Ankara'daki birçok hastanede olduğu gibi Numune Hastanesi önünde de yaralı yakınları gözleri doktorlardan gelecek müjdeli haberleri bekliyor. Bu ailelerden biri de saldırıda bacağından yaralanan Günay Karakuş'un annesi Gönül Karakuş ve babası Enver Karakuş. Günay Karakuş, Gümüşhaneli. Adana'da İngilizce öğretmenliği son sınıfta okuyor. Cumartesi günü, Ankara'ya mitinge geleceğini ailesine söylemiyor. Patlamada yaralanarak Numune Hastanesi'ne kaldırılıyor. Yaralanan bacağını kaybetme riski hâlâ devam ediyor.
 
YOĞUN BAKIMDAN NOTLAR GÖNDERİYOR
Annesi Gönül Karakuş "İzin almadığı için çok pişman. Yoğun bakımdan hemşireler aracılığıyla kağıda özür notları yazıp gönderiyor. Ayağı kesilir, biz üzülürüz diye teskin etmeye çalışıyor" diyor. Babası Enver Karakuş da "Biz de ona 'Merak etme izin verirdik. Sen kötü bir şey yapmadın, barış istedin' diye moral notları iletiyoruz" diye ekliyor.
 
ÜÇÜNÜ DE OKUTMAK İÇİN SÖZ VERMİŞ
Günay Karakuş, Gönül-Enver Karakuş çiftinin üç kızının en küçüğü. Günay Karakuş'un iki ablası da öğretmen ancak ortancası atanamayan öğretmenlerden.
Enver Karakuş, çocukları doğduğunda üçünü de okutmak için kendisine söz verdiğini aktarıyor ve "Benim gibi ezilmesinler diye okuttum da" diyor.
Okutmak için çektiği zorlukları gözlerinden akan yaşları silerken anlatıyor: "Aile üçe bölündü. Erzincan'da oturuyorduk. İşçi emeklisiyim ama para yetmiyordu. 
 
SİGARAYI BİLE BIRAKTIM
Çocuklarımı okutmak için Erzincan İliç ilçesinde maden ocaklarında çalışıyordum. Kira parası vermemek için eşimi köye gönderdim. Ben de İstanbul'a, 3. Köprü inşaatında çalışmaya gittim. Para harcamamak, çocuklarımın okul harçlıklarını çıkarmak için sigarayı bile bıraktım."
 
TESADÜFEN ÖĞRENMİŞLER
Karakuş çifti, çocuklarının yaralandığını da tesadüfen öğreniyor. Anne Gönül Karakuş, Ankara'daki patlamayı televizyonda görüyor. Kızı Günay Karakuş'u defalarca arıyor ama ulaşamıyor.Durumdan şüpheleniyor ve eşi Enver Karakuş'a haber veriyor. Enver Karakuş da deniyor ama o da haber alamıyor. Enver Karakuş bunun üzerine diğer kızlarını arıyor, durumu anlatıyor. İnternette Günay Karakuş'un arkadaşlarına ulaşıyorlar. Arkadaşları önce bilmediklerini söylüyor ancak aile, Enver Karakuş'un deyimiyle "durumu biliyorlarmış gibi" yapınca arkadaşları inanıyor ve yaralandığını, Numune Hastanesi'ne kaldırıldığını söylüyorlar.
 
DEPREMDEN KURTULMUŞ
Gönül Karakuş, Gümüşhane'den, Enver Karakuş da İstanbul'dan ilk arabaya binip hemen Ankara'ya geliyor. Karakuş ailesi 600'ü aşkın kişinin yaşamını yitirdiği 1992 Erzincan depremin kurtulan depremzedelerden. Depremde oturdukları ev büyük hasar görüyor. Anne Gönül Karakuş ağır yaralanıyor. Günay Karakuş o zaman oldukça küçük. Salondaki televizyon dolabı onun uyuduğu kanepenin üzerine devriliyor. Öldüğü sanılıyor. Ağlama sesi duyulunca yaşadığı anlaşılıyor ve kurtarılıyor.
 Enver Karakuş derin bir iç çekerek, "Yaşayacak, dünyayı görecek ömrü varmış" diyor.
(BBCTÜRKÇE)