SALİH BABA

Salih Baba Erzincan'da yetişen velî ve şairlerden
A- A+

Erzincan'da yetişen velî ve şairlerden. Babası Tüfekçizade ailesinden Mustafa Efendi, annesi Atike hanımdır. Bir de Abdurrahman adlı kardeşi vardır. 1263 (m. 1846) yılında Erzincan'da doğmuştur. Doğuştan bir eli çolak ve bir ayağı kısadır. Kendisi doğum tarihine tarih düşürmüştür:

Salih'em usandım dar-ı fenadan Bir an kurtulamadım renc ü anadan Bin iki yüz altmış üçte me'vadan Bir beşer suretli hane gelmişim.

Tahsili ve hocaları hakkında bilgi yoktur. Önceleri tüfek ustalığı yapmıştır. Erzincan'da bulunan Piri Sami hazretlerinden Müceddidiyye yolunu almıştır. Salih Baba'nin tarikata Piri Sami hazretlerine bağlanması ve şiir söylemeye başlamasının ilgi çekici bir menkıbesi nakledilir:

Piri Sami hazretlerinin, Salih Baba ile adaş Kör Salih adında bir müridi vardı. Bu zat, ara sıra dine uymayan işler yapar dergaha dönüşünde de şeyhine görünmemek icin köşe bucağa gizlenirdi. Yine böyle uygunsuz bir iş yapıp geldiği bir gün dergahın sohbethanesine girmeyip mahcup ve ezik bir halde sofadan:

Kuleden, kuleden, sesin aldım kuleden, O senin kaşın gözün beni sana kul eden.

beyitlerini okuyunca Piri Sami hazretleri: “Gel Salih, senin her ayıbın hünerdir,” diye buyurmuş ve bu hitap üzerine mânâ aleminde bir değişiklik olmuş ve bundan sonra bir daha uygunsuz iş yapmamıştır. İşte bu Salih Efendi ile umumiyetle çekingen, içine kapanık bir çilingir ustası olan Salih Baba, aynı mahalle sakini olarak birbirlerine hal hatır sorar, arkadaşlık ederlerdi. O sıralarda Salih usta, bozuk bir tarikata mensuptu ve tarikatın hâli sebebiyle de oradan mânen gıdalanamıyordu. İki Salih, bir gün aralarında konuşurlarken, Kör Salih, Salih ustaya: ”Bir gün sen bizim şeyhin sohbetine gel, bir gün ben de senin şeyhinin sohbetine geleyim, hangisinin sohbetinden lezzet alır, içimizde ısınma olursa ikimiz de o şeyhin tarikatına girelim” teklifinde bulunur.

Bunun uzerine Salih usta Piri Sami hazretlerinin dergahında bir gün sohbet dinlemiş. İkinci gün kendi şeyhinin sohbetinde bulunacakları yerde yeniden Piri Sami hazretlerinin sohbetinde bulunmuşlar. Bu büyük şeyhin tuzağına gönüllü olarak yakalanan Salih usta da böylece bir daha eski tarikatına dönmemiş, kopmaz ve eskimez bağlarla yeni şeyhine bağlanmıştır. Bir şiirinde Piri Sami Efendi'den önce gittiği şeyhleri anlatarak demiştir ki:

Çok meşayıh devr edip hergiz nazirin görmedim, Hazreti Şeyhim Muhammed Sami Sultan'dan leziz.

Bu sekilde Kırtıloğlu dergahına (Piri Sami hazretlerine) bağlanan Salih Usta sessiz, mahcup ve bilgisiz bir kimse olarak sohbethanenin arka tarafında köşe bucak gizlenir, kimse ile temas etmeye çekinir bir vaziyette, kendi hâlinde oturur, gölge misali gelir ve giderdi. Salih usta için biteviye hareketsiz geçen günlerin birinde, Yunus Emre, Niyazi Mısrî ve Kuddusi Baba gibi büyüklerin hikmetli şiirlerinden beyit ve kıtaların okunmakta olduğu sohbethanedeki müritlerin bir kısmı: “Bizim kolun büyüklerinde de şair olsaydı da, onların şiirlerini okusaydık” deyince, Piri Sami hazretleri: ”Bu bir himmet işidir, şiiri bizim Salih bile söyler” diyerek eliyle arka tarafında sinmiş olan Salih'e işaret edince, Salih o anda varidat ile dolarak irticalen şiir söylemeye başlamış ve yine on anda “fena” ya kavuşmuştur. Piri Sami hazretleri, kendisine: ”Yeter Salih”, deyinceye kadar şiir söylemeye devam eden Salih Baba, bu emirden sonra da başladığı gibi, kesilmiştir. İşte Rabıta-i Nakşi Hayali isimli divanı bu feyiz anlarının mahsulüdür.

