ABDÜRRAHİM TIRSÎ

Abdürrahim Tırsî Veli ve şair
A- A+

Anadolu’nun büyük velilerinden ve tekke edebiyatının kudretli şairlerinden olan Abdürrahim Tırsî hazretleri, 15. yüzyılın sonu ile 16. yüzyılın başında yaşamış, İznik’in manevi kandillerinden biri olmuştur. 927 (m. 1520) yılında İznik'te vefat eden Tırsî, hocası ve kayınpederi Eşrefoğlu Rumî'nin halifesi olarak Kadirî yolunu sürdürmüştür.

Abdürrahim Tırsî’nin hayatındaki en meşhur kıssalardan biri, gençliğinde Hızır aleyhisselam ile görüşme arzusudur. Hocası Eşrefoğlu Rumî'nin irşadıyla, pazardan elma alırken karşılaştığı ve bir elmasını alan zatın Hızır olduğunu ancak o an fark edemediğini öğrenmiştir. Daha sonra hocasının işaretiyle "Yaylak" denilen mevkide Hızır aleyhisselam ile tekrar görüşmüş, ondan dua almış ve Hızır'ın şu uyarısıyla hocasına olan bağlılığını perçinlemiştir: "Hizmetinde olduğun zatın (Eşrefoğlu Rumî) kadrini bil."

Bereketli Çorba: Yaylak’ta cami inşaatı için ormana gidildiğinde, küçük bir tencere çorbaya Fatiha okuyarak tüm cemaati doyurmuş, ancak tenceredeki çorba hiç eksilmemiştir.

Kudret Sofrası: Ormanda yörük suretinde gelen ve nefis yemekler ikram edenlerin aslında melekler olduğunu keşif yoluyla haber vermiştir.

Sultan Selim Müjdesi: II. Bayezid’den sonra tahta kimin geçeceği tartışılırken, Şehzade Korkut yerine Şehzade Selim’in (Yavuz Sultan Selim) padişah olacağını, Al-i Osman neslinin devamı için bunun ilahi rıza olduğunu manen müjdelemiştir.

Abdürrahim Tırsî, Yunus Emre ve Eşrefoğlu Rumî ekolünü devam ettiren bir "Tekke Şairi"dir. Şiirlerinde sade bir Türkçe ve tasavvufi bir derinlik hakimdir.

Temalar: Günahlarından duyduğu pişmanlık, ilahi aşk, ahir zaman fitneleri ve namazın önemi şiirlerinin ana eksenini oluşturur.

Vasiyeti: "Ya İlahî" nakaratlı ilahisi asırlarca Kadirî dergahlarında okunmuş, müritlerin gönlünde taht kurmuştur.

"Geçmiş günahımı ansam / Ele divit kalem alsam / Kıyamete değin yazsam / Tükenmeye ya İlahî!"

Vefatından sonra kabri başında gerçekleşen hadise oldukça ibretliktir. Gözleri görmeyen siyah bir köpeğin kırk gün boyunca kabre yüz sürmesi ve sonunda gözlerinin açılması, halk arasında onun manevi tasarrufunun bir nişanesi olarak görülmüştür. Kabri, İznik’te Eşrefoğlu Camii haziresinde, hocasının ayak ucundadır.

Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
Rehber İnsanlar Sayfası