MUHAMMED EL-MAGRİBÎ

Muhammed bin Abdullah bin Ahmed bin Muhammed Nasır Lazkiye'de yetişen velîlerden
A- A+

Lazkiye'de yetişen velîlerden. 1178 (m. 1764) yılında Magrib-i aksa'nın Der'iyye Vadisinde doğdu. İsmi Muhammed bin Abdullah bin Ahmed bin Muhammed Nasır'dır. 1242 (m. 1827) senesinde vefat etti. Kabri Lazkiye'dedir.

Memleketinde ilim öğrendikten sonra 1217 (m. 1802)'de hacca gitti. Sonra Kudüs'e oradan da Şam'a geldi. Üç sene Şam'da kaldıktan sonra Lazkiye'ye geçti. İnsanlara dinini öğretmekle meşgul oldu.. İlimde, amelde, velîlikte, keramet ve fazilette zamanın meşhuru idi. İnsanlara İslamiyeti anlatmakta çok gayretli ve tesirliydi. Sohbetlerinde bulunanların kalplerinden geçen şeylerden haber verirdi. Kurduğu ders halkalarında ilim öğretti. Tasavvufu anlattı. Çok âlim ve salih kimseler yetiştirdi. Dostlarından meşhur âlim Salih et-Tavil hizmetlerinde ona çok yardımcı olmuştur. Bu zat halkı irşad için önce kahvehanelere gidip nasihat etti. Sonra halk camilere gelmeye başladı.

Şeyh Muhammed Magribî halk arasında çok sevilip sayılan bir zattı. Kerametleri meşhurdur. Ekinler arasında yürürken, bitkileri göstererek; “Allahü Teâlâya yemin ederim ki, bu bitkiler dile gelip bana kendilerinde bulunan faydaları ve zararları haber veriyor.” buyururdu.

İbrahim bin Muhammed Paşa, Lazkiye'ye gittiğinde bir dağ eteğinde Şeyh Muhammed Magribi'nin kabrini ve yaptırdığı camiyi gördü. Halktan onun kerametlerini dinledi. “Şeyh'in böyle bir camiyi yaptırması büyük keramettir. Çünkü böyle bir camiyi ancak sultanlar veya zenginler yaptırabilir.” dedi. Bu caminin ayrıca vakfiyeleri vardı. Buralardan gelen para ile camide vazife yapan imamın ve diğer görevlilerin masrafları karşılanırdı.

Şeyh Muhammed Magribî'nin kabrinin üzeri kıymetli örtülerle örtülmüştür. Kabri başında devamlı Kur'an-ı Kerim okunur. Ziyaret edenler huzura kavuşurlar.

Muhammed el-Magribî hazretlerinin Lazkiye'de yaptırdığı Camii'nin genel görünüşü

Muhammed el-Magribî hazretleri ile talebesi Ahmed el-Halebî'nin Caminin içindeki sandukaları

Yusuf Nebhanî; buyurur ki: “Lazkiye'de Ceza Mahkemesi başkanlığı yaparken sık sık kabrini ziyaret ederdim. Bereket ve tasarrufları ve itibarı seksen sene geçmesine rağmen artmaya devam ediyordu.”

Mevlidü'n-nebi adlı bir eseri vardır.

Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
İslam Alimleri Ansiklopedisi, Türkiye Gazetesi Yayınları