BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > BM susuyor Esad vuruyor

BM susuyor Esad vuruyor

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, BM Güvenlik Konseyi'nin karar alamamasının bedelini Suriye halkı ve komşu ülkelerin ödediğini söyledi. CHP liderini de eleştiren Davutoğlu, "Arap coğrafyasını kazandık ama Esad'ı ve Kılıçdaroğlu'nu kaybettik" dedi.



Nuri ELİBOL Atina yolunda gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevaplandıran Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Gül’ün “Suriye en kötü senaryoya gidiyor” sözlerinin uluslararası topluma uyarı niteliğinde olduğunu söyledi. BM Güvenlik Konseyi‘nin karar alamamasının bedelini Suriye halkı ve komşu ülkelerin ödediğinin altını çizen Davutoğlu, şunları söyledi: “Kimse BM karar almıyor, savaşı engelliyor diye düşünmesin. Aksine Güvenlik Konseyi’nin karar almaması, gerilimin tırmanmasına, Allah muhafaza savaş yaygınlaşırsa bunun müsebbibi haline gelmesine neden oluyor. Uluslararası toplum sessiz kalıyor dediğinizde Suriye rejimine daha geniş alanda güç kullanma imkanı veriliyor. Bu sürdürülebilir politika değil.” Türkiye ve Arap Ligi’nin iç savaşın çıkmaması için defalarca mesaj verdiğini hatırlatan Davutoğlu, “Suriye yönetimi bunu anlamadı. Kendi halkına karşı, kazanamayacağı bir savaşı, ülkeyi yok ederek sürdürme çabasında” dedi. ESAD’IN BİRKAÇ AYI KALDI Suriye’den Türkiye’ye sığınanların sayısının 100 bine dayandığını ifade eden Davutoğlu, “Bu yüzbin birinci kişiyi kabul etmeyeceğimiz anlamına gelmez. Ama krizin mahiyetinin derinleşerek sürdüğünün bir göstergesi. Uluslararası toplum bunu idrak etmeli. Dün ABD ve Çin Dışişleri Bakanları‘na da söyledim. Artık daha ciddi kararlar alınmalı” dedi. Sohbet sırasında Esad’ın siyasi ömrünü “aylar” olarak değerlendiren Davutoğlu, uluslararası konjonktürdeki beklenmedik gelişmelerle tablonun değişebileceğini de vurguladı. Davutoğlu, Akçakale’ye düşen top mermisine verilen cevapla Türkiye’nin kararlılığını hem Suriye tarafının hem de ilgili tarafların gördüğünü kaydetti. Tezkere sonrası sınıra düşen top mermilerinin Tel Abyad’a yönelik saldırılardan sapmalar şeklinde olduğuna işaret eden Davutoğlu, “O saldırıyı yapan mevziler susturuldu. Orada çatışmalar sürebilir. Suriye konusunda farklı düşünsek bile Rusya, Çin ve İran da Türkiye’nin misillemesini ve aldığı kararları haksız görmedi. Türkiye’nin, meşru müdafaa içinde davrandığı kabul edildi” şeklinde konuştu. Saldırılar sonrasında Türkiye’nin caydırıcı gücünü kullanmak zorunda kaldığını vurgulayan Davutoğlu, “Küçük depremler bazen büyük depremleri engeller. Eğer bu aşamada caydırıcı gücünüzü kullanmazsanız daha ileriki aşamalarda çok daha büyük güç kullanmak zorunda kalırsınız. Herkesin bu mesajı alması bu anlamda önemli” dedi. SAVAŞ MERAKLISI DEĞİLİZ Hükümetin hiçbir zaman savaş opsiyonu üzerinde durmadığını belirten Davutoğlu “Suriye içindeki krizinden Türkiye’yi sorumlu tutmak, tırmanan krizde Türkiye’nin savaşa girmek istediğini öne sürmek en büyük sorumsuzluktur” dedi. NATO’nun yaptığı açıklamada bunu kendisine yapılan bir saldırı olarak algıladığını dile getiren Davutoğlu, “NATO, ‘güvenliğin bölünemezliği’ ilkesi diyor. Bunun olmasını istemeyiz ama herhangi bir risk anında tüm tedbirlerin alınacağı anlamında. Bu, Suriye’ye müdahale anlamında