BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bir hanım bunu nasıl bilmez?

Bir hanım bunu nasıl bilmez?

“Eşim çıldıracak neredeyse! Camgöbeğinin bir renk, camgüzelinin pencerelerimizi süsleyen bir çiçek, dilber dudağının bir tatlı çeşidi olduğunu bir hanım nasıl bilmez?”



TV’de bir bilgi yarışması programıydı izlediğim. Eşimle birlikte izlerim ara sıra. Sunucu, sorulara geçmeden önce, yarışmacı ile kısa bir sohbet yapar. “Kimsin, necisin, nerelisin, ne iş yaparsın?..” gibisinden. Çoğu da o bir-iki dakikalık sohbette ortaya koyuverir bilgisini vizonunu vb. hemen. Ben, bu kısa sohbeti değerlendirip yarışmacının ne derece başarılı olabileceğini tahmin etmeye çalışırım. Birlikte izliyorsak, bunu eşime de söylerim. Çoğu zaman katılır o da görüşüme. Övünmek gibi olmasın, doğru çıkar çoğunlukla. O akşam bir hanım yarışmacının ilk sorusuydu: “Aşağıdakilerden hangisi bir bitkidir?” A) Camgöbeği B) Camkırığı C) Dilberdudağı D) Camgüzeli Yarışmacı hanım düşündü taşındı; cevap veremedi. “Yarı yarıya joker hakkı” istedi. Bilgisayar, ilk iki şıkkı sildi. “Dilber dudağı” ve “camgüzeli” kaldı. “Tamam artık, şimdi bilmiştir” diyorsanız, yanıldınız. “Bir hanım, dilber dudağının bir tatlı türü olduğunu bilmez mi? O zaman “Camgüzeli”nin de bitki olduğu ortaya çıkar” mı diyorsunuz? Siz öyle düşünedurun, yarışmacı hanım “Camgüzeli diye bir bitki olamaz. Cevap ‘dilber-dudağı’ demesin mi? Eşim çıldıracak neredeyse. “Camgöbeğinin bir renk, camgüzelinin pencerelerimizi süsleyen bir çiçek, dilber dudağının bir tatlı çeşidi olduğunu bir hanım nasıl bilmez? Madem bu basit şeyleri bile bilemiyorsan, niye çıkıyorsun oraya? Yok efendim, üniversite mezunuymuş da, okumayı seviyormuş da, genel kültürü çok güçlüymüş de... Hadi canım sen de!.. Cehaletini herkese teşhir etmekten de mi hicap duymuyor bunlar? Yazık, yazık!.. Çok yazık hem de... Demek ki, ilkokuldan üniversiteye kadar kara cahil yetiştiriyoruz biz okullarımızda.” deyip üzülüyor ve diyorum ki: “Bu programın ilk üç sorusu, okumuş-okumamış herkesin cevap verebileceği sorular olarak hazırlanıyor. Sözgelişi şu soruyu, hiç okula gitmemiş bir insan cevaplayamaz mı?” diyorum. Eşim hâlâ öfkeli: “Okumak, cehaleti giderir...” denir ya demek ki, okumak cehaleti de gidermiyor artık.” Ve yeni bir yarışmacıyı davet ediyorlar. Bu da sarışın bir genç hanım: -Hoş geldiniz. Nereden katılıyorsunuz yarışmaya? Şehrini ve ilçesini söylüyor hanım. Diyor ki sunucu: -Ooo... Ülkemizin güzel, şirin ilçelerinden biridir bu yer değil mi? -Evet, tabiat olarak güzeldir, güzeldir de insanları biraz dar beyinlidir? Şok oluyorum. Yanlış mı anladım acaba, diye eşime soruyorum. Hayır, yanlış anlamamışım; o da aynısını duymuş. Sunucu da şaşırıyor. (Devamı yarın) > Yazışma adresi: Türkiye Gazetesi İhlas Medya Plaza 29 Ekim Caddesi, 34197 Yenibosna/İstanbul Faks: (0212) 454 31 00
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT