Malikî mezhebindeki fıkıh ve hadis âlimlerinden. İsmi, Ömer bin Muhammed bin Yusuf bin Ya'kub bin İsmail el-Ezdî'dir. Künyesi, Ebü'l-Hüseyin olup, Malikî mezhebinde yüksek ve mütehassıs bir âlim olduğu için, “Ebü'l-Hüseyin el-Malikî”diye meşhur olmuştur. Bağdat'ta doğup orada yetişti. Zeki, çok kuvvetli bir hafızaya sahipti. 39 senelik ömrünü hep ilim öğrenmekle geçirdi. 328 (m. 940) senesi Şaban ayının bitimine 13 gün kala, Perşembe günü Bağdat'ta vefat etti. Cenaze namazını oğlu Ebu Nasr kıldırdıktan sonra, Ebu Ömer Muhammed bin Yusuf'un kabrinin yanına defnedildi.
Ebü'l-Hüseyin Malikî, hadis, fıkıh, nahiv, lügat, şiir ve hesap ilimlerinde tanınmıştır. Sahip olduğu ilimlerin çoğunu dedesi Yusuf'tan aldı. 17 yaşındayken, Emir Muktedir-billah tarafından, babasının yerine vekâleten Medinetü's Selam (Bağdat) şehrine kadı olarak tayin edildi. Fazilet bakımından babasına çok benziyordu. O daha küçük yaşlarda iken, böyle ilim ve makam elde edince, halkın önce şaşkınlığı görüldü. Zamanla bu şaşkınlık hayranlığa döndü. Babasının vefatına kadar, kadılıkta vekil olarak kaldı. Onun vefatından sonra, Kadılkudatlık, yani başkadılık vazifesine tayin edildi. Ebü'l-Hüseyin Malikî, bu vazifeye başladığında yirmi yaşındaydı. Vefatına kadar da bu vazifede kaldı. Eserleri: Ebü'l-Hüseyin Malikî, fıkıhtan başka; miras, nahiv, lügat, şiir ve hesap ilimlerine ait çok kıymetli eserler vermiştir. Edebî şiirleri çok güzeldir. İlk olarak yazdığı kitap “El-Ferec ba'de'ş-şiddet”'tir. Bu eserin, üç yüz cüzlük büyük bir şerhi, Müsned adlı eserinden sonra yazmaya başladığı büyük bir eser olan “Garibü'l-hadis”'i tamamlayamamıştır.