İBNÜ'N-Nİ'ME

Ali bin Abdullah bin Halef bin Muhammed bin Abdurrahman bin Abdülmelik el-Belensî el-Endülüsî Endülüs'te yetişen tefsir, kıraat, hadis ve fıkıh âlimlerinden
A- A+

Endülüs'te yetişen tefsir, kıraat, hadis ve fıkıh âlimlerinden. İsmi, Ali bin Abdullah bin Halef bin Muhammed bin Abdurrahman bin Abdülmelik el-Belensî el-Endülüsî'dir. Künyesi, Ebü'l-Hasan olup, “İbnü'n-Ni'me” diye meşhur oldu. 490 (m. 1097) senesinden sonra Endülüs'ün Meriyye şehrinde doğdu. Daha küçük yaşta ilim öğrenmeye başladı. İlim tahsili için Kurtuba'ya gitti. Sonra Belensiye'ye yerleşti. 567 (m. 1172) senesi Ramazan ayında orada vefat etti.

Malikî mezhebi âlimlerinden olan Ali bin Abdullah'ın, fıkıh ve tefsir ilimlerinde yüksek bir yeri vardı. Bu ilimleri çok iyi bilirdi. Arap dili ve edebiyatı ilimlerine dair daha önce yazılmış eserlerin manalarını da ezberlemişti. Gayet fasih (açık) bir lisanla konuşurdu. Âlimlerin ve halkın yanında fazilet sahibi olan, hürmet ve saygı gösterilen bir zattı. Verası çoktu. Haramlardan ve şüphelilerden çok sakınırdı. Haram işlemek korkusundan mubahların çoğunu terk ederdi.

Ali bin Abdullah el-Endülüsî, önce Ebü'l-Hasan bin Şefi, Musa bin Hamis el-Mukrî ed-Darir'den ilim alıp Kur'an-ı Kerim'in kıraatini öğrendi. Arap dili ve edebiyatını Ebu Muhammed el-Batalyevsî'den, fıkıh ilmini de; Ebü'l-Velid bin Rüşd'den ve Ebu Abdullah bin el-Hac'dan tahsil etti. Ebu Muhammed bin Inab'dan, İbn-i Mugis'ten ve daha birçok âlimden hadis-i şerif dinledi. Böylece çeşitli ilimlerde yüksek derecelere ulaştı. O, Şarkî Endülüs'te yetişen âlimlerin sonuncusu oldu. Kıraat ve fetva reisliği onunla sona erdi. İnsanlar kendisinden çok istifade etti. Başka memleketlerden birçok kimse gelip, kendisinden ilim öğrendi. Ebu Ca'fer bin Avnillah el-Hassar, kendisinden Kur'an-ı Kerim'in çeşitli kıraatlerini öğrenenlerdendir. İmam-ı Zehebî, “Tabakatü'l-kurra” isimli eserinde ondan bahsetmektedir. “Tabakatü'n-nühat” adındaki eserde de zikredilmektedir.

İbnü'l-Ebbar diyor ki: “O, kuvvetli bir ilme sahip olup, fıkıh ve tefsir ilimleri ile Resulullah'tan gelen haberleri ve yolları ezberlemişti. Lisan ilminde en önde bulunuyordu. Fasih konuşmada mahirdi. Vera ve züht sahibiydi. Âlimler ve cahiller yanında tazim görürdü. Belensiye hatipliğine tayin edilmişti. Kıraat ve fetva işleri reisliği onunla sona erdi. Birçok kimse kendisine gelip, ilminden istifade ettiler.”

Kıymetli eserler bıraktı. Tefsir ilmine dair yazdığı “Reyyü'z-zam'an fî tefsiri'l-Kur'an” adındaki eseri, birçok büyük ciltler hâlindedir. Ayrıca “El-İm'an fî şerh-i Süneni'n-Nesaî” adında, hadis ilmine dair kıymetli bir eseri daha vardır.

Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
İslam Alimleri Ansiklopedisi, Türkiye Gazetesi Yayınları