl oluşturabilir? İşte bu ve benzeri soruların cevaplarını arayanlar için üç temel eser birarada. Bu sayfa; IDEM, (İş Dünyamız Danışmanlık ve Eğitim Merkezi) tarafından hazırlanmaktadır. Teklif ve katkılarınız için: Türkiye İş Dünyamız Sayfası, 29 Ekim Cad. No: 23 34530 Yenibosna / İstanbul Tel: (212) 875 73 00 Fax: (212) 875 73 01 www.isdunyamiz.com e-mail: idem@ihlas.com.tr TECRÜBE Konuşuyor “İyi yöneticiler, insanlar için para sağladıkları kadar, hayatları için anlam da sağlarlar.” AJANDA 17 Ocak, Şirket Kültürü YÖNTEK, Tel: (216) 359 77 58 17-18 Ocak, Rekabet Koşullarında Marka Konumlandırılması ORHİM, Tel: (212) 252 71 05 18-19 Ocak, Akıllı Şirket Semineri İDEM, Tel: (212) 875 73 00 18 Ocak, Mükemmelle Müşteri Memnuniyeti DONE, Tel: (212) 233 28 48 18 Ocak, Bireysel Başarıda Pozitif Düşünmenin Sihirli Gücü Karum, Tel: (212) 274 84 08 20 Ocak, Ölçme Sistemlerinin Yetirliliği Kalmer, Tel: (212) 233 28 48 20 Ocak, Takım Çalışması ve Liderlik Semineri İDEM, Tel: (212) 875 73 00 20-21 Ocak, Kalite Fonksiyon Çözümlemesi (QFD) ORHİM, Tel: (212) 252 71 05 20-21 Ocak, Eğitim İşletmelerinde Toplam Kalite ORHİM, Tel: (212) 252 71 05 22 Ocak, Müşteri Memnuniyeti RGA, Tel: (212) 258 37 06 22 Ocak, Öğrenen Organizasyon İDEM, Tel: (212) 875 73 00 22-23 Ocak, Zincir Mağazalara Satış Teknikleri Strata, Tel: (212) 219 63 96
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT