Hanefî mezhebi fıkıh âlimlerinden. İsmi Ali bin Davud bin Yahya bin Kâmil bin Yahya bin Cebbare'dir. Lakabı Necmeddin olup künyesi Ebü'l-Hasandır. Kureşî, Esedî, Kahfazî, Dımaşkî nisbetiyle tanınırdı. Nesebi Eshab-ı Kiram'dan Zübeyr bin Avvam hazretlerine kadar dayanmaktadır. Yüksek ve fazilet sahibi bir âlim olan babası, “Kadı İmadüddin” lakabı ile meşhurdur. Kahvazî, 668 (m. 1269) senesi Cemaziyelevvel ayında doğdu. 745 (m. 1344) senesinde Şam'da vefat etmiştir.
Babasından ve daha birçok âlimden ilim öğrendi. Fıkıh, usul, nahiv, edebiyat ve daha başka ilimlerde de mütehassıs bir âlim olarak yetişti. Fetva verir ve ders okuturdu. Özellikle Arap dili ve edebiyatında Şam'da zamanının âlimlerinin en büyüğüydü. Nahiv ilmini A'lâ bin Mutarrizî'den, fıkıh ilmini Şemseddin-i Harirî'den, usul ilmini Bedr bin Cema'a'dan, Arap edebiyatını Mecd-i Tunusî'den okuyup öğrendi. Necmü'ş-Şekravî'den ve Burhan bin Derd'den hadis-i şerif dinledi.
İbn-i Hacer-i Askalanî diyor ki: “O, İbn-i Derd'den çok sayıda hadis cüzleri dinledi. Ayrıca Muvatta' ve başka hadis kitaplarını da dinlemişti. Hadis-i şerif rivayet etmedi. Kur'an-ı Kerim'in bütün kıraat rivayetlerini okuyup öğrendi. Fıkıh ilmini Şeyh Celaleddin el-Habbazî ve Kadı Sadreddin'den, Arabî ilimleri Şeyh Şerefeddin el-Fezarî'den öğrendi. Bedreddin ibni Nahviyye'den Davü'l-misbah ve onun şerhi olan Esfarü's-sabah adındaki eserleri okudu. Edebiyatla çok meşgul olup aruzda pek mahirdi. Derslerinde, fazilet sahiplerinin nadir haberlerinden bahsederdi. 719 (m. 1319) senesinde Rükniyye Medresesi'ne müderris olarak tayin edildi. Bir müddet sonra ayrıldı. 722 (m. 1322) senesinde Zahiriyye Medresesi'ne tayin edildi. Arap edebiyatında Şam'daki meşhur âlimlerin sonuncularındandı. Birzalî onun nazımlarından çok şeyler yazdı.”
Zehebî diyor ki: “O, zamanının en zeki kimselerindendi. Dinine çok bağlı, vera ve takva sahibi bir zat olup Arabî ilimlerde çok talebe yetiştirdi.”
Kaynaklarda Mensek adlı bir eseri ile şiirleri yer almaktadır.