Son devir Osmanlı alimlerinden. İsmi Ahmed Şirani Efendidir. Babası Zurra’dan Mahmud Ağadır. 1297 (m. 1879) senesinde Şiran kazasının Karaca köyünde doğdu. Medrese tahsilini bitirerek 1909 senesinde icazet, diploma aldı. Muderrislik imtihanını başarı ile verdi. Daru’l-Hikmeti’l-İslamiyye memuriyeti, Ceride-i İlmiyye Mudurluğu yaptı. 1334 (m. 1916)’da da Sahn Medresesi fıkıh muderrisliğine tayin edildi. 1339 (m. 1920)’de Medresetu’l-İrşad muduru oldu. 1341 (m. 1922)’de Konya İmam ve Hatip Mektebi mudur ve muallimliği, 1924’te İstanbul İmam-Hatip Mektebi hocası oldu. Vefat tarihi belli değildir.
Türkçe, Arapça ve Farscanın yanında Fransızca da bilen Ahmed Şirani Efendi, Hayru’l-Kelam ve İ’tisam isimlerinde mecmualar neşretti. Bu mecmualardaki yazılarında devrin reformcu ve mezhepsizleriyle mücadele ederek, cevaplar verdi. Bir ara İttihatcılarca divan-ı harbe verilen Ahmed Şirani, mecmuasında bunlara şöyle cevap verdi:
Bir insan Allah’ı, Peygamberi, din ve mezhepleri inkâr ettikten sonra, “Benim nazarımda din ve mezhep, Kur’an ve hadisten ibarettir.” derse, onda ilim ve irfan, akıl ve idrak, muntazam dimağ, sağlam hafıza bulunur mu?
“Benim nazarımda dört imam denilen muhterem zatlar, İslami ilimlerde rusuh sahibi, derin âlim ve ictihada kâdir, gücü yeten bir âlimden başka bir şey değillerdir.” diyorsunuz. Bunun hilafını, aksini iddia edecek kimse bulunmadığına göre anlatmak istediğiniz bir maksat var. Fakat pek câhil olduğunuz için istediğiniz şekilde anlatamadınız.
Demek istiyorsunuz ki: “Ben onların ilmi şahsiyetlerini tanırım, fakat mezheplerini tanımam.” Artık size ne diyeyim. Açıklanması güç, gizlenmesi güç bir vereme tutulmuşsunuz. Bir mürşidin, yol göstericinin irşad eteğine, bir âlimin ikaz rahlesine (önüne) vakit geçirmeksizin müracaat etmenizi din kardeşliği namına tavsiye ederiz.