KUTBÜDDİN İZNİKÎ

Muhammed bin Muhammed el-İznikî er-Rumî Hanefî mezhebi fıkıh âlimi ve tasavvuf büyüklerinden.
A- A+

Hanefî mezhebi fıkıh âlimi ve tasavvuf büyüklerinden. İsmi, Muhammed bin Muhammed el-İznikî er-Rumî'dir. Kutbüddin İznikî diye meşhur oldu. Niğde'de doğdu. Ailesi sonra İznik'e göç etti. Doğum tarihi belli değildir. İznik'te doğduğu da rivayet edilmiştir. 821 senesi (m. 1418) Zilka'de ayının sekizinci günü, İznik'te vefat etti. Şeyh Kutbuddin Camii diye de bilinen Halil Paşa Camii bitişiğindeki zaviyesine defnedildi. Kabrinin üzerinde üstü kubbeli dört köşeli bir türbe bulunmaktadır. Zamanla harap olan cami ve türbe yakında tamir edilmiştir. Kutbüddinzade Muhammed İznikî diye tanınan oğlu da meşhur bir fıkıh âlimi olup halk arasında Mızraklı İlmihal adıyla çok tutulan Miftahü'l-Cennet ilmihaliyle Mürşid-i Müteehhilin adlı evlilik rehberini yazmıştır.

Kutbuddin İznikî zamanının birçok âliminden ilim tahsil etti. Osmanlı vezirlerinden ve Arapça âlimi Niksarlı Hasan Paşa'dan ders okudu. Her ilimde mütehassıs bir âlim olarak yetişti. Fıkıh ve ahlâk ilimlerini kendinde topladı. Ahlâken yüksek, faziletlerle mücehhez, zühd ve vera' sahibi idi. Tasavvuftan büyük haz pay aldı. Eşrefoğlu Rumî'nin sohbetlerinde bulunup evliyalığın yüksek derecelerine kavuştu. İznik'teki medresesinde zahirî ve tekkesinde de batınî ilimler öğretip feyiz verdi.

Yıldırım Sultan Bayezid'in oğlu İsa Çelebi'nin Timur Han nezdinde sefirliğini yaptı. Timur Han, din ilimlerindeki yüksekliği sebebiyle karşılaştığında ona çok hürmet gösterdi. Kutbüddin İznikî kendisi ile görüşüp Anadolu'da haksız yere kan dökülmemesi hususunda nasihatlerde bulundu. Timur Han onun vasıtası ile İsa Çelebi'ye bazı hediyeler gönderdi.

Kutbüddin-i İznikî Rahatü'l-kulub kitabında buyurdu ki: Allah'a hamd olsun ki bize, evliyayı ve âlimleri sevmeyi nasip etti, gönlümüzü onlara bağladı. Peygamberlerin en üstününe selamlar olsun ki O, Resullerin imamı ve hem de Peygamberlerin sonuncusudur. O, Muhammed Mustafa'dır ki dünyada ümidimiz O'nadır, ahirette O'ndan şefaat umarız. O'nun yüksek mertebede olan Ehl-i Beyt'ine ve Eshabına selam olsun! O'nlara uyanlar hidayet üzeredirler. Bütün evliyaya ve âlimlere uyanlar, İslamiyetin hem zahiri hem de batını üzere dururlar. Gerçek talipler ki daima halvette ve ibadette dururlar. Müminler ve salihler ki gece gündüz Hak yardımıyla Hak yolunda ve taatte dururlar. Ey kardeşim! Bir kişinin senin katında haceti (ihtiyacı) olsa, sen o haceti bitirirsen, Allahü teala senin yetmiş türlü dünya ve ahiret hacetini giderir.