Salih Baba 1324 (m. 1906) veya 1325 (m. 1907) tarihinde Erzincan'da vefat etmiştir. Erzincan şehir merkezinden Terzi Baba kabristanına giden yolda, Kırtıloğlu Tekkesi yanındaki Ak Mezarlığa defnedilmiştir. İki defa evlenmiş bu iki evlilikten üç oğlu olmuştur. Akrabalarının çoğu 1939 Erzincan depreminde hayatlarını kaybetmiştir.

Tekke edebiyatında son devir şairlerinden olan Salih Baba, şiirlerinde hem halk edebiyatı hem de divan edebiyatı şekillerini kullanmıştır. Divan edebiyatı nazım şekillerinden kaside, gazel, murabba, muhammes, müseddes, beyit, müstezad ve Mesnevîyi, halk edebiyatı nazım şekillerinden ise koşmayı kullanmıştır. Nazım şekillerinden en çok gazel türünde şiir yazmıştır. Hece vezninde daha çok on birli hece veznini kullanmıştır. Kafiyelerden yarım, tam ve zengin kafiyeleri kullanmış olup daha çok tam kafiyeye yer vermiştir.

Şiirlerinde tema olarak bu dünyanın geçici ve faniliğini, asıl hayatın ahiret hayatı olduğunu, Allahü tealanın emir ve yasaklarına uymak lazım geldiğini işlemiştir. Ayrıca şiirlerinin çoğunda hocasına bağlılığını ve muhabbetini dile getirmiştir. Divan'ından başka, biri hocasından bahsettiği tahmin edilen iki eseri daha olduğu söylenmiştir. Ancak bu eserleri bulunamamıştır. Divan'ı yayınlanmıştır.

Şiirlerinden bazı örnekler:

Şeyhim benim sultan imiş Haktan bize ihsan imiş Can derdine derman imiş Görün beni aşk n'eyledi Ahiri derviş eyledi.

Oldum vatanımdan cüda Görün beni aşk n'eyledi Yaktı bizi aşk-ı Hüda Görün beni aşk n'eyledi Ahiri derviş eyledi. ............................. Bir Salih-i mestaneyim Ne uslu ne divaneyem Bilmem beni ben ya neyem Görün beni aşk n'eyledi Ahiri derviş eyledi. ............................. Bana derviş demişler Ben derviş olamadım Yanlış haber vermişler Ben derviş olamadım Hakk'ı da bulamadım.

Dervişler halim olur Giydiği kilim olur Hulku mülayim olur Ben derviş olamadım Hakk'ı da bulamadım.

Dervişler post giyinür Nasa çirkin görünür Herkes ana yerinür Ben derviş olamadım Hakk'ı da bulamadım.

Dervişler hâlim olur Hakk ile kelim olur Hem kalb-i selim olur Ben derviş olamadım Hakk'ı da bulamadım.

Dervişler mestur olur Dil sarayı nur olur Hakk ile manzur olur Ben derviş olamadım Hakk'ı da bulamadım.

Dervişler Cennet gülü İsm-i a'zam bülbülü Hayat bahş eyler dili Ben derviş olamadım Hakk'ı da bulamadım.

Derviş olan hak olur Mazhar-ı Vehhab olur Ciğeri kebab olur Ben derviş olamadım Hakk'ı da bulamadım. ............................. Dervişler şahı Sami Hakikat mahı Sami Aşkın misbahı Sami Ben derviş olamadım Hakk'ı da bulamadım.

Salih gibi dervişler Hayvan-sıfat kalmışlar Himmet alan almışlar Ben derviş olamadım Hakk'ı da bulamadım.

Ömür cevherdir kadri bilinmez Sakın gafletle geçirme zamanı Cihanda şimdi kal ehli çoğaldı Söz ile kandırır nice cüvanı.

Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
Rehber İnsanlar Sayfası