Gaziantep velîlerinden. İsmi Abdullah, babasınınki Mehmed Efendi'dir. Baytazzade Hacı Abdullah diye de bilinir. 1235 (m. 1819) senesinde Kilis'te doğdu. Babası Mehmed Efendi, Çekmeceli Camii'nde müderrislik yapardı. Soyu Bugün Doğu Türkistan Uygur Özerk Bölgesinde bulunan Tomanbay aşiretine dayanmaktadır. Aşiretin nüfusu artınca geniş bir aile Tazabay aşiretini oluşturdu. Bu aşiretten bir grup 16. Yüzyılda Özbekistan, Kazakistan, Türkmenistan ve Azerbeycan'a göç etti. Abdullah Sermest'in dedesi Süleyman Akif Bey 18. Yüzyılda Taşkent'ten Irak üzerinden Kilis'e geldi ve buraya yerleşmişti. Abdullah Sermest 1297 (m. 1880) senesinde Kilis'te vefat etti. Kalabalık bir cemaat ile kılınan namazdan sonra Kilis'in Bölük mahallesinde Kurtağa caddesindeki Çekmeceli Camii karşısında bulunan tekkesinin bahçesine defnedildi. Kabri üzerine bir türbe inşa edilmiş olup günümüzde ziyaret edilmektedir.
Abdullah Efendi altı yaşında iken babası hoca Mehmed Efendi hacca gitti ve orada vefat etti. İki sene sonra da annesi vefat etti. Bunun üzerine
Kilisli Abdullah Sermest Bey'in ilk tahsilini aldığı Kilis'teki Akçurun Camii ve minaresi.
Abdullah Sermest bir komşusunun himayesinde büyüdü. İlk tahsilini tamamladıktan sonra, Akçurun Camii müderrisi Hacı Hafız Efendi'nin derslerine devam etti.
Abdullah Sermest ilim tahsiline devam ettiği sıralarda, Kilis ve havalisi Mısır Hidivi Kavalalı Mehmed Ali Paşanın oğlu İbrahim Paşa tarafından işgal edildi. İbrahim Paşa, ordusuna katılmak üzere Kilislilerden gençler istedi. Paşaya asker olarak verilen gençler arasında yetim Abdullah da vardı. İbrahim Paşa bu gençleri Mısır'a gönderdi.
Abdullah Sermest Efendi Mısır'da on yıl kaldı. Bunun kaç yılını askerlikle geçirdiği bilinmemektedir. Burada Kölit adındaki bir Fransızdan hekimlik ve biyoloji öğrendi. En zor ve karmaşık konuları kısa zamanda kavrayacak kadar akıllı zeki ve çalışkandı.
Hattatlık ve hakkaklık alanında da üstün bir kabiliyeti vardı. Kıymetli taşları oyup biçimlendirmede ve maharetle mühürler kazmada çok başarılı idi. Elinin emeği ile geçindiği gibi, para da biriktiriyordu.
Kilisli Abdullah Sermest Bey'in kabrinin girişi (sağda) ve girişin kitabesi (solda).
Kilisli Abdullah Sermest Bey'in hatırası için Tekkesi içinde kurulan kütüphane (solda). Kilisli Abdullah Sermest Bey'in Tekkesi (sağda).
Bir gün çarşıda dört çocuklu yoksul bir hanım gördü. Kadının beyi ölmüş ve çocukları ile birlikte yersiz yurtsuz, aç bir halde sokakta kalmıştı. Yardım için baş vurduğu her yerden kovuluyordu. Abdullah Sermest Efendi, gözyaşlarıyla dolaşan bu hanıma biriktirdiği paraları verdi.
Birkaç gün sonra rüyasında Peygamber Efendimizi gördü. Peygamber Efendimiz ona Mekke-i Mükerreme'ye gitmesini söyledi. 1262 (m. 1846)'da Mekke-i Mükerreme'ye gitti. Evliyanın büyüklerinden olan Mevlana Muhammed Can Mekkî'nin talebesi olmakla şereflendi. Hocasına oniki sene hizmet etti. Sohbetlerinde kemale geldi. Bu arada Bombay ve Bağdad'a gidip geldi.
Hocasının vasıtasıyla Abdullah-ı Dehlevî'nin ruhaniyetinden istifade etti. Muhammed Can ona icazet vererek, 1274 (m. 1858)'de memleketine gönderdi. Abdullah Sermest Kilis'te Muhammed Bedevî tekkesine yerleşti. Daha sonra kendi tekkesini yaptırdı. Bu tekkede 20 yıl insanlara Allahü tealanın emir ve yasaklarını bildirdi. Birçok âlim yetiştirdi. Vefatından önce bir vakıf kurarak bütün
Kilisli Abdullah Sermest Bey'in Sandukası.
malını mülkünü bir vakfa bağışladı. Bu vakıf halen faaliyettedir. Kendisi de Antepli Akif ve Elbistanlı Ahmed Hamdi'ye icazet vermiştir. Oğlu Mehmed Vakıf Tazebay ise tasavvufî eğitimini Ahmed Hamdi Efendi'nin yanında yapmıştır. Babasının tekkesini tekkeler kapanıncaya kadar idare etmiştir.
Abdullah Sermest aynı zamanda Allahü tealanın aşkıyla şiirler de söyledi. Şiirlerinin toplandığı Divan'ı torunlarından Uygur Tazebay tarafından neşredilmiştir. Şiirlerinde Sermest ve Halis mahlasını kullanmıştır. Ayrıca Sıffin Vak'ası adlı bir tarihi ile tıbba dair el yazması eserleri olduğu bilinmekte ise de, yeri tesbit edilememiştir. Şiirlerinden bazı örnekler:
Saki hele kalk, badeye bak vakt-i seher bu.
Sen saat-i dünyayı bil ki tezce geçer bu.
Gel fursatı fevt etme bilip vakti ganimet,
Çün ömrü bilin, ömrü gibi ömrü gider bu.
Ağlayu gelmezseniz, can ile bilmezseniz,
Ölmeden ölmezseniz, burda hiç olmazsanız.
Hayfa size hem bize ger bizi bilmezseniz,
Saki hemen mey getir, bi-gışş u bi şey getir.
Abidler ve Kitabeleri ile Kilis Tarihi (İ.H.Konyalı); sh. 56
Kilis Tarihi (1932); sh. 213
Kilisli Abdullah Sermest (Halis) Divanı (Abdullah Şahin, Çanakkale-1998)