BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kıbrıs’ta sular bulanıyor...

Kıbrıs’ta sular bulanıyor...

Elbette ekonomik refah da bir gösterge; Kıbrıs Türk’ünün gelir seviyesi 3 bin dolar civarında kalırken Kıbrıs Rum’ununki bunun 5 katı.



Elbette ekonomik refah da bir gösterge; Kıbrıs Türk’ünün gelir seviyesi 3 bin dolar civarında kalırken Kıbrıs Rum’ununki bunun 5 katı. KKTC geçen hafta meclis basma hadisesi yaşadı. Böylesi hadiseler nadirattan; olması da tek başına kötü haberdir. Daha ötesini demeye dilimiz varmıyor. Bankadan parasını alamayan, Kıbrıslı Türk, parlamentosundan intikam alıyor. Bıçak kemiğe dayanmış. Kıbrıs Türk’ünün cebinde bir tedbir olarak hep “Kraliçenin pasaportu” durur. Demek ki gerekli güven verilememiş. Neden acaba KKTC’liler Türkiye’den göçenleri “karasakallılar” diye aşağılar? Herkes böyle demese de istemeyenlerin varlığı inkâr edilemez. Nitekim yine geçen hafta bir kısım yerli Kıbrıslı “bu memleket bizim!” diye yürüyüş yaptılar. Ne demek “bu memleket bizim”? Ayrıca tercümeye hacet var mı? “Burada ne arıyorsunuz çekip gidiniz!” demek. Türkiye aleyhine çıkan gazeteler bile var artık, Kıbrıs’ta. Öylesi tezatlar buluşmuş ki şaşmamak mümkün değil. Rauf Denktaş, Cenevre’de ter dökerken Lefkoşa’da bunlar yaşanıyor. Cumhurbaşkanı ile Başbakan birbirlerine ağır laflar ediyorlar. Bizde adettir; rakibi alt etmek için düşman karşısında dahi ona yardımcı olunmaz. Eğer KKTC devletse bir devlette Cumhurbaşkanı ile başbakan dünya-âlem önünde birbirine girmez. Zaten kavga ve huzursuzluğun temelinde de bu yatıyor. Son Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Derviş Eroğlu da aday olmuş, fakat daha sonra yarıştan çekilmek zorunda kalmıştı. Denktaş aleyhtarı hareketi Eroğlu’nun organize ettiği veya göz yumduğu veya tahrik ettiği şüpheleri ciddi olabilir. O yüzden Ankara, Eroğlu’na mesafeli. Haksız da sayılmaz. KKTC her şeyi ile yerine oturmuş bir ülke değil ki. Bir dere geçiliyor. Ankara’da kim hükümet olursa olsun hayatta olduğu sürece Rauf Denktaş desteklenecektir. Bu sebeple gündeme başkanlık sistemi geldi. Kıbrıs’ın çift başlılıktan kurtulması için düşünülmüş bir çare.Teknokratlar hükümeti haberinin yalanlanması ise sevindiricidir. Öyle hükümetler yürümez. 12 mart döneminde Türkiye’de de bir varlık gösterememişti. KKTC kendi tarihinin en zor günlerinde. İşe bakınız ki O, bu zorluğu yaşarken Türkiye’de Bülent Ecevit başbakandır. Ecevit hükümeti de sıkıntıda. Bir tarafta AB çıkmazı var... Bir tarafta devlet olarak tanınma veya tanınmama.. Batının baskısı. Kıbrıslının üretime sokulacağına sürekli maaşla desteklenmesi. Hepsi iç içe üst üste. Velhasılı ağırlıklı dış politikamız bir eski adamızın üçte biri iken işte hali pür melali... Kimin hali pür melali? Bu tarafın... Kıbrıs Türk’ü -ne ayıp ki- başkalarına özenir duruma düşürüldü. Harp masada kazanılırmış sözü ne kadar doğru. Buna rağmen, Kıbrıs, Türkiye için hayati ehemmiyettedir. İhmali, terki, unutulması, vaz geçilmesi mümkün değil. Bazen çare her şey tükenince ortaya çıkar. Veya sular bulanmayınca durulmaz. Türkiye, Kıbrıs meselesini halletmek istiyorsa flu havadan çıkmalıdır. Sertlik başka kararlılık başkadır. “Bu memleket bizim!” diyenlere gelince. Gemiyi en evvel fareler terk eder. O ucuz kahramanların çoğu ekonomik buhran çıkınca soluğu sevgili kraliçelerinin vatanında almışlardır.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 86072
    % 1.74
  • 6.0742
    % -0.37
  • 6.8075
    % -0.15
  • 7.7293
    % 0.17
  • 251.383
    % -0.09
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT