ABDULLAH HABRÎ

Abdullah bin İbrahim Hadis ve fıkıh âlimi
A- A+

Hadis, lügat, edebiyat, ferâiz, matematik ve Şafiî mezhebi fıkıh âlimi. Künyesi, Ebu Hakim olup; ismi, Abdullah bin İbrahim bin Abdullah’tır. İran’da Şiraz yakınlarında bir köy olan Habr’e nisbetle Habrî ve Şirazî denildi. Doğum tarihi bilinmemektedir. 476 (m. 1083) yılında Bağdat’ta vefat etti.

Küçük yaşta, dinimizin temel bilgilerini öğrenen Ebu Hakim Habrî, zamanın meşhur Şafiî fıkıh âlimlerinden Tabakat sahibi Ebu İshak Şirazî ve Hüseyin bin Muhammed Vennî’den fıkıh ilmini tahsil etti. Ebu Muhammed Cevherî ve daha birçok âlimden de hadis-i şerif dinleyip, ilim öğrendi. Hadis-i şerif dinlemek için seyahat etti. Pek çok hadis-i şerif işitti. Çok az rivayette bulundu. Duyduğu hadis-i şerifleri yazıp ezberledi.

Miras taksiminde, temel ilimlerden olan fıkıh ve matematik ilimlerini iyi öğrenip, ferâiz ilminde meşhur oldu. Onun bilhassa ferâiz (miras taksimi) ilminde çalışmasının sebebi; Resulullah’ın; “Ferâiz ilmîni öğrenmeye çalışınız! Bu ilmi gençlere öğretiniz! Ferâiz ilmi, din bilgisinin yarısı demektir. Ümmetin en önce unutacağı, bırakacağı şey, bu ilim olacaktır.” buyurmasıdır. Bu ilmin unutulmasını önlemek, gençlere öğreterek emri Nebevî’yi yerine getirmekti.

Ebu Hakim Habrî gayret ve tevekkülü, Müminlerin duası ve Allahü tealanın inayetiyle ilmini arttırdı. Kur’an-ı Kerim’i doğru okuyup, din ilimlerini iyi öğrenmek için, Arapçanın lügat, nahiv ve edebiyatı üzerinde çok çalıştı. Zamanında, Bağdat ve çevresinde bir Müslüman vefat ettiği zaman, hiçbir kimse meyyitin malına dokunmaz, bir taraftan da hemen Ebu Hakim Habrî davet edilirdi. Ebu Hakim Habrî, meyyiti iğneden ipliğe kadar malı varsa yazardı, mirasçılara taksim ederdi. Böylece, mirasçıların haksız olarak meyyitin malından kullanması ve haram yemeleri önlenmiş olurdu. Kardeş kardeşe düşman olmaz, herkes hakkına razı olur, kanaat ederdi.

Hattı (elyazısı) çok güzeldi. Pek çok kitap ve Kur’an-ı Kerim yazdı. Yazarken vefat etti. Hep Allahü tealanın rızası için çalışırdı. Müslümanların işlerini kolaylaştırır, onların dinî meselelerini halleder, dünya işlerine yardımcı olurdu. Yazmış olduğu Kur’an-ı Kerimleri Müslümanlara hediye eder, kazancının çoğunu fakirlere sadaka olarak dağıtırdı. Güzel ahlâkı ve tatlı sözleriyle insanlara tesir eder, nasihatları dinlenirdi. Birçok kimsenin günahına tövbe edip, salih Müslüman olmasına vesile oldu. Pek çok talebe yetiştirdi. Bu talebelerden biri de, torunu Ebü’l-Fadl bin Nasr idi. O dedesinden pek çok nakiller de bulundu.

Eserleri: Birçok kitap yazıp, daha önce yazılmış eserlere şerhler yapan Ebu Hakim Habrî’nin ferâiz ilminde Telhis’i meşhurdur. Divan-ı Hamase, Divan-ı Buhterî, Divan-ı Mutenebbi ve Divan-ı Şerif Radî’ye şerhleri vardır.

Torunu Ebü’l-Fadl bin Nasr anlatır: “Dedem Ebu Hakim Habrî, çok Kur’an-ı Kerim yazar, insanlara hediye ederdi. Vefat ettiği günde Mushaf yazmaktaydı. Elinden kamış (kalem) bırakıp arkaya yaslandı. ‘Vallahi ölüm çok güzeldir.’ deyip, ruhunu teslim etti.”

Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
Rehber İnsanlar Sayfası