Kanunî Sultan Süleyman ve İkinci Selim zamanı âlim ve müderrislerinden. Doğum yeri ve tarihi bilinmemektedir. 984 (m. 1576) senesi Muharrem ayının ondokuzunda, Perşembe günü İstanbul'da vefat etti. Aslen Almanyalıdır. Bir savaşta esir alındı ve Müslüman oldu. Ankara'da ikamet eden bir kadıya hediye edimişti. Bu kadı, Hasan Bey daha küçük iken, onun terbiye ve talimiyle meşgul oldu. Daha sonra Anadolu kazaskeri Kadri Efendi'nin yanına verildi. Bu zatların yardımıyla ilim tahsil etti. Haşiyei tecrid payesindeki Bağdadîzade Hasan Çelebi'ye, Kalenderhane müderrisi Taşköprüzade'ye ve Sahn-ı seman müderrisi Saçlı Emir Efendi'ye, Kâtib Mahmud Efendi ile beraber hizmet etmişlerdi.
Sonradan Ebüssü'ud Efendi'nin yanına verildi. Burada dinî ilimlerdeki bilgisini bir hayli arttırdı. 948 (m. 1541) senesinde Sultan Süleyman Han İstabur Seferi'ne çıkınca kazaskerler de sefere katıldılar. Sefer esnasında, Ebüssü'ud Efendi'den Fetih suresinin tefsirini okudu. Keşşaf Tefsiri'nden, Fetih suresi üzerine haşiye yazdı. Seferden döndükten sonra mülazemet payesini kazandı.
Bundan sonra müderrislik hayatına başladı. Evvela Hoca Hayreddin Medresesi'ne tayin edildi. Buradan Edirne'de Taşlık Medresesi'ne müderris oldu. 952 (m. 1545)'te küçük Şems yerine Mahmud Paşa Medresesi'ne terfi ettirildi. O asırda şeyhülislamdan sonra en yüksek ilmî makamda bulunan Çivizade Efendi, o medreseyi, medresedeki vazifesinden alınmış olan Hamid Efendi'ye vermek istiyordu. (Hamid Efendi, daha sonra 982 (m. 1574)'te şeyhülislam oldu.) Bunun için Molla Hasan'ı hariç rütbesine çıkardılar. 954 (m. 1545)'te Bursalı Emir Çelebi yerine haseki payesine yükseltildi. 955 (m. 1548) senesi Muharrem ayında, Ahmed Balkaf yerine Semaniyye medreselerinden birine tayin edildi. Bir sene sonra Şehzade Medresesi'nden kendi isteğiyle ayrılıp yerine Şam müftüsü olan Hamid Efendi tayin edildi. 959 (m. 1552)'de vefat eden Kadri Efendi, kendinden sonra işlerine bakması için ona vasiyet etmişti. Bursa'ya gidip hizmetini tamamladı. O sene, Abdülkerimzade Efendi yerine Şam müftülüğüne getirildi. 961 (m. 1554)'te Fudayl Efendi yerine Bağdat kadısı tayin edildi. Bu vazifeyi kabul etmeyince Şehzade Medresesi'ne yeniden tayin edildi. Bunun yerine de Bağdat kadısı olarak Mertlus Efendi gönderildi. (Mertlus Efendi'nin adı Mehmed bin Muhyiddin Mehmed olup Onbeşinci şeyhülislam Hamid Efendi'nin kardeşidir. Mertlus Efendi lakabıyla meşhurdur.) 962 (m. 1555)'te Rüstem Paşa tekrar sadrazam olunca 963 (m. 1556)'da ikinci defa Abdülkerimzade'nin yerine Şam kadılığına tayin edildi. Ertesi sene Emir Hasan Niksarî yerine Mekke-i Mükerreme kadısı oldu. 965 (m. 1558)'de ise Perviz Efendi yerine Kahire'ye gönderildi. 968 (m. 1561)'de emekli edildi. Beş seneden fazla bu hâl üzere yaşadı. Sultan İkinci Selim Han tahta geçtikten sonra hocası Ataullah Efendi'nin vesilesiyle, 974 (m. 1566)'da Kadızade Efendi yerine İstanbul kadısı oldu. Aynı sene, Muallimzade Efendi yerine Anadolu kazaskerliğine yükseltildi. 976 (m. 1568) senesi Recep ayında vazifesinden alındı. 981 (m. 1573)'te Molla Çelebi yerine ikinci defa İstanbul kadısı oldu. 983 (m. 1575)'te ikinci defa emekli oldu. İstanbul kadılığına Çivizade Efendi getirildi.
Molla Hasan, çeşitli dinî ilimlerde âlim olup güzel ahlâklı, hoş tabiatlı bir zat olarak meşhurdu. Temiz kalbli, hoşsohbet ve zekiydi. Muhtelif ilimlere dair kıymetli kitapları araştırır ve kütüphanesine kazandırırdı. Bu hususta çok gayretliydi. O zaman matbaa olmadığından, el ile kitap yazma hususunda da kabiliyetliydi. Diğer yerlerde bulunan nadide eserleri, bizzat eliyle yazardı. Kemal Paşazade, Kadri Efendi gibi büyük zatların kütüphanelerinde bulunan kitaplar, onun kütüphanesinde de bulunurdu. Hasan Bey'in kendi yazdığı eseri olup olmadığı kaynaklarda bildirilmemektedir.