alınan bir karar değil. Türkiye’nin dolayısıyla NATO’nun sınırlarının korunması anlamında” dedi. ‘Kılıçdaroğlu itibarımızı bozuyor’ Arap Baharı sonrasında Mısır, Tunus, Libya ve Suriye’nin geleceğinin kazanıldığını belirten Davutoğlu, “Beşar Esad’ı ve Kılıçdaroğlu’nu kaybettik. Değerlendirince, iyi netice” dedi. Tezkere görüşmeleri sırasında “Savaşa hayır” diyen CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nu sert şekilde eleştiren Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü, “Sanki Hükümet, savaş istiyormuş gibi. Kılıçdaroğlu’nun beyanatları hem talihsiz hem de Türkiye’nin milli menfaatlerine darbe vuran açıklamalar. Bütün dünyaya ‘Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti savaş istiyor’ diye bir beyanatta bulunmak ana muhalefet liderine yakışıyor mu? Diğer yandan, Apaydın Kampı’nda tek bir silahlı unsur bulunmazken orada silahlı eğitim yapıldığını iddia etmesi Türkiye’nin uluslararası pozisyonunu da zayıflatıyor.” YUNANİSTAN’I FETH ETTİ! SAVAŞMAYIP TURİZMDE İŞ BİRLİĞİNE GİDELİM... Yunanistan Dışişleri Bakanı Dimitris Avramopulos’un daveti üzerine Atina’ya gelen Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Türk-Yunan ilişkileri, bölgesel ve uluslararası konularda temaslarda bulundu. Yunanistan Başbakanı Antonis Samaras tarafından da kabul edilen Davutoğlu, Parlamento Başkanı Evangelos Meimerakis ile görüştü. Savunma harcamalarının azaltılması ve turizmde iş birliği konularında karşılıklı fikir birliğine vardıklarını belirten Meymarakis, “Diyalogla bütün sorunların halledilebileceğine inanıyoruz” dedi. Bakanlıktaki tablo 1912’deki mücadeleyi tasvir ediyor. ‘TÜRK-YUNAN SAVAŞI’NI DUVARA ASTI Barış zirvesinde tablo ayıbı Yunanistan’ın eski başbakanlarından Yorgo Papandreu’nun, dışişleri bakanı olduğu dönemde mevkidaşı İsmail Cem’e jest olsun diye ofisinden çıkarılmasını istediği 1912 yılındaki Türk-Yunan Deniz Savaşı’nı konu alan tablo, yaklaşık 13 yıl sonra yeniden eski yerine asıldı. Yunan Ta Nea gazetesine göre, Yunanistan Dışişleri Bakanı Dimitris Avramopulos, dışişleri bakanlığı koltuğuna oturduktan sonra bakanlık binasını dolaşırken bir diplomatın ofisinde ressam Vasilis Hacis’in “Helen’in Deniz Savaşı” adlı tablosunu gördü ve çok beğenip yeniden eski yerine asılmasını istedi. Tablonun, Bakan Davutoğlu’nun ziyaretinden önce Bakanın resmî ofisine asılıp asılmayacağı merak konusu idi. Yunanlı Bakan, Davutoğlu’nun ziyareti öncesi tabloyu odasına astırarak meslektaşını tablonun atıldaki koltukta misafir ederek fotoğraf çektirtti. Avramopulos’un önceki gün Kıbrıs probleminden bahsederken Türkiye’nin “tehditlerinden ve saldırgan tavrından” şikayet etmesi de dikkat çekmişti. YANLIŞ ANLAŞILMALARA TEDBİR İki ülke arasında kırmızı telefon hattı Türkiye ve Yunanistan savunma bakanlıkları arasında, kriz anında doğrudan görüşmenin sağlanabilmesi için kamuoyunda “kırmızı hat” olarak bilinen bir telefon hattı kurulması kararlaştırıldı Brüksel’de, NATO Savunma Bakanları Toplantısı çerçevesinde Savunma Bakanı İsmet Yılmaz ile bir araya gelen Yunanistan Savunma Bakanı Panos Panayotopulos, Türk mevkidaşı ile doğrudan ve samimi olarak konuşarak, hangi noktada anlaştıklarını ve hangi noktada anlaşamadıklarını birbirlerine söyleme kararı aldıklarını açıkladı.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT