BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Tasvipler, tenkidler...

Tasvipler, tenkidler...

Ne yazık ki, Türkiye tam anlamı ile bir tenakuzlar ülkesi. Bir türlü standart davranışlara ulaşamıyoruz.



Ne yazık ki, Türkiye tam anlamı ile bir tenakuzlar ülkesi. Bir türlü standart davranışlara ulaşamıyoruz. Devamlı olarak, ifrad ile tefrit arasında, sallanıp duruyoruz. Hareketlerimizin, söylediklerimizin, davranışlarımızın, uzun vadede ne gibi sonuçlar getireceğini, hiç hesap etmiyoruz. En kötüsü de, (özellikle politik alanda) dün ak dediğimize, bugün kara diyebiliyoruz. İktidardaki söz ve davranışlarımıza; muhalefete düşünce, tam anlamı ile ters düşebiliyoruz. Bir iki örnek vermek istiyorum: 1- Yıllardır, (kim iktidarda olursa olsun) tam bir sömürü düzeni yaşanmaktadır. İktidara geçmenin amacı, hizmetten çok, Devlet imkânlarını yandaşlara aktarmak; tayin-terfi-torpil-iş takibi düzenini sürdürmek olmaktadır. Neticede de, varılan tablo ortadadır. Herkesi üzmekte, endişelendirmekte, reaksiyonlara sevketmektedir. Bu konuda yapılan çalışmaları, gösterilen samimi gayretleri, (başta, Sayın Tantan’ın çalışmaları olmak üzere) gönülden desteklemekteyiz. (Şüphesiz, başta Devlet bankaları olmak üzere, kesin bir özelleştirme yapılmadıkça; aşırı merkeziyetçi sistem tasfiye edilmedikçe; adem-i merkeziyet sağlanmadıkça; idare-vergi-yargı ve mahalli idareler reformu en geniş biçimde gerçekleştirilmedikçe; Batı tipi bir demokrasiye, fikir-vicdan-ifade-teşebbüs hürriyetlerine ulaşılmadıkça; herşeyi Devletten bekleme huyu terkedilmedikçe; rahat yaşamanın tek yolunun çok çalışmaktan geçtiği idrak edilmedikçe; hukuk düzenini, insanların haklarını, onurlarını koruyacak hale getirmedikçe; mevcut kartel düzeninin yerine tam rekabet şartları oluşturulmadıkça; Batı tipi bir “Eğitim Reformu” yapılmadıkça; herkesin fikrine saygı ve hoşgörü gösterme alışkanlığı edinilmedikçe; popülist politikalar ve halk dalkavukluğu terkedilmedikçe; gerçek anlamda halka saygı duyan, onun arzularına göre şekillenen bir yönetim sistemi kurulmadıkça; yargıyı politize etme gayretleri sona ermedikçe; yapılan çalışmalar, kesin bir sonuç sağlamayacaktır. Bataklık duracak, sivrisineklerle vakit kaybedilecektir.) Hukuk ve ahlâk dışı davranışlara karşı yürütülen operasyonların amacına ulaşmasını; suç işleyenlerin, yaptıklarının yanına kâr kalmamasını samimi olarak arzu ederiz. Ancak, bu operasyonların yapılması sırasında, böylesine abartılı davranışların sergilenmesi şart mıdır? Suç kesinleşene kadar, sanığın masumiyeti esastır. Şahsiyeti, itibarı, ticari durumu zedelemek doğru mudur? Sorgulamaya götürürken, medya ordusunu davet gerekir mi? Daha sessiz ve vakur davranılamaz mı? (Tutuklanmaya gerek bile duyulmayan, bir kısmı bu ülkeye büyük ölçüde döviz kazandırmış, vergi ödemiş, binlerce kişiye istihdam imkânı sağlamış insanların, ille de karga tulumba götürülmesi, teşhir edilmesi, ülke çıkarlarına ve insan haklarına ters değil midir?) Borsada doğan panik. Bırakın yabancı yatırımcıları, Türk iş adamlarında görülen yatırım isteksizliği, görülmüyor mu? Yurt dışına, sermaye kaçışları hesap ediliyor mu? Yıllarca Türkiye’ye hizmet etmiş birçok iş adamının, iş hayatından çekildiği, hele hele ihracattan tam anlamı ile soğuduğu izlenmiyor mu? Yatırımlar, üretim, ihracat, istihdam seviyesi düşünce, bunun telâfisi nasıl mümkün olacaktır? Bu açıdan, her icraat sükûnetle yapılmalı, aşırılıklara ve şovlara yer verilmemelidir. 2- Sayın Çalışma Bakanımızı, emeklilik yaşının yükseltilmesi konusunda gönülden destekledik. Ancak, şu günlerde, ciddi bir hata yapmaktadır. İş güvencesi olayı, sadece sendikaların daha zengin ve pervasız olmasına imkân tanıyacaktır. İşçiye hiçbir yararı olmayacaktır. Aksine, 400 bine yakın kişinin işsiz kalması sonucunu doğurabilecektir. Zaten, “kıdem tazminatı” olayı, tam bir afet haline gelmiştir. Tüm şirketlerin ve işverenlerin kâbusu olmuştur. Şimdi, bu yeni uygulama (vahim bir davranışla) gerçekleşirse, yatırım şevki iyice kırılacaktır. Bu tür popülist politikalar terkedilmelidir. Samimi, gerçekçi ve dürüst olunmalıdır. Sendikaların Türk ekonomisine yararı mı vardır, zararı mı? Türkiye’de işgücünün verimi nedir? Hele sendikalı işçilerin verimi var mıdır? Sadece istemeyelim. İstediğimizi hak etmeyi de bilelim. Aksi halde, “niçin bereket kalmadı, niye geçinemiyoruz” diye düşünür dururuz.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 110248
    % 0.84
  • 3.8277
    % -0.93
  • 4.5278
    % -0.49
  • 5.1355
    % -0.16
  • 155.463
    % -0.28
 
 
 
 
 
KAPAT