Hanbelî mezhebi fıkıh âlimi ve muhaddis. İsmi Abdullah bin Hasan (Hüseyin) bin Abdullah bin Abdülganî bin Abdülvahid el-Makdisî es-Salihî’dir. Lakabı Şerefeddin olup Ebu Muhammed künyesi ile tanınırdı. 646 (m. 1248) senesinde doğdu. 732 (m. 1331) senesi Cemaziyelahir ayının dördüncü gününün sonuna doğru, evinde akşam namazı için abdest alırken vefat etti. Ertesi gün Şam’da Şeyh Ebu Ömer’in türbesine defnedildi. Cenaze namazında çok kalabalık bir cemaat bulundu.
Küçük yaşta iken, Muhammed bin Sa’d, Meklu bin Allan ve daha başka âlimlerden ilim öğrendi. Muhammed bin Abdülhadî, Beldanî, Hatib-i Merda, İbrahim bin Halil gibi birçok âlimden Kur’an-ı Kerim’in kıraatini ve hadis-i şerif dinleyip öğrendi. Bunlardan hadis-i şerif rivayet etti. Birçok âlim ona icazet verdi. İlim öğrenmekte çok gayretliydi. Fıkıh ilminde herkesin müracaat kaynağı oldu. Müftülük makamına yükseldi. Sorulan dinî suallere fetva verirdi. Kardeşinin kadılığı zamanında, ona naiplik (yardımcılık) vazifesinde bulundu.
Bir müddet de İbn-i Müslim’in kadı naibi olarak çalıştı. Ömrünün sonlarına doğru kadılık vazifesini müstakil olarak yürüttü. Bir seneden fazla kadılık vazifesinde kaldı. Sahibiyye Medresesi’nde ders okuturdu. Sadriyye ve Âlimiyye medreselerine, sonra da Eşrefiye Medresesi’nin hadis meşihatına (rektörlüğüne) tayin edildi.
Hanbelî mezhebi fıkıh âlimlerinin büyüklerinden olan Abdullah bin Hasan el-Makdisî, zamanının bir tanesiydi. Hayır ve hasenat sahibiydi. Yüksek faziletlerle süslenmişti. Çok güzel Kur’an-ı Kerim okurdu. Kadılık hizmetlerinde adaletten ayrılmaz, hüküm vermesi herkes tarafından takdir ve methedilirdi.