İran'ın Nairobi Büyükelçisi Hadi Farjvand, ülkesinin "terör şüphelileri" ile hiçbir ilişkisi olmadığını söyledi.

İran'ın iddiaları soruşturduğunu ve şüphelilerin, herhangi bir devlet kuruluşuyla resmi ya da gayrı resmi bağlantısının bulunmadığını belirten Farjvand, "Ortaya atılan bu suçlamaları tamamen reddediyoruz. Bizler, Irak ve Suriye hükümetlerinin radikal gruplarla mücadelesine yardımcı olmada ön sırada yer alıyoruz. Aynı şeyi Kenya'da da yapıyoruz. Herhangi bir hükümetle bu bağlamda işbirliği yapmaya hazırız. Bizim radikallerle mücadelede oynadığımız rol nettir ve herkes bunu iyi bilir" dedi.

Farjvand, şüphelilerden Ebubekir Sadık'ın, en son İran'a, Tahran'da radikallik ve terör karşıtı bir konferansa katılmak için seyahat ettiğini bildirdi.

Kenya Polis yetkililerinden Joseph Boinnet haftasonu basına yaptığı açıklamada, "İran'da eğitilmiş" Ebubekir Sadık ve Yasin Cuma adında iki şüphelinin yakalandığını belirtmişti. Boinnet, şüphelilerin sorgulamada, planladıkları saldırı ve hedef aldıkları kişiler hakkında bilgi verdiğini ifade ederek, "Sorgulama ve araştırmada her iki şüphelinin de İran'a birçok kez seyahat ettiği belirlenmiştir. Burada kendilerine gelecekteki bir takım saldırılar için para verildiğine ve hedefler sunulduğuna inanıyoruz" demişti.

Açıklamada, iki terör şüphelisinin çoğu yabancılar olmak üzere bazı okulları hedeflediği ve saldırı hazırlığı içinde olduğu vurgulanmıştı. Şüphelilerinden Sadık'ın, Nairobi'deki Şii komitesince saygın bir isim olarak kabul edildiği ve Kenyalı gençleri aşırılıklara yönelecek şekilde eğittiği belirtilmişti. Sorgulamada diğer şüpheli Cuma'nın da Sadık tarafından eğitildiğinin ortaya çıktığı açıklanmıştı.

Somali'de faaliyet gösteren Eş-Şebab örgütü, 2011'de terörle mücadelesine yardım etmek için Somali'ye asker gönderen Kenya'da da saldırılar düzenlemişti. Örgütün 2013'te Nairobi'deki bir alışveriş merkezine düzenlediği saldırıda 67 kişi yaşamını yitirmişti. Kenya hükümeti, nisan ayında Eş-Şebab'ın ülkenin kuzeyindeki bir üniversitede 140 öğrenciyi öldürmesinin ardından örgüt üyelerinin kaldığı ileri sürülen Dabaab kampını kapatmayı planladığını açıklamıştı.

İranlı casusların, Azerbaycan, Tayland ve Hindistan dahil dünyanın pek çok yerinde meydana gelen saldırılardan sorumlu olduğu düşünülüyor. Kenya mahkemesi, 2013'te ülkedeki Batılı hedeflere saldırı planlayan İran vatandaşı iki casusu ömür boyu hapse mahkum etmişti.