KÖÇEKO HACI ALİ EFENDİ

Köçeko Simavlı şeyhlerdendir
A- A+

Simavlı şeyhlerdendir. Ayakta zikir yaptığı için kendisine “Köçeko” denilmiştir. O yörede ayakta durana “Köçek gibi karşımda durma.” denildiği için bu lakapla anılmıştır. 1280 (m. 1863) yılında Simav’da doğdu. Annesinin adı Saide, babasının ismi İbrahim’dir. Annesi de ilim tahsil etmiş, takva sahibi bir hanımdı. Böyle bir aile ortamında yetişti.

Bursa’da ilim tahsil etti. Yirmi beş yaşında tahsilini tamamladıktan sonra hacca gitti. İlk zamanlar Ağa Camii’nin ön tarafında ticaretle meşgul oldu. Çıkan bir yangında dükkânı yandı ve hiçbir şey kurtaramadı. Bunun üzerine Çayıro Camii’nin altında ticaret yapmaya başladı. Aynı zamanda caminin müezzinliğini de yürüttü.

Hayatının sonlarına doğru gözleri görmez oldu ve evinden çıkamaz hâle geldi. 1366 (m. 1947) yılında, hiç doktora gitmeden vefat etti. Hanımı Erebiş Hanım da takva sahibi bir kimseydi. Evinden pek dışarı çıkmazdı. O da 1941 yılında vefat etti.

Yılıkosmanoğlu Derviş Mehmed Efendi’nin halifesiydi. Türkiye’nin çeşitli yerlerinden insanlar sohbetlerine katılmak için gelirdi. Yaz aylarında sohbetlerini Cuma namazından sonra Çavuşpınarı’ndaki bağ evinde, kışın ise evinin altındaki geniş odada yapardı. Bazen sohbetlerinde na’t okutur, ayrıca Reşehât kitabını da okurdu.

Cömert ve varlıklıydı. Ambarından fakirlere devamlı olarak buğday dağıtır, ancak bunu gizlice yapardı. Yürürken önüne bakar, bağlılarını arayıp sorar, onların dertleriyle ilgilenirdi. Namazlarını huşû içinde ve ta’dîl-i erkâna riayet ederek kılardı. Çalgı sesi duyduğunda hemen kulaklarını tıkardı. Sohbete başlarken, “İlâhî ente maksûdî ve rızâke matlûbî.” yani “Yâ Rabbi! Benim maksudum Sensin, gayem Senin rızanı kazanmaktır.” sözünü söylerdi. Devamlı abdestli bulunur, talebelerine de bunu tavsiye ederdi.

Bir gün bağlılarından biri, “Efendim, şeyh, hacı, hoca, derviş, âlim kimdir?” diye sordu. Hacı Ali Efendi şöyle cevap verdi:

“Oğlum, sarı liraya ve beyaz baldıra tapmayan insan; şeyhtir, hacıdır, hocadır, derviştir, âlimdir.”

Şemseddin Emre adlı kişi de şöyle anlatmıştır:

“Gençliğimde namaz kılmıyordum. Bir gün bir yerde Hacı Ali Efendi ile karşılaştım. Bana kim olduğumu sordu. Ben de Gördesli Hoca’nın oğluyum, deyince; ‘Evlat, Allahü teâlâ sevdiği kulunu camiye hizmetçi yapar, sevmediği kulunu hamama tellak yapar.’ buyurdu. İşte o günden beri namazımı hiç bırakmadım.”

Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
Rehber İnsanlar Sayfası