Hadis ve tefsir âlimi. Zamanının imamı olup, “Şeyhülislam” diye bilinirdi. İmam, Hafız lakapları da verildi. Eşec lakabı ile meşhur oldu. Aslen Kufeli olup, asıl ismi Abdullah bin Sa'id bin Hüseyin el-Kindî; künyesi Ebu Sa'id'dir. Kendisine el-Kindî ve el-Kufî nisbet edilirdi. 167 (m. 783)'de Kufe'de doğdu. Ebu Sa'id el-Eşec, asrının büyük âlimlerinden ders alıp, onların sohbetlerinde yetişti. Birçok talebe yetiştirip, eserler yazdı. 257 (m. 871) senesinde Kufe'de vefat etti.
Ebu Sa'id Eşec hazretlerinin ilim tahsil edip, hadis-i şerif rivayet etmekle şereflendiği âlimlerden bir kısmı şunlardır: İsmail bin Aliyye, Hafs bin Gıyas, Ebu Üsame, Abdüsselam bin Harb, Huşeym bin Beşir, Ziyad bin Hasan bin Furat, Abdullah bin Eclah, Abdullah bin İdris, Abdurrahman bin Muhammed el-Muharibî, Ukbe bin Halid es-Sükunî, Mu'temer bin Süleyman, Muaz bin Hişam, Muhammed bin Fudayl, Vekî, İbn-i Ebu Utbe'dir.
Hadis-i şerif öğrenmek için yıllarını geçiren ve hadis ilminde “Hafız” olan Eşec, vefatından sonra arkasında sadaka-i cariye (devamlı sevap getiren sadaka) olarak mümtaz talebeler yetiştirip, kıymetli eserler bıraktı. Bu büyük âlimden ilim tahsil edip, hadis-i şerif rivayet etmekle şereflenenler arasında Ebu Zür'a, Ebu Hatim, İbn-i Huzeyme, Ömer bin Muhammed bin Büceyr, İbn-i Ebu Hatim, İbn-i Ebüddünya, Hasan bin Süfyan, Ebu Ya'la ve daha birçok büyük âlim ve seçkin insan bulunmaktaydı.
Eşec Kindî hazretlerinin bildirdiği “Eshabımın hiçbirine dil uzatmayınız. Onların şanlarına yakışmayan bir şey söylemeyiniz. Nefsim yed-i kudretinde olan Allahü tealaya yemin ederim ki, sizin biriniz Uhud dağı kadar Altın sadaka verse, eshabımdan birinin bir avuç arpası kadar sevap alamaz.” manasındaki hadis-i şerif yazılı bir kıta.
Bu mübarek âlim hakkında, kendi devrinde yaşayan veya daha sonra eserlerini inceleyen âlimler kanaatlerini söyleyip, onun dinde sağlamlığını dile getirdiler. Bunlardan Ebu Hatem; “Sika ve saduk.”, Mürre; “Zamanın imamı.”, Nesaî; “Saduk”, Ahmed bin Bilal eş-Şatvî; “Ondan daha çok hadis bileni görmedim.” buyurarak, onun ilimdeki yüksekliğini ifade ettiler.
İlminin çokluğu kadar, zühdü de fazla olan Ebu Sa'id el-Eşec, hiçbir anını ahiretine faydası olmayacak bir şeyle geçirmez, bütün vaktini Allahü tealanın dinine hizmet için harcardı. Kütüb-i Sitte musannifleri kendisinden rivayette bulunmuşlardır.
Çeşitli ravilerden rivayet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları şunlardır:
Peygamber Efendimiz buyurdu ki:
- “Eshabımın hiçbirine dil uzatmayınız. Onların şanlarına yakışmayan bir şey söylemeyiniz! Nefsim yed-i kudretinde olan Allahü tealaya yemin ederim ki, sizin biriniz Uhud dağı kadar altın sadaka verse, eshabımdan birinin bir müd (bir avuç) arpası kadar sevap alamaz.”
- “Ey gençler Cemaati! Sizden kimin evlenmeye gücü yeterse hemen evlensin. Zira evlilik, gözü haramdan daha muhafaza edici, namusu daha koruyucudur. Kimin gücü yetmezse, o da oruç tutmaya devam etsin.”
- “Melekler, sizden öncekilerden bir adamın ruhunu karşılayıp; “Hayır, namına bir şey işledin mi?” diye sordular. O zat; “İşlemedim.” cevabını verdi. “Düşün.” dediler. Adam; “Ben insanlara veresiye mal verir, hizmetkarlarıma, fakire mühlet vermelerini, zengine de müsamahakar davranmalarını emrederdim.” dedi. Allahü teala; “O kulumu affettim.” buyurdu.”
- “Şüphesiz kıyametin önünde (kıyamet kopmadan) öyle günler vardır ki, o günlerde ilim kaldırılacak, cehalet inecek, herc (adam öldürmek) çoğalacaktır.”
Eserleri: Tefsiru'l-Kur'an: Bu eserini Zehebî gördüğünü söylemektedir. Henüz ele geçmemiştir. Rivayet ettiği hadisleri ihtiva eden bir risalesi Zahiriye Kütüphanesi'nde mevcuttur.