Havran civarında yaşayan velilerden. Doğum ve vefat tarihi belli değildir. Sekizinci asırda yaşamıştır. Hayatı hakkında kaynaklarda fazla bilgi yoktur. Zamanın âlimlerinin sohbetlerinde bulunarak kemale geldi.
Davud Sumadî bir gün hizmetçisine: “Muharebemiz var, bana silahlarımı getir.” buyurdu. Giyinip silahlarını kuşandıktan sonra evinden dışarı çıkıp gözden kayboldu. Bir süre sonra elbiseleri çeşitli yerlerinden parçalanmış olduğu halde geri döndü. Hizmetçisine; “Ellerime su dök yıkayayım.” buyurdu. O anda hizmetçisi onun ellerinin dirseklerine kadar kan içinde olduğunu gördü ve merakla; “Efendim! Bu hâl nedir?” diye sual etti. O da; “Evladım, şu anda Akka'yı fethettik!” dedi. Sonra Akka'nın fethinin Şeyh Davud'un elini yıkadığı vakitte tamamlandığı öğrenildi.
Zamanın şarkıcılarından biri, Davud Sumadî'nin yanında tövbe etti. Bunun üzerine Davud Sumadî, ona bir misvak hediye etti. O şahıs bir müddet sonra bir kafile ile Şam'a gitmek üzere yola çıktı. Yolculuk sırasında, kervandan birisi ondaki misvağı görünce istedi, o da verdi. Misvağı alan şahıs, misvak ile alay etti ve edebe aykırı hareketlerde bulundu. Sonra başka birisi de misvağı isteyince ona attı. Fakat isteyen yakalayamadı. Bir süre sonra ikisi de yaptıkları bu hareketlerin cezasını çekti. Misvağı isteyip de yakalayamayan, vücutta su birikmesi hastalığına yakalanarak öldü. Diğerinin ise karnı büyüyüp hamile kadınlara döndü. Bir süre sonra da öldü.