Evliyanın büyüklerinden ve son devir Osmanlı asırlarına damga vuran âlimlerden olan Abdülkadir Ayderusî (1570-1629), Yemen kökenli bir ailenin ferdi olarak Hindistan'da doğmuş; din, fen ve tasavvuf ilimlerinde derinleşmiş müstesna bir şahsiyettir. Lakabı olan "Şemsü'ş-şümûs" (Güneşlerin Güneşi), onun ilim ve irfan dünyasındaki aydınlatıcı rolünü simgeler.
Doğumundan önce babasının gördüğü rüya, onun manevi mertebesinin habercisi olmuştur. Rüyasında Abdülkadir-i Geylânî hazretlerini gören babası, doğacak oğlu için hayır dua istemiş; büyük veli de çocuğun adının "Muhyiddin", künyesinin "Ebu Bekr" olmasını işaret etmiştir. Bu manevi işaretlerin gölgesinde yetişen Ayderusî, küçük yaşlardan itibaren zekasıyla dikkat çekmiştir.
Ayderusî, eğitimine âlim ve veli bir zat olan babasının rahlesinde başlamıştır. Kıraat ilminde uzmanlaştıktan sonra tasavvuf ve zahirî ilimlerde icazet almıştır.
İmam-ı Gazalî hazretlerinin İhyâü Ulûmi'd-Dîn eserine olan hayranlığıyla bilinir. Bu eserin faziletlerine dair özel çalışmalar yapmıştır.
Yemen ve Mısır gibi İslam medeniyetinin o dönemdeki önemli merkezlerine seyahat ederek ilmini artırmış, buralardaki büyük âlimlerle görüşmüştür.
Hindistan'ın Ahmedabad şehrine döndüğünde devrin ileri gelen âlimleri, valileri ve tüccarları onun ders halkasına katılmıştır.
Abdülkadir Ayderusî, tarihten tıbba, tefsirden tasavvufa kadar çok geniş bir yelpazede eserler vermiştir. En meşhur eseri, 10. hicri asrın (16. yüzyıl) biyografik ve tarihi bir panoramasını sunan En-Nurü's-safir'dir.
En-Nurü's-safir, onuncu asırda Yemen, Hicaz ve Hindistan bölgesinde yetişen âlim ve velilerin hayatını anlatan dev bir kroniktir.
Gayetü'l-kurb, Allahü Teâlâ'ya yakınlık dereceleri üzerine tasavvufi bir eserdir.
El-Fethü'l-Kudsî, Ayete'l-kürsi'nin derinlemesine tefsiridir.
Minahü'l-Bârî, Sahih-i Buhârî hatmi vesilesiyle yazılmış bir eserdir.
Divan-ı Şi'r, tasavvufi neşveyle yazılmış şiirlerini içerir.
1038 (m. 1629) yılında Ahmedabad'da vefat eden Ayderusî'nin kabri, bölge halkı ve ilim yolcuları için önemli bir ziyaret merkezidir. Hayatı boyunca annesine olan hürmeti ve cömertliğiyle örnek olmuş, son nefesinde Kelime-i Tevhid ile dünyadan ayrılmıştır.