Canan Eraslan - Bireyler olarak kutladığımız birçok ‘sözde özel’ gün var. Sevgililer Günü, Anneler Günü, Babalar Günü... İnsanların aile yapısı ve hayat tarzına göre bunlar çoğalır ya da azalır. Bir de evli çiftlerin tanışma, nişan, evlilik yıl dönümleri var. Ha bir de doğum günleri tabii. Biri hiç önemsemezken, diğeri için ‘vazgeçilmez kutlama sebebi’ olan günler bunlar. Fakat özel ilişkilerde her nedense her zaman kadın hediye bekleyen, erkek hediye alan taraf. Hatta bu yüzden nice kavgalar çıkıyor, ayrılıklar yaşanıyor kim bilir!..
Hemcinslerim kızacak belki ama, bir evlilik yıl dönümü varsa, o evlilik bir kadın ve bir erkek tarafından yapılmıştır değil mi? Cevap ‘evet’ olduğuna göre, o evliliğin neden kadın tarafı hep hediye bekleyen, sürpriz bekleyen oluyor da, erkek unuttuğunda, beklenen inceliği göstermediğinde ya da hediyesi beğenilmediğinde yerden yere vuruluyor?

HEDİYE BENİMLE İLGİLİ OLSUN
Nedeni belli. Bunu uzmanlar da söylüyor. Çünkü kadınlar yıl dönümlerinde, Sevgililer Günü gibi günlerde hediye almayı hak gibi görüyor. ID Kurucusu Hatice Yıldıran, bu beklentinin kişiler arasındaki ilişki ve hatta aile yapısı üzerindeki etkisinin büyük sorunları beraberinde getirdiğine dikkat çekiyor. Hatta çiftlerin en çok Sevgililer Günü’nde problem yaşadığını da ifade ediyor. Evet, erkek hediye alsa da almasa da suçlu olabiliyor. Kadınların çoğu “Hediye evle değil benimle ilgili olsun” diyor. Kadınların yarısından fazlası ise beklentisi karşılanmadığı için Sevgililer Günü’nü eşine kırgın olarak geçiriyor ve bu kırgınlık daha da uzayabiliyor. Ben derim ki, gelin hediyeyi sevgi göstergesi olarak görmeyelim. Çok pahalı bir hediyeyi verirken gözdeki sevgisiz ifade, o değeri sıfıra indirebilir. En iyisi manevi alanımızı genişletmek.