Eğer bir kişi bütün yer ehli kadar ibadet etse ve bütün gök ehli kadar taat etse, imanı Ehl-i Sünnet'e uygun değilse kabul olmaz. Zira amelin kabul olunması ve imanın dürüst olması, takvanın şartıdır. Takva, Allah'tan korkmaktır. Allah'ı bilmeyince O'nun azametini ve celalini anlamayınca Allah'tan korkmak hasıl olmaz. Dinin ve imanın aslı ve ilmin temeli, Allahü tealayı bilmek ve birliğini kalb ile tasdik etmektir. Şöyle ola ki eğer başını keserler ise ve bütün varlığını alırlar ise razı olasın; Allahü tealanın birliğini gönülden çıkarmayasın.

Eserleri: Kutbüddin-i İznikî'nin Türkçe olarak yazdığı Rahatü'l-Kulub ile Mukaddimetü's-Salat kitapları, eserlerinden en mühim olanlarıdır. Rahatü'l-Kulub, kelam, fıkıh ve tasavvuf üzerine yazılmış bir adap risalesidir. Bir mürşide bağlanmanın lüzumu, muknî delillerle izah edilmektedir. Bayezid (Veliyyüddin Efendi Kısmı No: 3278) ve Süleymaniyye kütüphanesinde (Hacı Mahmud Kısmı No: 1600, 1691) yazma nüshaları bulunmaktadır. Mukaddime, namaz, oruç, zekat ve hac ile akide ve ahlâk üzerine klasik bir ilmihal kitabıdır ve bu sahada verilen ilk numune eserlerdendir. İznikî Anadolu'daki ilmihal geleneğinin öncüsü olan âlimlerdendir. Eserin, Ebülleys Semerkandî'nin Arapça namaz risalesine diğer mevzuların ilavesiyle meydana geldiğini söyleyenler de vardır. Nuruosmaniyye, Süleymaniyye (Hasan Hayri Kısmı No: 24), İstanbul Belediye kütüphanelerinde (Muallim Cevdet Kısmı No: 0/39) yazma nüshaları mevcuttur. Hem rivayet, hem de dirayet üzerine yazılmış ve Tefsir-i Kutbüddin diye de bilinen Kur'an-ı Kerim tefsirinin ancak ikinci cildi günümüze intikal etmiştir. Yazma nüshası İstanbul Üniversitesi kütüphanesi AY No: 1741'de kayıtlıdır.

Et-Telfikat adlı eseri, Begavî'nin Mesabihü's-Sünne adlı eserinin haşiyesi olup Arapçadır. Muhtelefü'l-hadis ilmine dairdir. Görünüşte tearuz arzeden hadis-i şeriflerin te'lifi üzerinedir. Tevfikatü'l-Mesabih, Kitabü't-telfik fi'l-Hadis isimleriyle de bilinir. Muhtelif yazma nüshaları vardır. Bir tanesi Süleymaniye Kütüphanesi Ayasofya Kısmı No: 476'da kayıtlıdır. Ayrıca sufilerin cezbe halinde devran etmelerinin cevazına dair başta İhya'dan isifade ile yazılmış Fî Hakkı Devrani's-Sufiyye adlı bir risalesi de mevcuttur. Bu risalenin bir nüshası Süleymaniye Kütüphanesi Pertev Paşa Kısmı No: 628'de kayıtlıdır. Kutbüddin İznikî'nin Zadü'l-Me'ad adında ahlâka dair bir eseri olduğu bazı mehazlarda geçmekte ise de bunun müellifi torunlarından biridir. İbnü'l-Arabî'nin eserlerine şerhi olduğu da rivayet edilirse de bu eser elde mevcut değildir.

Kutbüddin-i İznikî, Mukaddimetü's-salat kitabında buyuruyor ki: İlim, farz-ı ayn ve farz-ı kifaye olmak üzere ikiye ayrılır: Farz-ı ayn, her Müslümanın büluğa erdikten sonra bilmesi ve öğrenmesi gereken ilimdir. Öğrenmezse, namazı terk edene nasıl azap edilirse ona da öyle şiddetli azap edilir. Farz-ı kifaye, bir beldede veya bir şehirde bir kişi bilirse farzın yerine geldiği ilimdir. Diğer kişilere farz olmaz. Eğer öğrenmezlerse de günahkâr olmazlar.

