BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Etrafımızda neler oluyor?

Etrafımızda neler oluyor?

Milenyum çağının büyük olaylara gebe olacağını biliyorduk. Çünkü; henüz girmenin arifesi olan 1990’lı yıllarda; totaliter rejimlerin en güçlüsü addedilen Sovyetler Birliği paramparça olmuştu.



Milenyum çağının büyük olaylara gebe olacağını biliyorduk. Çünkü; henüz girmenin arifesi olan 1990’lı yıllarda; totaliter rejimlerin en güçlüsü addedilen Sovyetler Birliği paramparça olmuştu. Sovyet Rusya, bir asra yakın bir zamandır komünizmi rejim olarak benimsemişti ve bu sistemle dünyadan tecrit olarak yaşamaktaydı. Yani içine kapalı bir rejimdi. İçeride neler olup bittiğinden dünyanın, içeridekilerin de dünyadan haberi yoktu. Eğer, totaliter rejimler yaşayacak idiyse; bunların en güçlüsü olan Sovyetler yıkılmazdı. Buna rağmen; baskıyla ve zulümle halklarına dayatarak idare eden Orta-Doğu ve Kuzey Afrika ülkeleri, ibret alıp, neden durumdan vazife çıkarmadılar? Kendi halklarını sömürüp ‘Karun’laşan bu ülke liderleri, sefahate öylesine dalmışlar ve aşırı servetleri öylesine gözlerini karartmış ki; ne kendilerini, ne ülkelerini ve ne de zamanı ve dünyayı görebiliyorlar! Böyle gelmiş, böyle gider zannediyorlar. Halbuki Milenyum’la birlikte bilişim teknolojisi, en gizli sır perdelerini bile kaldırdı. Gelişen bu haberleşme araçlarıyla dünyamız âdeta mega bir köyü andırmaktadır. Artık, dünyanın en ücra köşesindeki çobanın bile hemen her şeyden haberi var... Başta Sovyet Rusya olmak üzere bütün totaliter rejimlerin ortak yanılgıları; gelişen fen ve teknoloji araç ve gereçlerine sahip olunmakla ülkelerinin refah devleti olduklarını sanmalarıdır. Halbuki refah ülkesi olabilmeleri için; sahip olunan fen vasıtalarını insanlarının hizmetine sunmaları gerekir. Demokratik ülkelerin de en büyük sorunu, elde edilen pastanın adil dağıtılmamasıdır. Mesela bir ülkede 100 insan yaşıyor ve 100 birim gelir elde edilmiş ise; bunun dağılımının adil olması için, her bir kişinin sahip olduğunun diğerlerine yakın olması gerekir. Milli gelir yüksek olsa da, fertler arasında eşit dağıtılamıyorsa orada adalet yoktur; o toplumda huzur da yoktur. Milli gelirin çarpık dağılımı huzursuzluk kaynağıdır. Halk ayaklanmalarının sürdüğü ülkelerdeki bir doktorun, bir mühendisin, bir hakimin maaşının 50 dolar dolayında olduğunu biliyor musunuz? Ülke liderlerinin ve yandaşlarının servetleri ise, milyar dolarlarla hesap ediliyor! Adı, sanı ne olursa olsun; yukarıdaki çarpıklığı ihtiva eden tüm ülkeleri mahut ayaklanmalar beklemektedir...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 98991
    % 0.53
  • 5.5628
    % -2.49
  • 6.4211
    % -2.84
  • 7.3095
    % -2.49
  • 219.503
    % -1.98
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT