BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yüzleşmeden asla!

Yüzleşmeden asla!

Şair, tarihin tekerrürden ibaret olduğunu ve; ‘hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?’ diyor demesine ama nedense; özellikle yakın tarihimizin kalın şallarla örtülü olduğundan hiç bahsetmiyor! Öyle ya; insan bilmediği ve hatta yalan yanlış bildiği tarihten nasıl ibret alabilecek?



Şair, tarihin tekerrürden ibaret olduğunu ve; ‘hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?’ diyor demesine ama nedense; özellikle yakın tarihimizin kalın şallarla örtülü olduğundan hiç bahsetmiyor! Öyle ya; insan bilmediği ve hatta yalan yanlış bildiği tarihten nasıl ibret alabilecek? Meclis Darbeleri Araştırma Komisyonu, dört aylık hummalı bir çalışmayla; 1400 sayfalık raporunu hazırlayarak Meclis Başkanlığına verdi. Tarihe tanıklık etmesi açısından, konusunda bir ilk yaşandı ve gelişmekte olan demokrasimiz adına umut verici oldu. Malum, bizim demokrasimiz darbelerle malul (hastalıklı) ve; devlet ve millet hayatımıza onulmaz yaralar açıp; sebep olduğu maddi ve manevi yıkımlarla geleceğimizi bile karartan oluşumlarla yüzleşebilmeye başlamak kolay olmadı. Bundan dolayıdır ki, 12 Eylül Referandumu, demokrasimiz için bir dönüm noktası olmuş; milletimiz, kendisine reva görülen prangaları kendi elleriyle kırarak; yakın tarihimizin karanlıklarını aydınlatmanın önünü açmıştır. Darbeler, görünüşte o günkü iktidara karşı yapılmış gibi; ancak, gerçekte topyekûn millete karşı yapılmış girişimlerdir. Zira, sadece 28 Şubat ‘post-modern’ darbesinin milletimize ekonomik yönden vermiş olduğu zarar; 250 milyar liradan az değildir. Yapmış olduğu manevi tahribatın ise, hesabı mümkün değildir. Yapılan onca darbelerle millete, âdeta söylenen şudur: ‘Sen mi, bize rağmen bu adamları iktidara taşırsın?! Al sana darbe! Oluşturduğum vesayet rejimiyle, iktidara getirdiklerinin elini kolunu bağlamak, iş yapamaz hale getirmek yetmezmiş gibi; üstüne üstlük, onları alaşağı ediyor, görevlerinden kovuyor, partilerini kapatıyor; kendilerini yargılayarak(!) siyasi yasaklı kılıyor veya içeri tıkıyorum!’ 12 Eylül 2010 Referandumu ile milletimiz; ilk defa konuşan taraf oldu. Açılan onca davalar ve görülen mahkemeler ile Darbeleri Araştırma Komisyonu âdeta milletimize; ‘Yeter! Söz milletindir!’ dedirtti. Raporun kitap haline getirilip halka mal edilmesi ve gelecek kuşaklara aktarılması gerekir. Kanaatimizce raporun vurguladığı en önemli husus şudur: Darbelerle yüzleşmeden, darbecilerle hesaplaşmanın imkânsızlığı ortadadır. Darbelerin yalnızca askerî ayağı yoktur; siyaset, yargı, medya, istihbarat, bürokrasi vb. gibi ayakları da mevcuttur. Bunlar da kovuşturmaya ve soruşturmaya tabi tutulmalıdır.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT