BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sütten ağzı yanan...

Sütten ağzı yanan...

Ne demişler? -Kriz, zalim bir öğretmendir. Önce not verir, sonra öğretir! Aynen öyle. Dünyanın birçok ülkesinde, sütten ağzı yanan para otoritesi, yoğurdu üfleyerek yemeye çalışıyor.



Ne demişler? -Kriz, zalim bir öğretmendir. Önce not verir, sonra öğretir! Aynen öyle. Dünyanın birçok ülkesinde, sütten ağzı yanan para otoritesi, yoğurdu üfleyerek yemeye çalışıyor. Küresel kriz sonrasında, Merkez Bankası’nın (MB) operasyonlarını da bu kapsamda değerlendirmek mümkün. Para Politikası Kurulu, 17 Temmuz toplantısında politika faizini indirmedi, faiz koridoruna dokunmadı. MB, söz konusu “temkinli“ duruşu nedeniyle eleştiriliyor. MB’nin, bu ve benzeri eleştirileri göğüslemeye yönelik klasik argümanını biliyoruz: -Para politikası duruşu, yalnızca politika faiz oranlarının seyriyle değil, tüm politika araçlarının bileşimiyle belirlenmektedir. Peki, MB, bu noktaya nasıl geldi? Ne oldu da, yoğurdu üfleyerek yemeye başladı. *** Hatırlatmak gerekirse.. Küresel kriz, özellikle 2008’in son çeyreği itibariyle “portföy, kredi ve dış ticaret” kanallarıyla, bir dizi sıkıntı üretmişti. ABD kaynaklı küresel fırtına, iç ve dış talebi önemli ölçüde sınırlamış, büyüme dibe vurmuş, işsizlik tırmanmıştı. Ne var ki.. 2009’u negatif büyüme ile tamamlayan ekonomi, 2010 itibariyle yeniden coştu. Özetle: -2010 yılının ikinci yarısından sonra, kısa vadeli dış finansman imkânlarının bol ve düşük maliyetli olarak sağlanabilmesi, hızlı kredi genişlemesine ve TL’nin giderek değerlenmesine, makro finansal risklerin ve dış dengesizliklerin birikmesine yol açtı. -Cari açığımızı finanse edenlerin “portföy ve vade” tercihlerinin yanı sıra, başta bankacılık sektörümüz olmak üzere, küresel finansal sistemin barındırdığı riskler MB’yi ürküttü. *** Ancak.. -Enflasyonu kontrol altına alan bir faiz politikası, finansal risklerin ortaya çıkmasını engellemekte yetersiz kalıyordu. Bu durumda ne yapılabilirdi? -MB, düşündü taşındı, fabrika ayarlarını değiştirdi: Daha düşük bir politika faizi, daha geniş bir faiz koridoru (gecelik borç verme ve borç alma faiz oranları arasındaki fark) ve daha yüksek zorunlu karşılık oranlarının, finansal riskleri geriletmek bakımından, “uygun bir bileşim” olacağına karar verdi ve uygulamaya koydu. Bu politika bileşimi, genel çerçeve olarak günümüzde de aynen geçerli. *** Anlaşıldığı kadarıyla.. MB, ekonominin kısa vadeli sermaye hareketlerine endekslenerek çok fazla coşmasını, balon oluşturmasını ve risk biriktirmesini istemiyor. Sütten ağzı yanan Merkez’in gözlüğüyle bakıldığında, son durum şöyle: -Uçak yere indi, yumuşak inişi tamamladık, ama kemerleri hemen çözmeyelim! Olup biten bundan ibaret.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT