BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yüreğimiz yanıyor...

Yüreğimiz yanıyor...

Merhaba. Son günlerde daha çok güncel konuları sizlere aktarmak istediğimden kendi yazılarıma ara vermiştim. Köşemde sizlere ulaşabilmeyi hislerimi, fikirlerimi sizlerle paylaşmayı bir hayli özlemiştim. Sizlerle tekrar buluştuğum için mutluyum.



Merhaba. Son günlerde daha çok güncel konuları sizlere aktarmak istediğimden kendi yazılarıma ara vermiştim. Köşemde sizlere ulaşabilmeyi hislerimi, fikirlerimi sizlerle paylaşmayı bir hayli özlemiştim. Sizlerle tekrar buluştuğum için mutluyum. Bugün, 17 Ağustos 2000. Bir “felaketin” yıldönümü. Yaraları hâlâ sarılmaya çalışılan, hepimizde derin izler bırakan zor günlerin ardından bir yıl geçti. Herkes kendi yaşadığı acıları en dayanılmaz zannedermiş. Deprem ertesi kaleme aldığım yazımı okuyunca anladım ki; bütün milletimiz gibi bende günün dehşetinden fazlasıyla etkilenmiş, o günler hiç geçmeyecek sanmışım. Oysa, zamanın öğütücü gücü karşısında hiçbir acı dayanamıyor; her şey törpüleniyor; yaralar kabuk bağlıyor. Halbuki ne canlar yitirdik. Kurtulan yaşadığına sevinemedi. Ana, baba, kardeş, eş, çocuk olmayınca, yıkıntılar arasından sağda çıkılsa hayat ölümü andırıyordu. “Afet” zaman zaman yine kendini hissettiriyor. Bir müddet yine korkuyla yaşıyor, tedbirler düşünüyor, kendimize çeki düzen vermeye çalışıyoruz. Sonra yine unutuyoruz. Belki de “unutmak” yüce Allah’ın bize bahşettiği en büyük nimetlerden biri. Aksi halde hayat ne kadar zor olurdu. Unutmak gerekiyor. Ama neleri? Acıları unutmak, ama acı çekenleri hep hatırlamak zorundayız. Yüzlerce kimsesiz çocuk kaldı; onlar bizden “şefkat” bekliyor. Yıkılan evlerimizi unutalım artık. Ama o evlerin niye yıkıldığını, başka memleketlerde, belki bir sokak ötede aynı şiddette depreme maruz kalan binaların niye yıkılmadığını unutmayalım. Şuurlu vatandaşlar olalım. Bize ev yapanlardan “zemin etütü, statik hesabı” soralım. Bilgiye, bilgiliye saygı duyalım. Yardımlarda yaşanan aksaklıkları unutalım. Ama ilk yardım konusunda şuurlanalım. Bu konuda çalışan resmi ve sivil kuruluşları destekleyelim. “Aç” geçen geceleri, “bir lokma” için beklenilen kuyrukları unutalım. Ama “aç gözlü” olmamak gerektiğini asla unutmayalım. “İki kat” ruhsatı verilen bir yere beş katlı bina yapmayalım. Acılara boşver diyelim; ama “boşverici” olup da “şu binaya bir de teras kat yapsak ne olur” demeyelim. Ateş düştüğü yeri yakarmış. 17 Ağustos 2000 günü ateş milletçe hepimizin içine düşmüştü. Bir sene sonra dualarımız bir daha böyle yanmamak için. “Deprem kaçınılmaz, depremlerle yaşamaya alışalım, yine olacak” diyorlar. Rabbim; sen ol demeden hiçbirşey olmaz. Sen milletimizi afetlerden koru. Sevgiyle kalın... * * * Güzel görünmek her şey değil Kişinin kendisine ve çevresine saygısında kişisel bakımın çok önemli bir yeri vardır. Bildiğiniz gibi yaz aylarında havaların ısınmasıyla birlikte terlemeye bağlı olarak, kötü kokular gibi bazı problemler de kendini göstermeye başlar. Terleme vücut ısısının belli bir düzende kalması amacıyla vücudun kendini korumasıdır. Hormonlarında etkisiyle özellikle gençler daha fazla terler. Ter bezleri aşırı ısınma veya stres anında, vücut ısısını normale indirmek için devreye girer. Vücut tamamıyla terler, fakat yoğun ter bezlerinin bulunması ve vücudun en sıcak bölgelerden birisi olması dolayısıyla terleme daha çok koltuk altlarında görülür. Ter nemli ve sıcak ortamları seven bakteriler için çok elverişli bir ortam oluşturur. Hızla çoğalmalarına yol açar, sonrasında kötü kokular bakteri üremesinin kaçınılmaz sonucu olarak ortaya çıkar. İnsan vücudu her zaman terlemesine karşın, yazın ısının da etkisiyle daha fazla terlediği için daha dikkatli olmak gerekir. Bu işle başetmenin yolları ise son derece basit ve maliyetsiz. İşte size bir kaç ipucu * Sık sık duş alın. * Duşa o an için imkan yoksa, sabunla koltuk altlarını yıkayın. * Çok fazla maliyeti olmayan ama terlemeyi kesen deodorantlardan bir tane edinerek, korunabilirsiniz. *Deodorantlar temiz cilde direkt uygulanmalıdır. Deodorantların kazak, atlet ve gömlek üzerine uygulanması yanlış olur ve sonuç vermez. *Deodorantlar terleme nedeniyle vücutta oluşan istenmeyen kokulardan arınmak için kullanılır ve dolayısıyla günlük yaşamın bir parçasıdır. Parfüm ise sadece güzel ve çekici kokmak için kullanılır, terlemeye etkisi yoktur. Eğitime Destek Kredisi Sevgi gençler, “İngiltere’ye dil eğitimine gitmek istiyorsunuz ancak yeterli paranız yok. Borç almak istiyorsunuz öyle bir imkanınız da yok.” Kentbank bu noktada imdadınıza yetişiyor ve düşük faizle “eğitim kredisi” veriyor. Banka yetkilileri, İngiliz Kültür Müsteşarlığı tarafından tanınmış İngiltere’deki lisan okulları ile üniversitelere eğitim amaçlı gidecek Türk vatandaşlarına verilecek kredinin yanısıra, isteyenin cep harçlığı da alabileceğini söylüyorlar. Daha ayrıntılı bilgiyi Kentbank şubelerinden edinebilirsiniz, bizden duyurması. Okuyucu Mektupları Başarmak için istemek gerek... Kayseri’den yazan sevgili okuyucumuz Yusuf Bey, sizin ve çevrenizin köşemize göstermiş olduğunuz ilgiye çok teşekkür ederim. Mektubunuzda köşemizin daha sık yayınlanıp yayınlanamayacağı hususunda görüş bildirmişsiniz. Benzer isteği, zaman zaman diğer okuyucularımızdan da dile getirenler oluyor. Ancak bildiğiniz gibi gazetemiz, okuyucularına daha faydalı olabilmek için bitmek bilmez bir gayret içerisinde ve bu nedenle her güne, farklı bilgileri içeren konuları yerleştirmiş durumda. Bu şartlar altında, bize anlayış göstereceğinizi umuyorum. “Hırslı olmak dezavantaj mıdır?” sorunuza gelince; ölçüsünde, çevreye zarar vermeyen bir hırsın kimseye hiçbir zararı yoktur. Aksine kişiyi daha iyi işler yapmaya teşvik eder. Nitekim sizde de öyle olmuş. İlkokulu bitirdikten sonra, geçen uzunca bir sürenin ardından ortaokulu ve liseyi bitirmeniz ve bu yıl üniversite sınavındın hiç te küçümsenemeyecek bir puan almanız, çeşitli işlerdeki çabanız bunun en güzel ispatı. Henüz gençsiniz, üniversite tahsili yapabileceğiniz gibi, AÖF’ne gidebilir, aynı zamanda da işinize devam edebilirsiniz. Diğer taraftan yazı yazmaya devam edin, ancak bol bolda kitap okuyun. Yazım kaabiliyetiniz daha da artar. Geleceğe güvensiz bakmayın, çalışın ve kendinize güvenin. Sizin gibi azimli bir insan için “karamsarlık” gelip geçici bir his olmalıdır. Ayrıca, arkadaşlarınıza olan bağlılığınızdan hiç te şikayetçi olmayın. Dost denilen kişi arkadaşına gerçekten destek olan, ona samimi duygularla bağlanmış kişidir. Mutlu ve başarılı günler dilerim. Bütünleme sınavı isteği Okuyucumuz Sayın Osman Arslan’a bir öğrenci velisi olarak, Milli Eğitim Bakanlığı yetkililerine sesleniyor ve diyor ki; “Çeşitli sebeblerden dolayı, yıl sonunda derslerinden başarısız olan öğrencilere eskiden olduğu gibi Eylül ayında, bir sınav şansı daha verin ve onların okul yaşamından kopmalarına mani olun.” İlgililere duyurulur!... Her tür soru ve sorunlarınız için Adres: Türkiye Gazetesi, Genç Türkiye Köşesi, 29 Ekim Cad. No. 23 Yenibosna/İstanbul Faks: 0212 454 20 30 E-Mail: Betbay@apexmail.com
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 95299
    % 1.36
  • 5.7854
    % -0.59
  • 6.5912
    % -0.03
  • 7.3609
    % -0.45
  • 261.981
    % 0.05
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT