Hanbelî mezhebi fıkıh ve hadis âlimi. İsmi Ali bin Muhammed bin Ahmed bin Abdullah bin İsa’dır. Künyesi Ebü’l-Hüseyin olup lakabı Şerefeddin’dir. 621 (m. 1224)’te Ba’lebek’te doğup 701 (m. 1301)’de yine burada şehit oldu.
Ali bin Muhammed, Ba’lebek’te Beha Abdurrahman Makdisî’nin yanında bir müddet kaldı. Burada, Abdülvahid bin Meda Erbilî, İbn-i Revaha, babası Şeyh Fakih ve başkalarından hadis-i şerif dinledi. Şam’a gidip geldi. Şam’da; İbni Zebidî, İbn-i Salah, Ca’fer Hemedanî, Mükrim bin Ebü’s-Sakr ibni Şirazî ve başkalarından hadis-i şerif dinledi. Dört sene sonra hadis-i şerif öğrenmek ve ilmini artırmak için Mısır’a gitti. Mısır’da İbn-i Cümmeyzî, İbn-i Revaha, Sarî ve başkalarından hadis-i şerif dinledi. Büyük hadis âlimlerinden Abdülazim Münzirî’nin yanında kalıp ondan icazet aldı. Bilhassa hadis ilmine ehemmiyet verdi. Mısır’a beş defa gitti. Sahih-i Buharî’yi aynen yazdı ve ona çok ehemmiyet verdi.
Sahih-i Buharî’yi, İbn-i Malik’in yanında dinledi. İbn-i Malik de ondan rivayet ederek hadis-i şerif bildirdi. Çok hadis-i şerif rivayet etti. Âlimlerden pek çok kimse ondan hadis-i şerif dinledi. Birzalî ve Zehebî, Şam’da ve Ba’lebek’te ondan çok rivayette bulundu.
Zehebî onun hakkında şöyle der: “Ali bin Muhammed, büyük bir hadis ve fıkıh âlimi olup lügat ilminde de mütehassıstı. Âlimler ve sultanlar ona hürmet ederlerdi. Tevazusu pek çoktu. Fakat çok heybetliydi. Sözü, sohbeti hoş ve tatlı bir zattı. Her fazilet sahibine hakkını verirdi. Güleryüzlüydü. Zamanındaki ilimlerde geniş bilgi sahibiydi. Çok okudu ve yazdı, isimler ve onların zabtına çok ehemmiyet verirdi. Devamlı mütalaa ederdi. Talebeler kendisinden çok istifade etti. Ben de kendisinden faydalandım. Ondan mezun oldum. Rivayet yollarını iyi bilirdi. Dirayet sahibiydi.”
Birzalî de onun hakkında şöyle der: “Ali bin Muhammed büyük bir âlim olup güleryüzlü, güzel görünüşlü, vakar ve sekinet sahibiydi. Birçok faziletlere sahipti. Hadis-i şerifleri lafzı ile ezberlerdi. Manaları da bilirdi. Lügat ilminde pek yükselmişti. Güzel konuşurdu. Herkes ona hürmet ve itibar ederdi.”
Eserleri:
1- Şerhu’l-Camiu’s-sahih, Sahih-i Buharî’nin en doğru nüshasının tesbit edip ona yaptığı şerhtir. Sultan ikinci Abdülhamid Han tarafından bu şerh ve nüsha esas alınarak Hicri 1313’de Sahih-i Buharî’nin baskısı yaptırılmıştır.
2- Avalî
3- Meşihat; 13 bölümden oluşan kitabın sekizinci, dokuzuncu ve onuncu bölümleri elde mevcuttur. Bu bölümleri 2002 yılında Beyrut’ta basılmıştır.