EBU MUHAMMED ET-TEMİMÎ

Rızkullah bin Abdülvehhab et-Temimî el-Bağdadî Bağdat'ta yetişen fıkıh âlimlerinin en büyüklerinden
A- A+

Bağdat'ta yetişen fıkıh âlimlerinin en büyüklerinden. İsmi, Rızkullah bin Abdülvehhab et-Temimî el-Bağdadî olup, künyesi Ebu Muhammed'dir. Hanbelî mezhebi âlimlerindendir. 401 (m. 1011) senesinde doğdu. 488 (m. 1095)'te Cemaziyelevvel ayı ortalarında Bağdat'ta vefat etti. Cenaze namazını oğlu Ebü'l-Fadl kıldırdı ve halifenin izni ile Bab-ı Meratib'de defnolundu. Kur'an-ı Kerim'in kıraatini, Ebü'l-Hasan el-Hammamî'den okudu. Ebü'l-Hasan İbnü'l-Mutim, Ebu Ömer bin Mehdi ve başka büyük zatlarla görüşüp sohbet etti, kendilerinden ilim öğrendi. Tasavvufta, Ebu Abdurrahman es-Sülemî'den icazet (diploma) aldı. Kendisinden de birçok kimseler ilim öğrenip istifade etmişlerdir. İsmail et-Temimî, Ebu Sa'd bin el-Bağdadî, İbn-i Nasır Muhammed bin Tahir kendisinden ilim öğrenen zatlardan birkaçıdır. Fıkıh, tefsir, hadis, feraiz, lügat, edebiyat ve diğer ilimlerde derin âlimdi. Zamanında bulunan âlimlerin büyüğü, üstünü idi. İlmi, edebi ve ahlâkı gibi, sureti de çok güzeldi. Herkese iyilik ederdi. Bunun için herkes tarafından sevilir, hürmet edilirdi.

İbn-i Ukayl diyor ki: “Her ilimde âlim olan Ebu Muhammed et-Temimî, kendilerinden ilim öğrendiğim hocaların en büyüğüdür. Zamanında bulunan âlimler arasında derecesi çok yüksek olup, onların en âlimi, efendisiydi. Ders okutmakta, insanlara vaaz ve nasihatla Allahü tealanın dinini anlatmakta ve başka üstünlüklere sahip olmakta, Ahmed bin Hanbel hazretlerinin mezhebinde bulunan âlimlerin en ileri gelenlerindendi. İbaresi ve görüşü keskin, yazısı ve fetvası çok kıymetli ve muteber idi. Vaazları çok güzeldi.” Cami-i Mansur'da vaaz eder, fıkıh öğretir, fetva verirdi. Birçok insanlar kendisinden istifade ederlerdi. Herkes, onun ilminden bir şeyler öğrenebilmek için uğraşırdı. Öyle ki, kendisinden vaaz dinleyenler, fetva isteyenler ve fıkıh öğrenmek isteyenler, ayrı ayrı ders halkası meydana getirirlerdi. O da, bunların hepsi ile ayrı ayrı meşgul olurdu. Bunlar ile olan meşguliyeti bitince, Cami-i Kasr'a gidip orada hadis-i şerif rivayet ederdi. Recep ve Şaban aylarında, arefe ve aşure günlerinde olmak üzere, her sene dört defa İmam-ı Ahmed bin Hanbel hazretlerinin kabrini ziyarete giderdi. Orada bulunan ahali, onun geleceği zaman toplanır, kendilerine vaaz-ü nasihatte bulunmasını isterler, o da kabul ederdi.

Ebu Âmir el-Abdevî diyor ki: “Rızkullah et-Temimî âlimlerin üstünlerinden, zarif ve latif bir zattır. Büyüklüğünü anlatan hadiseler, tatlı ve kıymetli sözleri çoktur. Ben onun hakkında hayırdan başka bir şey bilmiyorum.” Ebu Ali bin Sekre diyor ki: “Ben Bağdat'ta Ebu Muhammed et-Temimî'nin benzeri ile karşılaşmadım. Onu zikretmekte, vasfını ve kemalini anlatmakta ben âciz olduğumu bildiğim için, hakkında fazla söz söyleyemiyorum.” İbn-i Nasır diyor ki: “Yaşadığım müddetçe ağırbaşlı ve vakar sahibiydi. İstikamet sahibiydi. Konuşmakta, söz söylemekte, vaaz etmekte, sorulan suallere hemen ve en güzel şekilde cevap vermekte ondan daha iyisini ve daha güzelini bilmiyorum. Irak'ta ve diğer İslam beldelerinde övülmeye layık bir zattı. Biz onun bir benzerini daha görmedik. Fıkıh âlimlerinin ve tasavvuf büyüklerinin önde gelenlerindendir. Çok ikram sahibiydi. Sonra gelenler arasında kadr-ü kıymeti çok yüksek oldu...”

İbn-i Neccar Tarihi'nde, Hafız ibni Cevzî'den, o da Talha bin Ali er-Razî'den rivayet etti. O şöyle anlattı: “Rüyamda Resulullah'ı gördüm. Bir mescidin kıble tarafında oturuyordu. Üzerlerinde bir örtü vardı ve duvarda bir de kılıç asılıydı. Cami, Bağdatlı cemaat ile doluydu. Ebu Muhammed et-Temimî hazretleri de oradaydı ve dedi ki: “Ya Resulallah! Bizim için Allahü tealaya dua etmenizi istirham ederiz.” Resulullah Efendimiz mübarek ellerini kaldırıp; “Ya Rabbî! Bütün işlerimizde senden hüsn-i ihtiyar, iyi ve güzel şeyleri tercih etmek isteriz. Su-i ihtiyardan, kötü şeyleri tercih etmekten sana sığınırız.” diye dua ettiler. Dua ederken, Resulullah Efendimizin söylediklerini ben de tekrar ediyordum.”

Ebu Muhammed et-Temimî'nin nesebi, Eshab-ı Kiram'dan Abdullah-ı Temimî'ye dayanır. Bunun da oğlu Ukeyne'dir. Abdullah'ın ismi daha önce Abdü'l-Lat idi. Oğlu ile birlikte Müslüman oldular. Resulullah Efendimiz, onun ismini değiştirip Abdullah ismini verdiler ve İslamiyeti öğrettiler. Daha sonra, oralarda bulunan insanlara dinin emirlerini öğretmesi için, Yemame ve Bahreyn taraflarına gönderdiler. Gönderirken de şöyle dua buyurdular: “Allahü teala, kıyamete kadar senin ve evladının kalblerinden, kin, düşmanlık, hıyanet, hile gibi kötü şeyleri çıkarsın.” Hazreti Abdullah ve evladı, Resulullah Efendimizin bu duasına tam layık oldu. Ebu Muhammed Abdülvehhab et-Temimî hazretleri de ceddinin ve diğer büyük zatların bu güzel ahlâklarına tam uygundu. Ebu Muhammed et-Temimî bazı eserler yazmıştır. Fıkha dair telif ettiği Şerhü'l-irşad kitabı çok kıymetlidir.

Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
İslam Alimleri Ansiklopedisi, Türkiye Gazetesi Yayınları