BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Trafik kazalarında dünyanın neresindeyiz?

Trafik kazalarında dünyanın neresindeyiz?

Katliam gibi trafik kazaları, alkollü sürücüler, magandalar bozmuyor sadece sinirlerinizi. Gelip trafiği kapatacak biçimde park ediyor, mesela. Yahut gümrükten mal kaçırır gibi öyle şerit değiştiriyor ki, kaza yapmıyor ama kazaya sebebiyet veriyor, o süratle.



Katliam gibi trafik kazaları, alkollü sürücüler, magandalar bozmuyor sadece sinirlerinizi. Gelip trafiği kapatacak biçimde park ediyor, mesela. Yahut gümrükten mal kaçırır gibi öyle şerit değiştiriyor ki, kaza yapmıyor ama kazaya sebebiyet veriyor, o süratle. Şehiriçinde inşaat tahtaları taşıyor kamyonetle de, onların kayarak düşmemesi için önlem almıyor, bayrak asmıyor arkadakinin dikkatini çeksin diye! Hele hele bu işten ekmek yiyenler yok mu, onların hatası veya duyarsızlıkları sizi daha da üzüyor. Yolun ortasında duruyor ve müşteri alıyor. Yoldakilere laf atıyor, tartışıyor hatta. Bozuk paranız olmayınca sürücüden bazan dayak yemiş gibi oluyorsunuz. İzmir Buca’da ehliyetsiz kamyonet kullanan 14 yaşındaki sürücü 7 yaşındaki Elif Çevik’e çarparak ölümüne neden oluyor. Sonra da kaçıyor! Kırmızı ışıkta geçen yayaya ceza kesildiği duyulmayan Türkiye’de, bir de duygu sömürüsü ve rüşvet var ki o daha da ıstırap verici. İstiap haddinden fazla yüklemiş kamyona, yer sallanıyor, motordan horultular geliyor artık, aracın takatı tükenmiş, herkesin dikkatini çekiyor. Denetimde de “Ne edeyim, borcum var, ödemem lazım. Hırsızlık mı yapayım? Kamyonun taksitleri geldi, evde çoluk çocuk aş bekliyor” demez mi? Aşırı yüklerden asfaltlar göçüyor yahut yandan fışkırıyor. Küçük araçların altını parçalıyor. Prof. Rıdvan Ege Her ne ise, bu sorunun üstesinden geleceğiz. Hem kamu kesimi, hem de özellikle sivil toplum kuruluşları daha bir üzerine gitsin sorun çözümlenmeyecek gibi değil. Prof. Rıdvan Ege, Türkiye Trafik Kazaları Yardım Vakfı kurucusu ve başkanı. Ufuk Üniversitesi’yle ortaklaşa “Selin Uras, Erdem Celasun ve kader arkadaşları”nın anısına “Türkiye’nin Trafik Düzeni ve Yasaları Yeterli mi?” diyerek bir çalışma yapmış. Hoca’nın 91. kitabı. 75 yaşındaki Prof. Ege ve arkadaşları bu konuda cansiperane çalışıyor, gayret ediyor sorunun çözümlenmesi için. İstirahat koltuğunda oturmuyor, Allah uzun ömür versin. Esas mesleği cerrah; ortopedi ve travmatoloji uzmanı. Ayrıca Uluslararası kazalar ve Trafik Tıbbi Birliği (IAATM) Genel Başkanı. Türkiye’de öncülük ettiği hizmetlerden bazıları şunlar: Trafik Kanunu’nun değiştirilmesi, yol kenarlarında kazayı haber vermek için kurulan telefonlar, ambulans hizmetinin başlatılması, emniyet kemerinin zorunlu hale getirilmesi, karayollarında ilk ve acil yardım hizmetlerinin kurulması, okullarda trafik derslerinin okutulması vs. Yapılacak daha çok iş var. Çünkü sorun büyük. Ülkenin neredeyse bir numaralı sorunu Trafik. Nedeni de şöyle, Prof. Ege’ye göre: Kurtuluş Savaşı’nda 10.885 yiğidimiz şehid oldu. Özellikle son iki senede bu rakamı sadece trafik kazalarında buluyoruz. 1998’de 4935, 1999’da da 4.606 vatandaşımız hayatını kaybetmiş trafik kazasında. Dahası var, geçen yıla ait rakamlarda; 1500 kadar insan kaza sonrası hastaneye giderken yolda, 3.500 kişi hastanede tedavi görürken trafik kazası nedeniyle hayatını kaybediyor. Sakat kalanların sorunu ise daha ürpertici. Acılı aile sayısını daha buna eklemedik. Milli servetin heba edilmesi de bunlara dahil değil henüz. İnsanların doyumsuzu, sorunlusu Prof. Ege’ye göre insanlar doyumsuz, sorunlu, daha az hak tanır eğiliminde, daha az saygılı. Her yıl da yaklaşık 600 bin araç trafiğe çıkıyor, 800 bin insana sürücü ehliyeti veriliyor. Trafiğin bir kent kültürü olduğu hatırlanırsa yollarımızın ve insanlarımızın halini bir düşünün. Ne yeterli, ne değildir?! Daha az kaza, daha az ölüm, daha az sakatlanma, daha az maddi kayıp için çırpınan Trafik Vakfı ve yönetimi; yeni Trafik Kanunu hazırlığı yapılırken bir de hatırlatmada bulunuyor Goethe’den: “Göğün mavi olduğunu anlamak için dağları aşmanız gerekmiyor, pencereden bakmak yeterli.” Herkesin kendine göre icad ettiği kural olmaz, evrensel normlara havi genel kurallar kafi, uyulsa yeter; denetimi yeterli olsa sorun bu noktaya gelmeyecek. Caydırıcı cezalar da şart. Trafik kazalarında dünya beşincisiyiz. Şimdi TBMM’de bekleyen yeni Trafik Kanunu Tasarısı var. Sanırım hemen gündeme girer. Acılı baba Boray Uras’lar yeniden yollara düşmez. Sayın Prof. Ege ve arkadaşlarının Karayolu Trafik Yasası’nda uygulanmayan veya uygulanması gereken önerilere bile gözatmak kafi gelecek.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT