Mısır’da yetişen hadis âlimlerinden. İsmi, Abdülgani bin Sa’id bin Ali bin Bişr bin Mervan bin Abdülaziz bin Mervan el-Ezdi el-Mısrî’dir. Künyesi, Ebu Muhammed’dir. 332 (m. 944) senesi Zilkade ayında doğdu. Birçok âlimden ilim aldı. Zamanında, Mısır’ın en büyük hadis âlimlerinden oldu. Çok faydalı kitaplar telif etti. 409 (m. 1018) senesi Safer ayının yedinci günü Mısır’da vefat etti. Hadis ilminde, zamanının en meşhur hafızlarından dır. Yüz binden çok hadis-i şerif ezberlemişti. Mısır’da 342 (m. 953) senesinde, Osman bin Muhammed es-Semerkandî’den ve Ahmed Sirafî’den, Abdurrahman bin Ca’fer bin el-Verd’den, Ahmed bin İbrahim bin Camî’den, İbn-i Atiyye’den, Ya’kub bin Mübarek’ten, Hamza bin Muhammed’den ve ayrıca Şam’da; Ebu Bekr el-Meyancı’dan, müezzin Fadl bin Ca’fer’den ve onların asrındaki âlimlerden ilim alıp, hadis-i şerif dinlemiştir. Kendisinden de; Muhammed bin Ali es-Surî, Abdurrahman bin Ahmed el-Buhârî, Ebu Ali el-Ahvazî, Ebu İshak-ı Numanî ve daha birçok âlim ilim alıp hadis-i şerif rivayet ettiler.
Büyük hadis âlimi Berkânî anlatıyor: Mısır’dan geldiği zaman hafız Dare Kutnî’ye; “Orada senin yolunda giden ve ilimden bir şeyler anlayan bir kimseyi gördün mü?” diye sordum. O da bana; “Mısır’da benim yolumda yürüyen, ancak bir genci gördüm ki, kendisine Abdülgani deniliyordu ve sanki ateşten bir parçaydı. Çalışması övülüyor ve ismi de hep yükseliyordu.” diye cevap verdi.
Abdülgani hazretleri 409 (m. 1018) senesi Safer ayında vefat ettiğinde, cenaze namazına pek çok kimse katıldı. Kendisi için gaipten; “Bu, Resulullah’ın hadis-i şeriflerini büyük bir dikkat ve titizlikle ezberleyip gözeten bir zat tır.” diye bir nida geldi diye nakledilmiştir.
Abdülgani bin Sa’id hazretleri, Enes bin Malik’ten şöyle rivayet eder: “Biz, Resulullah ile çok sıcak bir günde namaz kılıyorduk. İçimizden biri, yere secde etmek istediğinde, yer çok sıcak olduğu için, elbisesinin bir kenarını yere serip onun üzerine secde ederdi. Resul-i Ekrem bu durumu görünce sükut etti.”
Abdülgani hazretleri bu yurdu ki: “Kendisine zarar veren şeye sevinen kimse, ne zaman ve nasıl felah bulur?”
Mansur bin Ali et-Tarsusî diyor ki: “Dare Kutnî, Mısır’da bizim yanımızdan ayrılmak istediği zaman, onunla vedalaştık ve ağlaştık. Bize dedi ki: ‘Niçin ağlıyorsunuz? Sizin yanınızda, bizim yerimize Abdülgani bin Sa’id vardır.’”
Atikî diyor ki: “Abdülgani, hadis ilminde zamanının imamı idi. Hafızası kuvvetli, sağlam, güvenilir bir ravi idi. Dare Kutnî’den sonra, Mısır’da yetişen hafızlardan Abdülgani’nin bir benzerini görmedim.”
Berkânî de; “Dare Kutnî’den sonra, Mısırlı Abdülgani’den daha çok hadis-i şerif ezberleyen kimseyi görmedim.” dediler.
Ebu Abdullah-ı Surî anlatıyor: “Abdülgani bana dedi ki: Müte’lîf ve Muhte’lîf kitabını yazmaya başladığımda, Dare Kutnî bizim yanımıza geldi. Bundan çok şey aldım. Bunu bitirdiğim zaman, benden onu dinlemek için okumamı istedi. Ben de, ‘Onun çoğunu senden aldım.’ dedim. O da; ‘Böyle söyleme. Şüphesiz ki sen onu, benden parça parça aldın. Ben ise toplu olarak almıştım ve onun için de senin hocalarına ait çok rivayetler vardı.’ dedi. Ben de, ona bu kitabımı okudum.”
İbn-i Hallikan anlatıyor: “Onunla Ebu Üsame Cüma de el-Lügavî ve Ebu Ali Mukrî el-Antakî arasında çok sağlam bir sevgiye dayanan arkadaşlık vardı. Darülkütüpte (kütüphane de) toplanırlardı, ilmî müzakereler yaparlardı. Mısır valisi, onun iki arkadaşıni idam ettirmişti. Abdülgani de, onlarla olan arkadaşlığı sebebiyle kendisinin de itham altında kalabileceğini düşünerek bir müddet saklandı. Emniyet hâli sağlanınca ortaya çıktı.”
Eserleri: Eserlerinden başlıcaları şunlardır:
1- El-Müte’lîf ve’l-Muhte’lîf fi Esma’i’r-Rüvat: İki ravi isminin hat (yazı) yönünden aynı, okunuş veya söyleniş bakımından muhtelif olmasıdır. Âlimler arasında büyük değeri olan bir konudur. Bilhassa hadis âlimleri arasında bu çeşit isimlerde hata yapanlar şiddetle ayıplanır. Bu konuda ilk kitabı tasnif eden kimse Abdülgani bin Sa’id olmuştur.
2- Müştebih fi’n-nisbe
3- Adabü’l-Muhaddisîn
4- Kitabü’l-Mütevarîn: Hacılarin korkuları sebebiyle gizlenmelerini anlatmakta dır.
5- Kitabü’l-Gavamid
6- Evhamü’l-Hakim fi’l-Medhal
7- Rubai fi’l-Hadis
8- Cüz’min Fevaidil-Hadis