Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye İlerleme Raporu’nun yapıcı değil, yıkıcı bir anlayışla hazırlandığını söyledi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen “24. Muhtarlar Toplantısı”nda konuşan Erdoğan, raporun haklı olarak iade edildiğini belirterek özetle şunları kaydetti: 
“Kararın 17. maddesinde güya çevreci hassasiyetler bahanesiyle Türkiye’nin mega projelerinden kaygı duyulduğu ifade ediliyor. Bu talep bizim önümüze Gezi olayları sırasında da getirilmişti. Aynı şekilde 17-25 Aralık darbe girişiminin hedeflerinden biri de Türkiye’nin mega projelerini gerçekleştiren iş adamlarıydı. Batı, mega projelerimize kredi sağlamamak için her türlü cambazlığı yapmışlardı. Savunma sanayi projelerimizi engellemek için lisans haklarından teknoloji transferine kadar çıkartmadık zorluk bırakmadılar. Şimdi de aynı şifreyle İlerleme Raporunda karşılaşıyoruz. Raporda Akkuyu nükleer santralinin durdurulması çağrısı var. Ama bu çağrıyı yapan AB üyesi ülkelerdeki 135 nükleer santrali ne yapacağız? Sakın bu çağrının gerisinde Türkiye’nin enerjideki dışa bağımlılığından kurtulmasından duyulan kaygı yatıyor olmasın...

PROVOKATİF BİR RAPOR
Raporda, Kıbrıs konusunda, Ege’deki sorunlar konusunda aynı sakat yaklaşım var. Yargı bağımsızlığı, ifade, basın ve toplanma hürriyeti konularındaki eleştirilerde aynı sakat bakış açısı. Güneydoğu’da  yaşanan olaylarla ilgili yine benzer yalan yanlış ifadeler. Tabii raporu yazanın akıl danesi HDP’liler olduğu için sonucun bu şekilde çıkması şaşırtıcı değil. Hele bir de raporun 1915 olayları faslı var ki tam evlere şenlik. O yüzden de arkadaşlar raporu iade ettiler. Ülkemizin milletimizin ne kadar hasmı varsa rapora dercetmişler. Bu provokatif bir yaklaşımdır.
sabretme dönemi bitti
HDP’ye de yüklenen Erdoğan şöyle dedi: “Bayraktan, ezandan, camiden, İstiklal Marşı’ndan rahatsız olan, vatandaşlarımızın sakalından, kıyafetinden rahatsız olan bir parti, bu toprakların partisi olamaz. Sabretme dönemini geride bıraktık. Artık harekete geçme zamanı, dokunulmazlık bunun ilk adımı olacak. Bu milletin huzuruna kimsenin kastetmeye hakkı yoktur. Sonuna kadar tüm güvenlik güçlerimizle üzerine üzerine gidiyoruz, gideceğiz. Eğer bunu başaramazsak yazıklar olsun, bunu başaracağız.

NE HALE DÜŞTÜLER
Paralel Yapı da artık PKK ve HDP safına katılmış, el ele vermişler. Amerika’da Ermenileri, PKK’lıları ve onların bir parçası haline dönüşmüş olan HDP’lileri, paralel devlet yapısının oradaki simalarını Türkiye’ye karşı, bize karşı eylem yaparken görünce inanın içim acıdı biliyor musunuz? ‘Eyvah’ dedim. Ne hallere düştüler ya.”