Bu fakir gördü ki bu farz-ı ayn olan ilimde latif şekilde kitaplar düzmüşler ve yazmışlar. Ama bunların kimi Arabî ve kimisi Farisîdir. Her kişi onları mütalaa edip manasını çıkaramaz ve okuyup öğrenirlerse de çabucak unutur veya manasına gönlü yatmaz. O zaman diledim ki bu farz-ı ayn olan ilimde Türkçe bir mukaddime yazayım. Ta ki mübtedilere (akil baliğ olmaya yakın kız ve oğlanlara) öğreteler. Ta ki gönlüne ve itikadına, dinimizin emrini tutmak ve Müslümanlık kaydına riayet etmek yerleşsin. Baliğ olduktan sonra bunun içindekilerle amel edeler.

Farz-ı ayn olan ilimde âlimler ihtilaf etmişlerdir. Kelam âlimleri şöyle dediler: “Farz-ı ayn olan, Hak tealanın birliğini ve sıfatlarını delilleriyle bilmektir.” Fakihler dediler ki: “İlm-i fıkhtır. Zira Hak tealanın farz ettiği şeyleri bildirir. Helal ve haramı bilmek fıkıhla hasıl olur.” Tefsir ve hadis âlimleri şöyle dediler: “Kur'an-ı Kerim ve hadis-i şeriflerin manasını bilmektir. Zira din ilmi, bunlardan çıkmıştır.” Tasavvuf âlimleri dediler ki: “Kişi kendi hâlini ve makamını ve nefsin afetlerini ve nefsin ne sıfatlarla bezenip kâmil olduğunu ve ne sıfatlarla mertebeden düşüp helak olduğunu bilmektir. Ebu Hanife, kâmil fıkıh budur demiştir.” Şimdi bunların her birisinin maksudu, mühim gördükleridir. Ebu Talib Mekkî şöyle dedi: “Farz-ı ayn olan ilim odur ki İslam onsuz tamam olmaz. O da beş şeydir: Biri; Allahü tealayı bir ve Muhammed Aleyhisselam'ı hak Resul bilmektir. İkincisi; beş vakit namazın şartlarını ve rükünlerini bilmektir. Üçüncüsü; oruç, ne ile tamam olur bilmektir. Dördüncüsü; zekatın farzlarını bilmektir. Beşincisi; haccın şartlarını bilmektir. Nitekim Resulullah şöyle buyurdu: “İslam binası beş şey üzerine kurulmuştur.” Böylece hakikat şudur ki mutlaka ilim öğrenmek her Müslüman erkeğe ve kadına farzdır. Nitekim Resulullah; “İlmi talep etmek, her Müslüman erkeğe ve kadına farzdır.” buyurmuştur. Burada farz olan ilim, ilmihâl bilgileridir.

Birkaç meseleyi bildirelim ki namaz kılanlarda çok vaki olur. Mecma' şerhinde kaydedilmiştir: “Bir kişi şüphelenip bir vakit namazı kılıp kılmadığını bilmezse, eğer namazın vakti içinde şüphelendiyse eda etmeli, eğer vakti çıktıktan sonra şüphelendiyse kılması lazım olmaz. Namaz kılarken kaç rekat namaz kıldığını bilmezse, eğer ilk defa şüphelendiyse tekrar kılar, şayet birkaç defa şüphelendiği var ise şüphe ettiği rekatten az kıldığını kabul edip onun üzerine tamamlar. Mesela bir rekat mı yoksa iki rekat mı kıldığını bilemezse, bir rekat kılmış kabul edip bir rekat daha kılar.” (Nuruosmaniye Kütüphanesi, Hamidiyye Kısmı, No: 550/1, varak-18a)

Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
Rehber İnsanlar Sayfası