Hanbelî mezhebinde olup hadis âlimlerinin büyüklerindendir. İsmi Nasr bin Muhammed bin Ali bin Ebü'l-Ferec Ahmed'dir. Künyesi Ebü'l-Fütuh olup lakabı Burhaneddin'dir. 536 (m. 1142) senesi Ramazan-ı şerif ayında doğup 619 (m. 1222) senesinde Yemen'de Zebid'in köylerinden Mehcem'de vefat etti.
Kur'an-ı Kerim'i; Ebu Bekr Zahunî, Ebü'l-Kerem Şehrezurî, Mes'ud bin Hüseyin, Ebü'l-Mealî bin Semin ve Sa'dullah bin Decacî'nin yanında okudu. Pek çok hadis âliminden hadis-i şerif dinledi. Ebü'l-Vakt, Nakib Ebu Talib Muhammed bin Ebu Zeyd el-Hüseynî, Hibetullah bin Şiblî, Ebu Muzaffer bin Terikî, İbn-i Madih, Mübarek bin Hudayr bunlar arasındadır. Kendi hattıyla çok şeyler yazdı. Devamlı okur ve başkalarından da dinlerdi. Edebî ilimler ile de meşgul oldu. 590 (m. 1194) senesinde Bağdat'tan Mekke-i Mükerreme'ye gitti. Burada yerleşti. Hanbelîlerin imamlığını yaptı. Büyük bir âlim olup salih ve çok ibadet eden bir zattır.
Nasr bin Ebü'l-Ferec, Bağdat'ta, Mekke-i Mükerreme'de hadis-i şerif rivayetlerinde bulundu. Kendisinden; hadis hafızları, büyük âlimler ve daha başkaları hadis-i şerif dinledi. İbn-i Dübeysî, İbn-i Nukta, İbnü'n-Neccar, Birzalî, İbn-i Halil, Seyf el-Bahirzî, Tâc İbn-i Kastalanî, Mikdad el-Kaysî ondan rivayette bulundu. Mikdad el-Kaysî, onun talebelerinin sonuncusudur.
İbn-i Dübeysî onun hakkında; “Hadis ilmini çok iyi bilirdi. Çok ibadet ederdi. İtimad edilir bir zattı.” demektedir.
İbnü'n-Neccar; “Nasr bin Ebü'l-Ferec, büyük bir hadis âlimi olup birçok faziletleri kendisinde toplamıştır. Çok ibadet eder, teheccüd namazlarını bırakmaz ve Ramazan-ı şerif haricinde de oruç tutardı.” demiştir.
İbn-i Musdî; “Meşhur ve hadis-i şerif ezberlemekte önde gelen âlimlerdendi.” buyurmuştur.
Ebu Muzaffer es-Sıbt da şöyle demektedir: “Ondan Mekke-i Mükerreme'de çok hadis-i şerif dinledim. Çok ibadet eder, çok tavaf ederdi. Salih, güvenilir, itimat edilir bir zattır. Sultan Muhsin Ahmed bin Nasır Selahaddin bana şöyle dedi: “Nasr bin Muhammed Ebü'l-Ferec'den daha çok ibadet eden birisini görmedim. Ramazan-ı şerifte, gündüzün üç kere, geceleyin de üç defa umre yapardı.”