ABDÜLKADİR UDEH

Abdülkadir Udeh İslam alimi
A- A+

Son devir Mısırlı İslam hukukcusu. 1325 (m. 1907) yılında, Mısır’da fakir bir aile yuvasında dunyaya gelen Abdulkadir Udeh, 1349 (m. 1930)’da Kahire Universitesi Hukuk Fakultesi’nden mezun oldu. Mezuniyetinden sonra sırasıyla hakimlik ve savcılık yapan Udeh, 1371 (m. 1951)’de resmi vazifesinden istifa ederek avukatlık yapmaya başlamıştır.

Udeh’in hakimlik yaptığı sıralarda mahkemede Musluman Kardeşler’i ortadan kaldırma amacına yonelik bir cok dava acılmıştı. Fakat Udeh, İhvan teşkilatının kapatılmasının kanuni olmadığı gerekcesiyle kendisine gelen davalarda beraat kararı verdi. Kral Faruk tahttan indirildikten sonra, Muhammed Necib zamanında yeni Mısır anayasasını hazırlamak uzere kurulan komisyona uye olarak secildi. Komisyon calışmaları sırasında hurriyetleri savunan ve anayasanın İslami esaslara dayandırılmasını isteyen tavırlarıyla dikkat cekti. 1373 (m.1953)’te de ilminin genişliğine ve İslami anlayıştaki ehliyetine guvenildiğinden, kendisine Libya anayasasını İslami esaslara gore hazırlama vazifesi verildi.

Udeh, hukuk ilminde derin ve geniş bir bilgiye sahip olduğu gibi gerek hukuk alanında ve gerekse siyasi mucadelesinde cesur bir karaktere sahipti. İslam ve Yürürlükteki Kanunlar adlı eserinde Kanun Kusura Bakmasın başlığı altında şunları soylemektedir: “Doğrusu uzerimde buyuk bir sorumluluk hissediyorum. O da, beşeri hukuka karşı mazeretimi ortaya koyma mukellefiyetidir. Hukuka karşı mazeret beyan etmek icin benim gibi bir hukukcudan daha evla kim olabilir? Cunku hukuku acıklamak, tatbik etmek, zihinlere yerleştirmeye calışmak saldırı ve tahripten kurtarmak benim gibi hukukcuların vazifesidir. Fakat ben kanuna karşı mazeretlerimi beyan edip karşı cıkıyorum. Kanundan, nizam olması itibariyle ozur diliyorum, ancak dokulduğu kalıplar, dayandığı koksuz prensipler bakımından onu reddediyorum. Ona hucum etmeyi bir vazife biliyorum. Cunku kanun, kanunluktan cıkmış, hakkı haykıranları susturmak icin bir vasıta haline gelmiştir. Doğru soyleyenleri esaret zincirleriyle kelepceleyen, hapishane hucrelerinde curutmeye mahkum eden bir tağut olmuştur.”

Bu ifadelerinde de gorulduğu gibi o, hakimlik ve savcılık hayatında hicbir zaman doğruları soylemekten cekinmemiş ve doğru bildiğini uygulamaktan da geri kalmamıştır. Siyasi baskılar ve maddi kaygılar onu yolundan, doğru bildiğini soylemekten alıkoymamıştır. Ondan herhangi bir talepte bulunan cumhurbaşkanı dahi olsa o bu isteği İslam’a ve Muslumanların menfaatine uygun bulmadığında reddediyordu.

Abdunnasır’ın İngiltere ile imzaladığı antlaşmayı Musluman Kardeşler adına inceleme vazifesinin Abdulkadir Udeh’e verilmesi uzerine hazırladığı raporda, İngiliz menfaatlerini koruduğu ve İngiliz işgaline zemin hazırladığı gerekcesiyle antlaşmaya karşı cıktı. Abdunnasır da Udeh’den bu antlaşmanın kanuni yonunu incelemesini istemişti. Ancak Udeh Amerikan ve İngiliz menfaatlerini koruma uğruna bolgenin harp ve sıkıntıların icine sokulacağı gerekcesiyle Abdunnasır’ın bu talebini reddetti. Onun bu yondeki raporu Abdunnasır ile Musluman Kardeşler ve bizzat Abdulkadir Udeh arasındaki ucurumun buyumesinde etkili olmuştur.

Abdulkadir Udeh hukuk ilminin yanısıra İslami ilimlerde de derin bir bilgiye sahipti. Abdulkadir Udeh’in en onemli eseri İslam Ceza Hukuku alanında yazılan Et-Teşriu’l-Cinaiyyu’l-İslamî Mukarinen bi’l-Kanuni’l-Vaz’î adlı eseridir. Bu eser Mukayeseli İslam Hukuku ve Beşeri Hukuk adıyla dort cilt olarak Turkce’ye tercume edilmiştir.

Yukarıda belirtilen bircok sebepten ve ozellikle de resmi vazifesini terkederek kendisini tamamen İslami calışmalara vermesi, kararlılıkla ve cesaretle davasını savunması dolayısıyla 1374 (m.1954)’de beş arkadaşıyla birlikte idam edilerek şehit edilmiştir. Ancak asılarak şehid edilirken bu sebeplerden hic birisi gundeme gelmemiştir. Bilakis o hic alakası olmayan bir sucla; Abdunnasır’a suikaste teşebbusle itham edilerek hakkında idam kararı verilip asılmıştır.

Darağacına yaklaştığında şoyle diyordu: “Ben Allah’a kavuşmaya gidiyorum. Onun icin ister yatağımda, ister savaş meydanında, isterse esir veya hur olarak oleyim hic onemli değildir.” Hazır bulunanlara hitaben de şunları soyledi: “Bana şehadeti nasip eden Allah’a şukrediyorum. Şunu bilin ki benim kanım sizin inkilabınızı boğacaktır.”

Eserleri:

  1. 1
    Et-Teşriu’l-cinâiyyu’l-Islâmî. İslam ceza hukukunu diğer hukuk sistemleriyle karşılaştırarak inceleyen bu eser iki cilttir.
  2. 2
    El-Mal ve’l-hükm fi’l-İslâm.
  3. 3
    El-İslâm ve evdâune’s-siyâsiyye.
  4. 4
    El-İslâm ve evdâune’l-kânûniyye.
  5. 5
    El-İslâm beyne cehli ebnâih ve aczi ulemâih.
Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
Rehber İnsanlar Sayfası