MES'UDÎ

Ebü'l Hasen Ali bin Hüseyin bin Ali El Mes'ud Büyük tarih ve coğrafya âlimi
A- A+

Büyük tarih ve coğrafya âlimi. Adı Ebü'l Hasen Ali bin Hüseyin bin Ali El Mes'ud'dur. Abdullah İbn-i Mes'ud'un torunlarından idi. Uzman bir coğrafyacı, fizikçi ve tarihçi olan Mes'udî'nin eserlerindeki bazı ifadelerden hareketle 280 (m. 893) yılı civarında doğduğu tahmin edilmektedir. Uzak ülkeleri dolaşmış ve 345 (m. 956) senesinde Kahire'de vefat etmiş bir Mu'tezilî idi. 303 (m. 915)'te İran'a seyahat etti ve İstihar'da bir yıl kaldıktan sonra, Fars (İran)'a dönmeden önce Bağdat'a gitti. Sonra Multan ve Mansura yoluyla Hindistan'a geçti. Oradan Kirman'a gitti ve sonra yine Hindistan'a döndü. Mansura o günlerde çok ünlü bir şehirdi ve Müslüman Sinde eyaletinin başkentiydi. Civarında, İslam'ı yeni kabul edenlerin bulunduğu birçok köy ve kasaba vardı.

Mes'udî, 306 (m.918)'de 10.000'den fazla Arap Müslümanın Şamur limanında yerleştiği, Guzrat'a gitti. Ayrıca Dekkan, Seylan, Çin Hindi ve Çin'e de gitmiş ve Madagaskar yoluyla Zengibar ve Umman'dan Basra'ya kadar dolaşmıştır. Basra'da, Mürucü'z-Zeheb kitabını tamamladı. Bu kitapta, çeşitli ülkeler, insanlar ve iklimler hakkındaki tecrübelerini çok sürükleyici bir tarzda anlatmıştır. Yahudiler, İranlılar, Hintliler ve Hıristiyanlar ile kişisel temaslarının röportajlarını vermiştir. Basra'dan Suriye'ye ve oradan da ikinci geniş muhtevalı kitabı olan otuz ciltlik Mürucü'z-Zaman'ı yazdığı Kahire'ye gitti. İlk kitabı 336 (m. 947)'de tamamlandı. Ayrıca tarihsel olayları kronolojik olarak derlediği, Kitabü'l-evsat isimli bir ek de hazırlamıştır. Vefat yılı olan 345 (m. 956)'da, aynı zamanda bir düzeltme cetveli de olan, önceki kitabının bir özetini verdiği, son kitabı Kitabü't-Tenbih ve'l-Eşraf'ı yazdı. Mes'udî Arapların Herodot'u ve Gezgini olarak bilinmektedir. Tarihi olayları eleştirel bir tarzda sunarak, daha sonraları İbn-i Haldun tarafından geliştirilen analiz, yansıma ve eleştiri unsurlarını tanıtarak, tarihsel yazım sanatında bir değişimi başlatmıştır. Özellikle, Et-Tenbih'te bir coğrafya, sosyoloji, antropoloji ve ekoloji perspektifine karşı sistematik bir tarih çalışması yapmıştır.

Mes'udî, milletlerin yükselişi ve düşüşünün sebeplerine dair derin bir anlayışa sahipti. Bilimsel ve analitik yaklaşımı ile 344 (m. 955)'teki depremin sebeplerini ve aynı zamanda Kızıl Deniz'in suyu ve yer bilimlerinin diğer problemleri hakkındaki görüşlerini anlatmıştır. Sicistanlı Müslümanlar tarafından keşfedilmiş olan yel değirmenlerinden bahseden ilk yazardır.

Mes'udî müziğe ve diğer bilim alanlarına da önemli katkılarda bulunmuştur. Mürucü'z-Zeheb adlı kitabında, diğer ülkelerin müziklerinde olduğu gibi eski Arap müziği üzerine de önemli bilgiler aktarmaktadır.

Bu eserini Mürucü'z-Zaman takip etmiştir. Kitabü'l-Evsat isimli bir ek, zeyl yazmasına ilaveten, kariyerinin sonuna doğru Kitabü't-Tenbih ve'l-Eşraf'ı tamamlamıştır. Ancak, Et-Tenbih'te yazdığını bildirdiği 34 kitabından, Tenbih'e ek olarak, sadece üçünün günümüze ulaşması büyük talihsizliktir. Örneğin Çin'den Madagaskar'a kadar uzanan geniş muhtevalı seyahatlerine ilişkin bazı iddialar hakkında bazı şüpheler ileri sürülmüştür. Fakat birçok kitabının kaybolması sebebiyle kesin değerlendirme yapılamamaktadır. Aktardıkları ne olursa olsun, bilimsel bir yaklaşım ileydi ve coğrafyaya, tarihe ve yer bilimlerine önemli bir katkı teşkil etmekteydi. Evrimin, minerallerden bitkiye, bitkilerden, hayvana ve hayvandan insana gibi çeşitli yönlerini ele alan ilk bilim adamlarından biri olması ilginçtir. Onun araştırmaları ve görüşleri birkaç yüzyıl kadar vakanüvisliği, coğrafyayı ve yer bilimlerini geniş muhtevalı bir şekilde etkilemiştir. Ancak itikat bakımından Şiî olması sebebiyle eserleri ihtiyatlı kullanılmıştır.

Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
Rehber İnsanlar Sayfası