Evliyanın büyüklerinden. İsmi, Ahmed bin Mevdud bin Yusuf el-Çeştî’dir. Hace Mevdud Çeştî hazretlerinin oğul, talebe ve halifelerinin en yükseklerindendir. Mübarek babasının teveccüh ve himmetleri ile yetişip, evliyalık yolunda çok üstün derecelere yükseldi. Babasının vefatından sonra, onun halifesi oldu. Babasının makamında, talebeleri yetiştirmekle vakitlerini geçirdi. Herkese karşı şefkatli ve merhametliydi. İstisnasız bütün insanlara karşı iyilik etmek, onlara İslamiyeti tanıtmak, doğru olarak anlatmak için çırpınırdı. Herkesin makbulü idi. Herkes tarafından sevilir, kendisine hürmet edilirdi.
Hace Ahmed bin Mevdud el-Çeştî hazretleri, 507 (m. 1113) senesinde Çeşt beldesinde doğdu. 577 (m. 1181) senesinde orada vefat etti. Kabri doğduğu yerdedir.
Rivayet edilir ki; bir sene hac mevsimi yaklaşırken, Ahmed-i Çeştî hazretleri, bir gece rüyasında Fahr-i kâinat Efendimizi gördü. Kendisine; “Ey Ahmed! Biz sana müştakız, aşıkız.” buyurdu. Sabah olunca, Ahmed bin Mevdud hazretleri, kendisine en yakın üç kıymetli dostu ile yola çıkıp, Mekke-i Mükerreme’ye vardı. Haccın şartlarını eda ettikten (yerine getirdikten) sonra Peygamber Efendimizin mübarek Ravda-i Mutahharasını (kabr-i şeriflerini) ziyaret için Medinei Münevvere’ye gitti. Peygamber Efendimize olan aşkından dolayı, oradan ayrılamadı. Devamlı ibadet, taat ile Allahü tealayı zikretmek ve Resulullah Efendimize salavat-ı şerife getirmekle meşgul oldu. Altı ay orada kaldı.
Ahmed bin Mevdud hazretlerinin hâlini anlayamayan bazı kimseler, onu Ravda-i Mutahhara etrafından uzaklaştırmak istediler. Bu sırada Ravda-i Mutahhara’dan şöyle bir ses duyuldu ki: “Sakın bu kimseyi incitmeyiniz! O, bize müştak (aşık) olanlardandır. Biz de ona müştakız.” Orada bulunanların hepsi bu sözü duydular.
Hace Ahmed bin Mevdud hazretleri, daha sonra Resulullah Efendimizin manevî müsaade ve işaretleri ile Bağdat’a dönüp, evliyanın büyüklerinden Şihabeddin-i Sühreverdî hazretlerinin hanekahına geldi. Şihabeddin hazretleri buna çok izzet ve ikramda bulunup, çok hürmet etti. Orada Bağdat halifesi ile görüştü. Halife kendisini davet etti. Kendisine çok iltifat edip, ikramlarda bulundu. O da, halifeye çok güzel öğütler, hoşa giden nasihatlar verdi ve Allahü tealanın emirlerini yerine getirmenin faziletini, insanlara hizmet etmenin kıymetini anlattı. Bütün nasihat ve tavsiyeleri kabul edildi.
Gideceği zaman, halife kendisine çok hediyeler arz etti ise de, onun hatırı için az bir miktarını kabul etti. Bunları da şehrin dışına çıkınca fakirlere verdi. Kendisi de Horasan’a gidip, orada insanlara İslamiyeti, Allahü tealanın emir ve yasaklarını anlattı.
Çeştî yolu Horasan’da Ahmed bin Mevdud Çeştî vasıtasıyla devam etmiştir.